Yazdır
SEDAT YILMAZ Kurşun Gibi Ağır Hava buz gibi, soğuktan ne ellerimiz tutyor, ne de ayaklarımız. kale arkasında dişlerimiz takır takır birbirine vururken, Mustafa Özkan'ın golüyle içimiz ısınıyor. Sıfırın altındaki bir derece, bu golden sonra "vız" geliyor. İçimiz sıcak, yüreğimiz umut dolu.. fark bekliyoruz. Golün ardından kaçan bir-iki pozisyonlara üzülüyoruz. Yanımdaki Malatyalı meslektaşım acı bir ses tonuyla "Bir golde bırakın. Seyircimiz önünde rezil olmayalım." diyor. Defansın hatası affedilir gibi değil, yenilen üç golün ifadesi alın- malı. Kaleci Majdan'ın yapacağı hiçbirşey yok. Onündeki adamla- nn hatasını zaten yeterince kapatmaya çalıştı. Bir de kafama takı- lan Mehmet'in yedeğe çekilmesiydi. Kanat akınlannın yok olduğu karşılaşmada Mehmet'in yedekte oturtulması olacak iş değil. Kanatsız kuşun uçmayacağı anlaşıldı ki, Mehmet oyuna girdi ve rakip kendi kale önünde bunaldı. Gol için sürekli yüklenildi hatta Servet bile rakip kaledeydi. Aranan gol bir türlü gelmek bilmiyordu. Yakaladığımız golün avantajını unutup, bareberliğe bile razıydık. Böylesine bir maçtan yenik ayrılmak, soğuktan moraran suratlarımıza bir tokat gibi indi. Gözle görülen bir gerçek var . Yabancılar ile yerliler arasındak -kopukluk göze batıyor. Farklı dillerdeki oyuncular nasıl olacak bilmiyorum ama, bir noktada ortak olmalı. Hava kurşun gibi ağır tek tesellim PAF takımının galibiyeti oldu.