2003-2004 Sezonu
Göztepe - Ksk
- Ayrıntılar
Kriter Kraker
Tayyar Özdemir
UEFA kriterleri şimdilik zorunlu değil... Değil ama, 2004 yılında bu kriterler sırasıyla gündem oluşturacak. En önemlisi, kulüplerin ekonomik durumları ön plana çıkacak ve UEFA tarafından incelemeye alınacak. Gelir ve giderlerin denkliği, aranan ilk koşul olacak. Bunu neden anımsıyoruz ki, belki de şöyle söylenebilir, "Bizi kim denetleyecek?" ya da bizim takım Avrupa Kupaları'na zaten gitmiyor ki ne farkeder. Doğru tabii, nasıl olsa ligde üç beş takımdan başka diğerlerinn Avrupa'da oynama şansı yok ki.
Ama bir başka nokta var ki, o da çok önemli değil mi? Örneğin, yüzyılın kulüp kriterleri içinde olmak. Avrupa Kupaları'na gitsen de, gitmesen de uygun kulüp olmak kötü mü? Söz UEFA kriterlerinden açılmışken, benim de aklıma bir başka konu takılıyor. Zaten bunu hep düşünüyorum ya. Kulüp yöneticilerinden istenen kriterler olmayacak mı? Ben UEFA'da görevli olsam, kulüp yöneticilerinden de kriterler isterdim. Aslında yok değil. Parası olan yönetici olmuyor mu? Yani ilk kriter para. Bugüne kadar uygulanan kriterle kör-topal gidiyoruz. Galatasaray'a bakalım. Avrupa Kupaları'nın Aslan'ı borç içinde yüzüyor. Fenerbahçe'de pamuk eller cebe olmasa ne kriter var, ne de kıraker. Trabzonspor parasızlıktan neler çekiyor. Beşiktaş, son yıllarda en akılcı olanı... Yönetici kendi kriterlerini koymuş, borçla gemi yüzdürmenin yanlışlığını görmüş. Ya daha küçükleri? Onların durumu bir kaçı dışında elem verici. Yani bir çoğu sınıfta kalacak kulüpler. Ama üzerinde durduğumuz konu, kulüpleri çıkmaza sokan ve belini doğrultamayacak kadar uçurumlara iten o yöneticilere uygun kriterlerin gündeme gelmesi. İktidara gelen yönetici, har vurup, harman savuruyor. Ardından gelen, cefa çekiyor. Borç önemekten bitap düşüyor. Bence, o iktidarı kolay kolay bırakmamak gerekir. Bütçe dışında yapılan harcamaları yönetici cebinden ödemeli ki, aklı başına gelsin. Bilgi, deneyim ya da sosyal çaba bir kenara, inatla para devamlı olarak ön planda yer alıyor. Peki, paranın da kullanılış biçiminde akıl gerekmiyor mu? Yineliyorum ve futbol sevdalılarına karşı koyuyorum. Kulüpler, kendi bünyelerinde paradan çok akla ve bilgiye önem vermeli ki, yarınların kapılarını aralasınlar. Yoksa bu gidişle kulüplerimizin çoğuna kilit vurulacak.
Tayyar Özdemir
UEFA kriterleri şimdilik zorunlu değil... Değil ama, 2004 yılında bu kriterler sırasıyla gündem oluşturacak. En önemlisi, kulüplerin ekonomik durumları ön plana çıkacak ve UEFA tarafından incelemeye alınacak. Gelir ve giderlerin denkliği, aranan ilk koşul olacak. Bunu neden anımsıyoruz ki, belki de şöyle söylenebilir, "Bizi kim denetleyecek?" ya da bizim takım Avrupa Kupaları'na zaten gitmiyor ki ne farkeder. Doğru tabii, nasıl olsa ligde üç beş takımdan başka diğerlerinn Avrupa'da oynama şansı yok ki.
Ama bir başka nokta var ki, o da çok önemli değil mi? Örneğin, yüzyılın kulüp kriterleri içinde olmak. Avrupa Kupaları'na gitsen de, gitmesen de uygun kulüp olmak kötü mü? Söz UEFA kriterlerinden açılmışken, benim de aklıma bir başka konu takılıyor. Zaten bunu hep düşünüyorum ya. Kulüp yöneticilerinden istenen kriterler olmayacak mı? Ben UEFA'da görevli olsam, kulüp yöneticilerinden de kriterler isterdim. Aslında yok değil. Parası olan yönetici olmuyor mu? Yani ilk kriter para. Bugüne kadar uygulanan kriterle kör-topal gidiyoruz. Galatasaray'a bakalım. Avrupa Kupaları'nın Aslan'ı borç içinde yüzüyor. Fenerbahçe'de pamuk eller cebe olmasa ne kriter var, ne de kıraker. Trabzonspor parasızlıktan neler çekiyor. Beşiktaş, son yıllarda en akılcı olanı... Yönetici kendi kriterlerini koymuş, borçla gemi yüzdürmenin yanlışlığını görmüş. Ya daha küçükleri? Onların durumu bir kaçı dışında elem verici. Yani bir çoğu sınıfta kalacak kulüpler. Ama üzerinde durduğumuz konu, kulüpleri çıkmaza sokan ve belini doğrultamayacak kadar uçurumlara iten o yöneticilere uygun kriterlerin gündeme gelmesi. İktidara gelen yönetici, har vurup, harman savuruyor. Ardından gelen, cefa çekiyor. Borç önemekten bitap düşüyor. Bence, o iktidarı kolay kolay bırakmamak gerekir. Bütçe dışında yapılan harcamaları yönetici cebinden ödemeli ki, aklı başına gelsin. Bilgi, deneyim ya da sosyal çaba bir kenara, inatla para devamlı olarak ön planda yer alıyor. Peki, paranın da kullanılış biçiminde akıl gerekmiyor mu? Yineliyorum ve futbol sevdalılarına karşı koyuyorum. Kulüpler, kendi bünyelerinde paradan çok akla ve bilgiye önem vermeli ki, yarınların kapılarını aralasınlar. Yoksa bu gidişle kulüplerimizin çoğuna kilit vurulacak.
YORUMLAR
KÖŞE YAZILARI
-
İnstagrama kayıtlı 52 milyonluk örneklem üzerinden bakarak Türkiye’de hangi takımın kaç taraftarı var?
10 May 2020Oğuz Reşat Sipahi http://www.sipahi.tk Hangi takımın daha çok taraftarı var? Bu soru çok iç gıdıklayan bir soru biliyorum. Pazar Pazar maçlar da yok. Nereden aklıma geldi diye sorarsanız Dövletimiz sağolsun. İnstagramda Kumluca-Olimpos alanının yüce Dövletmiz tarafından 1. derece sit alanı konumund... -
Ülkemizde 1098, dünyada 108319 kişiyi covid19 kanlı ve mukuslu kırbacı ile kaybettik...
12 Nisan 2020Oğuz Reşat Sipahi http://www.sipahi.tk *Ülkemizde 1098, dünyada 108.319 kişiyi covid19'un kanlı ve mukuslu kırbacı ile kaybettik... *Ne mutlu bizlere değil ki ülkemiz, covid19 açısından müreffeh ülkeler düzeyini yakalama ve aşma yolunda koşar adımlar ile ilerliyor... Yine de arada iyi şeyler de var... -
Gözyaşları...
21 Nisan 2019Oğuz Reşat Sipahi http://www.sipahi.tk Uzun zamandır yazasım gelmiyordu ligin ilk devresinde yazacak birşey yoktu pek, ya da dünyevi dertlerden yazasım gelmedi... Ligin ikinci devresinde de yazasım gelmedi bu sefer çoğunlukla dünyevi ailevi dertlerden... Dünkü gözyaşlarına kadar... Taraftarımızın,... -
Göztepe TEK Büyüktür.
28 Nisan 2018Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net Göztepe TEK Büyüktür. Yıllar önceydi amatördeydik, takıma tribünlerin yoğun tepkisi vardı, hoca ve oyuncular fazlaca tepki alıyorlardı. O günlerin yöneticileri ile bir araya geldik. Şaşkındılar, bize nasıl profesyonel çalıştıklarını anlatıyorlardı. Video analizler...
Diğer yazılar:
