Yazdır

Çağatay Çağlar 

Açıklaması olamaz

 
Ben anlamam. Kimse kusura bakmasın. 22 yıllık gazetecilik yaşantımda bu kadar üzüldüğümü hatırlamıyorum. Yazıktır, günahtır. Ben hiçbir şeye üzülmem o Göztepe’nin muhteşem taraftarından başkasına...
Maç hafta içi. Stat Atatürk. 1875 biletli seyirci. 10’ar YTL’den toplam 15.500 hasılat bırakarak izliyor! Maç sonunda müşteri değiliz, Göztepeliyiz diye bağırıyorlar. Karşısında Teknik Direktörü bile olmayan Nazilli!..Göztepe’ye 17 yeni transfer yapılmış!..İlk on birde alt yapıdan 6 oyuncu forma giyiyor. Eğer öyleyse bu transferler neden yapıldı? Bunların sorumlusu kim? Yönetim mi?, takımlar direktörü mü?, yoksa teknik heyet mi? Hiç birini ne ben, ne diğer meslektaşlarımız nede taraftarlar tanıyor. Tamam tanımak zorunda da değiliz ayrıca. Ancak bir gerçek var burası Göztepe. Burası Göztepe. Burası Göztepeeeeeee… Bunu ben mi anlatamıyorum, yoksa bazıları anlamamak mı istiyor bilemiyorum. Anlayana kadar yazmaya, söylemeye de devam edeceğim. Ya anlayacaklar, ya anlayacaklar…
Akıl alır gibi değil. İlk maç neyse dedik. İkinci maç neyse dedik. Ama bu maç…Yeter artık yeter. Bu kadar transfer olacak, takımda bir iki oyuncu dışında futbolcu olmayacak. Nasıl bir yanlış bu? Nasıl bir politika bu? Amaç ne? Göztepe seyircisi bunları mı hak ediyor? Sorarım, yetkililere. Amaç üzüm yemek mi? Yoksa bağcıyı kovmak mı? Ne oluyor, ne olacak daha. Daha 3.ncü maç karşıma arkadaşım, dostum, Göztepeli Mustafa Fedai’yi mi alacağım. Onun bu takımda kalmasını benim kadar isteyen var mı acaba. Ama böyle olursa benim de yapacağım hiç bir şey yok “Fedai” için. Fedai’yi “feda” etmeyelim. Çile bülbülüm çile. Gençlik gitti, kalp gitti, daha gidecek  ne kaldı bizde?
Bu takım, bu kadroyla bu ligden play-off’a bile çıkamaz. Bu takım bu zihniyetle  hiçbir yere varamaz. Bu takım geçtiğimiz sene gibi kahır çektirmekten başka bir iş yapmaz. Bunun önlemi varsa bu saten sonra alınsın. Yoksa çözüm bulunsun. Hiçbir şey de yoksa…Bilmiyorum, bilen varsa söylesin bana…