Galip mi, mağlup mu ?
Çağatay Çağlar
Göztepe tavla da bile iddialı olmak zorundadır. Çünkü o Göztepe’dir. Öteside yok, kardeşim yok işte… Yine düştük yolara, güya tayyare ile gittik İstanbul’a !.. Valla ne yalan söyleyeyim, bizim Tepecik’imiz yüz basar yüz. Canım İzmir’imin gözünü seveyim. Ne işimiz var buralarda? Ne yapacaksın kader işte kader. Buraları da görmek varmış. Ama bu statta futbol oynatanın. Gerisini siz düşünün.
Benim bildiğim Göztepe, daha sahaya çıkmadan 1-0 galip başlardı, maçlara bir zamanlar. Şimdi ise 1-0 mağlup. Neden mi? Çok basit. Korkak futbol, kanatsız oyun, bu kadar olur. Tek santrfor Selçuk. Güya geçen haftanın yıldızı. Mumla aradım mumla. Arkasında M.Akif dünyaları kaçırdı. İki net bire bir pozisyonu değerlendiremezsen, olacağı da aynen böyle olur. Ali Mumcu, “Çift” çekere takmış. Ancak o da yetmedi. Olmayınca olmuyor. Atamayınca da yiyorsun kısacası bu. Tayfun Rıdvan, Serdal “Kaçak”ları oynuyor. Bulut yine çakılı sol bek. Hal böyle olunca onu da kaybettik maalesef!.. Benim bildiğim Bulut bu değil? Tamer’e herkes golde hata bulabilir. Ancak ben bulmuyorum. Tuğrul’a oradan vurduranlara ne diyeceksin peki ? Ayrıca üç net pozisyonu da yine kaleci Tamer çıkarark gole izin vermedi, tecrübesi ile. Ferhat, Evren sıfır hata ile oynadılar. Yine yüreklerini koydular Tepecik Arenası’nda sahaya. Bir kez daha helal olsun onlara.Mert, Burak ise geçmiş maçlara göre daha iyiydiler. Gelelim Recep’e 82. dakikada bu oyuncuyu sahaya sürmekteki amaç “Onu” kazanmak mı? Hesapta ki olay üzüm yemek mi yoksa bağcıyı kovmak mı? Bunun cevabıda konunu muhattabında.
İstanbul değil, Bulgaristan’a 120 km yakınında stat mı saha mı ne olduğu belli olmayan yeri inleten 500’den fazla Göztepeliyi de övmeden geçemeyeceğim. Bunlar normal değil. Uzay taraftarı uzay.
