Yazdır
Kültürel dönüşüm programı nedeniyle tanıdığım Amerikalı bir arkadaşımı Alsancak Stadı'nda bir maça götürmüştüm. Atılan bir golden sonra, milletin her iki yumruğunu sıkıp, dirsekten bükerek ileri geri yaptığı o hareketi görünce "Biz böyle bir hareketi kızdığımız için yaparız." demişti.Bende ise cevap hazırdı, "Bizde tüm rakipler dişidir. Gol atınca erkekliğimizi kanıtlarız." Yaptığım esprinin bana verdiği moralle sırıtıp durdum dakikalarca.
Sonra küfürleri tercüme ettirdi bana ve "İlginç, toplum olarak sizin cinsel problemleriniz var" dedi. Ağrıma gitmedi dğil. Ona kültürümüzde böyle şeylerin olduğunu, şiirimize, romanımıza küfürlerin yansıdığını, onların filmlewrinde de rahatlıkla küfür edildiğini anlatıp, Can Yücel'in
"Acıyorsam sana anam avradım
Aşk olsun sana çocuk aşk olsun" dizelerini aktardım.
Kazak Abdal'ın şiirinden "Mezarına bir tas su dökenin de avradını" dizesini okudum.
Yüzüme bakıp "Kızma ama onların da aynı sorunu varmış. Küfür aşılamayan bir kompleksten çıkış noktası bir anlamda çaresizliktir." dedi.Psikiyatri uzmanlık eğitimi gören bu arkadaşımın bu tavrı beni çok kızdırdı.Doğrusu bu ya patlattım küfrü içimden. Bu kez gözlerimin içine bakıp sakin ama beynimi oyan bir matkap gibi konuştu: "İşte sen şu anda böyle bir şeyi yaşıyorsun. Gerçek seni rahatsız etti ve kabullenemiyorsun. Küfür etmekten başka çaren yok."
Haklı mıydı? Sorunlar yumağında boğulmuş kitlelerin, atılan bir golden sonra cinsel tatmşn duyması mümkün müydü? Ya da yenilen gol onları, tecavüze uğrayan çaresiz bir dişi kjimliğine mi mahkum ediyordu? O nedenle mi "erkek" oyunuydu futbol?
Bir başka uzman arkadaşım da "İnsan saldırganlık ve cinsellik dürtülerini kontrol edebildiğince insandır. Kontrol edemeyenin mutlaka teavisi gerekir." demişti. Bu kavgalar, döner bıçakları, kanlı görüntüler nedir? Yoksa hepimiz az da olsa hasta mıyız dostlar?