2011-2012 Sezonu
Basında Göztepe: Göztepemiz 2-Kayseri Erciyesspor 1 Yazdır e-Posta
Basında Göztepe - 2011-2012 Sezonu
Pazartesi, 28 Kasım 2011 19:55

Futbolun adaleti  bu mu?

Çağatay ÇAğlar

“Özcan’ı dinleme saldır Göztepe.” Bu haftalardır sarı-kırmızılı tribünlerin değişmez sloganı oldu. Neden oldu, nasıl oldu bunu ben değil herkes çok daha iyi biliyor. Demek ki bir eksiklikler var. Demek ki bir yanlışlıklar var. Göztepe tribünlerinde bu kadar tepki artıyorsa, gereken önlemler ve yapılması ivedi olan acil kararlar vardır diye düşünüyorum…

Göztepe maça çok istekli başladı. 5. dakikada Ulaç, Göztepe adına gol sinyalleri veren ilk isimdi. Ardından İlhan’ın füzesi ve daha sonra asistiyle gelen Türker’in golü. Ben, 25 yıllık meslektaşım (cankuş) Sinan Genç ile birbirimize sarılıyoruz. Aynen eski günlerde olduğu gibi…

Maçın ilk 45 dakikasında Göztepe gol atmayı isteyen, mücadele eden, orta sahada pres yapan takım görüntüsünde. İşte istediğimiz ekip ruhu bu. Demek ki bizimkilere ara sıra ceza kesmek, primleri dondurmak gerekiyormuş!

Şamil, Vedat, İlhan, Hakan ise ayrı bir yer açmak istiyorum. Helal olsun size. Gerçekten formanın hakkını veren, alnınızın teriyle mücadele ettiniz. Göztepe’yi sahada yoktan var edenlerdensiniz. Anıl, sana gelince. Her topu ilk müdahalede etkisiz hale getirip, oyuna sürmen geleceğin açısından son derece olumlu sinyaller verdi. Üzerinde ki tecrübesizliği yavaş yavaş atıyorsun aferin sana da…

Maça gelirken, benim çok sevdiğim Ali Tunak’ın oğlu Muammer Tunak ile Atatürk Stadı’na geldik. O da dedesi gibi hasta Göztepeli. Yapacak bir şey yok genlerinde bunlar var. Bana maç öncesi şunu söyledi. “Ağabey, biz bu maçı alırız. Çünkü Göztepe zayıf rakilerine puan verir, ama zor rakipten de 3 puan alır” dedi. Aynen öyle oldu. Onun dediği tuttu. Ama benim dediğim bazı şeyler hala olmadı. Tribünlerde bir bütünlük yok. Sol taraf, sağ taraf, karşı taraf herkes ayrı telden çalıyor. Bu nasıl kardeşlik, bu nasıl renktaşlık?

Kaleci Vedat… Seni tekrar ayrıca tebrik ediyor, aldığın, verdiğin bütün emeklere de teşekkür ediyorum. Alnının akıyla çıktığın bu maçtan da 3 puanı sana yazıyorum, canım kardeşim.

Son Güncelleme: Pazar, 04 Aralık 2011 10:46
 
Basında Göztepe: Göztepemiz 1-Elazığspor 0 Yazdır e-Posta
Basında Göztepe - 2011-2012 Sezonu
Pazartesi, 21 Kasım 2011 23:23

Erşan Yetişir

Kazanmak güzel

Son haftalardaki kazanamama geleneğine son vermek isteyen Göztepe oyuna 4-4-2 hücum ağırlıklı bir oyun anlayışı ile başladı. İlk çeyrekte özellikle orta sahada baskı uygulayan sarı kırmızılı ekip bu oyun anlayışını kısa sürede olsa Elazığ’a hissettiren taraftı. Bu dakikalarda gelen gol sonrası rakibinin de gününde olmaması nedeniyle oyunu bu bölgede ayağa pas yaparak topun genelde kendisinde kalmasını sağladı.

Son çeyrekte geriye yaslandığı anlarda rakibinin cılız ataklarını savunmada mükemmel oynayan Anıl ve Fuat ile savuşturan sarı kırmızılı ekip ilk yarının sonunda soyunma odasına golün verdiği moralle giden taraftı.

İkinci yarıya baktığımızda oyun ilk yarının adeta tekrarı gibiydi.

Oyunu tamamıyla Göz Göz alanına yığan Elazığspor, biraz dikkatli olabilseydi maçı lehine çevirebilirdi. Sarı kırmızılı ekipte özellikle orta sahada Hakan mükemmel oyunu ile takımını ateşleyen isim olmakla kalmayıp zaman zaman hücuma da destek vererek tartışmasız sahanın yıldızıydı.

Yine forvet hattında sezon başından beri eleştirilen Bradley çalışkanlığı ile takımına olumlu katkı yaptı. Sonuçta zorda olsa uzun aradan sonra kazanmak güzel. Umarım bu galibiyet takımı olumlu motive eder ve seri üç puanlar arka arkaya gelir.

Belki oynanan futbol göze hoş gelmese de kazanmak ve uzun aradan sonra üç puan almak bence önemliydi. Son sözüm taraftara… Onikinci adam yine takımını ateşleyip 90 dakika desteklerini esirgemediler, hepsinin yüreklerine sağlık.

 

Süleyman Alasya

TAraftar korkusu mu?

Belki kendi açılarından haklı Göztepe yönetimi... Çünkü taraftarın ne kadar agresif olduğu tartışmasız. Kötü giden bir oyununun, tribünlerden gelen eleştiri sloganlarıyla cehenneme dönmesi işten bile değil. O nedenle Atatürk stadının uzak tribünlerdeki 4-5 bin kişilik bir topluluktan zarar gelmez. Göztepe taraftarı da eminim bu kadar uzak kalmaktan rahatsız. Ama Göztepe şu Atatürk Stadı yüzünden seyirci kaybettiğinin acaba farkında mı? Bu kadar uzakta oynanan bir oyunu izlemek o kadar kolay değil. Üstelik oyun alanı nizami olduğu halde futbolculara da sanki büyükmüş gibi geliyor. Bazen erken pes etmeleri ve oyunu çevirememeleri de bundan, eminim.

Göztepe’nin ilk yarı boyunca doğru dürüst bir pozisyonu yok. Ama Şamil’in uzaktan şutunda; önce hafif yükselen sonra yere çarparak kalecinin yetişemeyeceği köşeden ağlara takılan o gol, galibiyetin kesilmiş bileti gibiydi.

Arkadaş bir takımın lider oyuncusu olmaz mı? Bir takım geriden oyun kurmaz mı? Ve o takım kendi sahasında oynarken, bulduğu piyango golden sonra deplasman takımı gibi kapanır ve bunu da santrforu oyundan alıp hücum bölgesinin dışında bir adamını alarak göstere göstere yapar mı? Yaparsa Elazığspor da seni kendi yarı alanına kilitler.

Benim anlamadığım; Elazığspor arka arkaya ataklar yaparken, kenar yönetimi dahil herkesin ne yapacağına karar vermesi gerekirken, yanlış çalınan düdüklerde hakemle tartışmanın ne alemi var? Ve o arada yakalanan fırsatlarda İlhan’ın yaptığı gibi boş kale beceriksizliği sergilersen, yazık o aldığın üç puana. Altı hafta sonra üç puanla tanıştın. Güzel de dün akşamki futbolla o üç puan sana o kadar yabancı ki.

Hakemin de dominant gözü demek ters taraftaydı ki; Hakan’ı indirdiler, “devam” dedi . Sonra Hakan rakibini düşürdü. Sarı kartı Murat gördü. Hem de Murat’ın da pozisyonla hiç ilgisi yokken. Yoksa aşağıdan ve bu kadar yakından da mı görünmüyor? Maçı anlatan Murat Ünlü de görüntü yeniden tekrarlanınca, “Bu da hakemin görüşü” demek zorunda kaldı. Hayır! o, hakemin görmeyişi.

Göztepe’den 9 puan ileride ve on basamak yukarıda olan Elazığspor daha iyi bir tablo sergiler diye düşündüm. Ama yok, tatsız futbolun başrol oyuncusu olmaktan öteye gidemedi.

Son Güncelleme: Pazar, 04 Aralık 2011 10:46
 
Basında Göztepe: Göztepemiz 0-Boluspor 1 Yazdır e-Posta
Basında Göztepe - 2011-2012 Sezonu
Pazartesi, 17 Ekim 2011 10:08

Forvetin yoksa kazanamazsın

Erşan Yetişir

Göztepe oyuna 4-1-4-1 oyun düzeniyle başladı. Sarı kırmızılı ekip oyunun ilk çeyreğinde kanatlarını iyi kullanamadığı gibi orta sahada özellikle Korhan'ın oyuna ağırlığını koyamaması ve hücumda tek forvet anlayışı ile sıkıntı yaşadı. Buna karşın rakip oyunu kendi alanında kabul ederek savunma ağırlıklı bir oyun anlayışı içindeydi. İlk yarıda tek atakları golle sonuçlandıktan sonra tamamen kapanan savunmayı açmak için Göztepe'nin oyunu kanatlara yıkması gerekirdi. Geçtiğimiz haftaların formda ismi Emre ve bugün için takıma hiçbir katkı yapmayan Aydın'ın kötü oyunu da Göztepe adına ilk yarıda görülen en büyük eksiklikti.

İkinci yarıda Özcan hocanın Korhan'ı oyundan alarak, Uğur'u oyuna almasını bekledim. Bu hamlenin gecikmesi ve geçen süre Göztepe, hanesine eksi olarak yansıdı. Rakibin on kişi kalmasına rağmen şuursuz baskı forvetsiz oynayan Göztepe'nin gol atmasını mucizelere bıraktı. Umarım kurmaylar bu maçtan büyük ders çıkarırlar. Forvet diye aldıkları Bradley bu takımın asla santraforu olamaz.

Bence en kısa zamanda bu bölgedeki sorunu çözmezlerse lig onlar için ilerleyen haftalarda kabusa dönüşür. Göztepe'nin diğer yabancısı Bismark İdan madem kaliteli bir oyuncu değildi; neden transfer edildi? Birçok yanlış biraraya gelince tabiki takım olamazsınız. Özellikle iç sahada bu muhteşem taraftarınız bile size verdiği destek eğer mücadele etmezseniz, rakibinizi ısırmazsanız, kazanmanız mucizelere kalır.

Son söz her zaman söylüyorum... İyi futbol ancak kaliteli futbolcularla oynanır, eğer yıldız futbolcun yoksa bunun eksikliğini her maç hissedersin. Zararın neresinden dönülürse kardır. Devre arası bu takıma önemli 2-3 takviye yapılması halinde, taraftarın da özlediği takım haline gelir.

 


Göztepe'yi tanıyamadık


Halil Kiraz

Bir adamın yokluğu bir takımı bu kadar etkileyebilir mi ? Yasin Avcı'nın en kritik zamanda sakatlanarak sezonu kapatması Göztepe'yi de sanki yıkmış bitirmiş. Sarı-kırmızılılar bitirici futbolcu sıkıntısı çektiler. Güney Afrika Milli Takımında oynayan İdan Bismark'ın Göztepe'de daha tıkı yok. Emre ilk yarıda öyle önemli pozisyonlarda öyle beceriksizlikler yaptı ki, pes. Ama Göztepe oyunu kanatlara yayamadı, Boluspor'un orta alana oyunu sıkıştırma isteğine uydu. Hele Göztepe'nin sol kanadı hiç çalışmadı. BANK ASYA Birinci Ligi bir enteresan. Herkes herkesi yenebiliyor. Kayseri Erciyes, Çaykur Rizespor gibi bir takımı 4-0, Akhisar Belediyespor deplasmanda zirve iddiası taşıyan Adanaspor'u 1-0 yeniyorlar, Bucaspor, "Tehlikeli maç" dediğimiz karşılaşmadan 5-2'lik yüzakıyla çıkıyor. Tavşanlı Linyit seyircisi övnünde KSK'a 4-0 mağlup oluyor. Yani üstüste iki maç kazanacak ve yürüyüp gideceksin. Boluspor öyle veya böyle buraya kadar gelmiş. Emin olun ki, öyle gözde büyütülecek bir takım değil. Ama herkes bu takımın gollerini Ferhat Kiraz'ın attığını bildiği halde konuk takımın tek atağında Ferhat golü yaptı ve maçırn tek golüne imzasını attı.
İkinci yarıda Göztepe'nin hatalardan ders alarak rakibini açık düşüren ataklar yapmasını bekledik ama nafile. Sol taraf yine kaput, sağda Aydın gidip gidip rakibe çarpıyor, dönüyor. 74.dakikada Gençer kırmızı kartla oyun dışı kalınca, "Tamam; şimdi Göztepe oyunu kanatlara yayarak rakibi çözer" umuduna kapıldık. Aksine, Boluspor'u ve kaleci Atacan'ı hiç üzmediler. Hele Göztepe risk aldığı için bol bol kontratak fırsatı yakalayan Boluspor, Cafercan ve Ferhat'la bomboş pozisyonları değerlendirse fark olabilirdi. Ben en fazla sağnak yağış altında takımını destekleyen ve sırılsıklam olan taraftarlara üzüldüm. Yıkıldılar, döndüler. Boluspor kazandı, liderliğini sürdürdü ama söyleyeyim onu da çok yenecekler çıkacak.

Son Güncelleme: Salı, 22 Kasım 2011 10:06
 
Basında Göztepe: Giresunspor 0-Göztepemiz 0 Yazdır e-Posta
Basında Göztepe - 2011-2012 Sezonu
Pazartesi, 03 Ekim 2011 16:24

 

GÖRKEM TÜRKYILMAZ

Puan puandır

Uzun yıllardır Bank Asya 1. Lig'de 3'te 3 yapan takım görmedim. Ancak Giresun deplasmanında Göztepe'den umudum vardı 3'te 3 yapması konusunda. Çaykur Rizespor ve Güngören maçlarından alınan galibiyet takıma büyük bir özgüven aşılamıştı. Son üç haftada makine gibi çalışan takımda dişliler arıza yapmıştı. Savunmada Bülent Bal ile uyumla işleyen Evren, sağ bekte görev yapan Ulaç ve takımın görünmez kahramanı Hakan'ın yokluğu büyük handikaptı. Onların yokluğunda görev yapan isimlerde görevlerini iyi yaptı. Özellikle Şamil ve Yüksel çok çalıştılar. Özcan hoca ilk kez Ganalı Idan'a 11'de şans verdi. Bence Idan'ın biraz daha kulübe oturması lazım. Verilen şansı iyi değerlendirdiğini düşünmüyorum. Bir de son üç haftada oynadığı güzel futbolla orta sahada Göztepe'nin şefi olan Korhan Öztürk maça yedek başladı. Kaptan İlhan Şahin ve Korhan Öztürk'ün orta sahada birlikte oynadıkları zaman yönettikleri sarı-kırmızılı takım daha tehlikeli ve etkili oluyor. İki haftalık aradan sonra formasına kavuşan Aydın Karabulut'un fizik olarak eksikleri göze çarptı. Emre. Grobler ve Aydın oyunun son bölümlerinde girdikleri vuruşlarda başarılı olsalar Göztepe 1 puan yerine 3 puanla ayrılabilirdi Giresun'dan. Bir parantezde Ramazan'aİleride geride sol kanatın her yerinde aman nazar değmesin. Sonuç olarak Bank Asya 1. Lig'de 3 maçlık periyotta ve bunların iki deplasman. Bu süreçte kazanılan 7 puan altın değerindedir. Eksilerin katılması ve formsuzların gerçek seviyelerine geldiği zaman Göztepe hedefine adım adım ilerler.

 

Son Güncelleme: Pazar, 23 Ekim 2011 14:50
 
Basında Göztepe: Göztepe 3-Gümgören Belediyespor 1 Yazdır e-Posta
Basında Göztepe - 2011-2012 Sezonu
Perşembe, 29 Eylül 2011 10:49


Bir bütün olun (!)
Çağatay Çağlar
Dağınıklığın hiç kimseye faydası yoktur. Biri oradan, diğeri oradan bağırır. Kimse ne

olduğunu anlamaz. Amaç destek mi? Yoksa belli bir rant mı? Akıllı olun. Kurda kuşa yem

olmayın. Kim neyi istiyor. Hani bir bütün elma vardır. Yarıya bölünse de, elmanın iki

yarısı bir bütün eder. Hani kapalının sağı, solu. Hani koordine… Siz kime zarar

verdiğinizin farkında mısınız?

Yanımda bir Alman vatandaşı Stephan Schlei var. Ona da dokunmuş Göztepe sevgisi. Bugün

Bulgaristan’a ardından da Romanya’ya gidiyor. Ama söylediği şu.”Karşıyaka maçındaki

Göztepe’yle alakası yok. Diyor. Tam o sırada Göztepe İlhan’la penaltı atışını gole

çeviriyor. Durum 1-1 geliyor. 5 dakika sonrasında yine penaltı atışını İlhan gole

çeviriyor. Stephan ve ben sarmaş, dolaş olduk. Bana şunu söyledi. Göztepe, penaltıdan

ancak golü atar demişti. Attı da işte. Fark eder mi? Eder. Neden eder, çünkü koordineli

ataklar lazım. Kulübede oturan Ömer Ateş küstürüldü mü acaba?

Goller arkası arkasına gelince tribünlerde bütünleşti. Böyle mi olması gerek. Böyle mi

olmalıydı? Göz Göz’e yakışan bu mudur?

Bakın kimse Göztepe’den büyük olamaz. Yanımda ki gezginci Aman bile aynı şeyi söylüyor.

Mükemmel bir taraftarınız var. Ne söylediklerini bilmiyorum. Ama olağanüstü bir armonisi

olan kitleniz var…

Sonuçta bu maçı da geçti Göztepe. Bazı eksik, hatalar, olmasına rağmen. Ben yine de teknik

heyetin daha dikkatli seçimler yapıp, gol yollarında daha çok çoğalan bir ekip kurması

gerektiğini düşünüyorum. Yolun açık, şansın bol olsun Göztepe…


Gün akşam oldu
Süleyman Alasya
İlk yarıda Göztepe’nin üç, Güngören’in 4 şutu var rakip kaleye. Bu sezon, ev sahibi

takımların hepsi risk altında. Çünkü tüm takımlar deplasmanda savunma ağırlıklı oynuyor ve

ev sahibi takımlar da rakibin üzerine gitmek zorunda. İşte ne oluyorsa o anda oluyor ve

rakip deplasmanda golü atınca, gel de çık işin içinden. Herkes maç başına iki puan hesabı

yapıyor. Bank Asya’da iddialı değilsen düşersin. Şakası yok. Öyle ortalarda ligi bitirme

falan felaket getirir.

Dün akşam Göztepe’nin de ilk yarıda yaşadığı buydu. Bereket versin ikinci yarıda başlayan

Göztepe, baskısı penaltıyı getirdi. O da uyanık bir yardımcı hakem olmasaydı İbrahim’in

eline çarpan topu korner olarak yutacaktık. Ve ardından İbrahim kasaplığa soyununca ikinci

sarıyla oyun dışı kaldı. Yetmedi, Semih de Gürkan’ı düşürünce, Güngören için, gün akşam

oldu! Ama ilk yarıda üç şutla yetinen Göztepe’yi ikinci yarıda kurduğu baskı skora taşıdı.

İlhan vurdu aut, Emre vurdu aut, Gürhan vurdu aut. Ve rakip de bir kişi eksilince Göztepe

şov yapmaya başladı. Aslında Güngören ilk yarıdaki dengesini korusa, “keskin sirke”

oyuncularının verdiği zararı engelleyebilse Göztepe’nin işi zordu. Hatta maçın son

dakikalarında bile etkili olabildi. Tabi rakibi de bu hale getiren faktörün Göztepe

baskısı olduğunu vurgulamakta yarar var. Göztepe orta sahası pas trafiğini iyi yönetti.

Rakip eksilince de kolay ve hızlı hücumlar yaptı. Keşke her rakip Güngören gibi hata

yapsa. Ya da Göztepe rakibine hata yaptırsa.


Kaptanın gecesi
Erşan Yetişir
Kaptanın gecesi

Geçtiğimiz haftanın flaş takımı Göztepe, ligin dibine ilk dört haftada demir atan İstanbul

Güngörenspor karşısında oyunun ilk 25 dakikasında ayağa pas yaparak, topun kendisinde

kalmasını sağlayan taraftı. Bu bölümde özellikle sol kanadı çok iyi kullanarak önemli

pozisyonlarda buldu. Ne olduysa bu dakikadan sonra oldu.

Rakibin tek atağında kazanılan korner sonucu kalesinde şok bir gol gördü sarı kırmızılı

ekip... Bu gol Göztepe'yi kendine getireceğine tam tersi İzmir temsilcisi inanılmaz pas

hataları yapmaya başladı. Rakibin attığı gol sonrası moraliyle sarı kırmızılı ekip

kalesinde ciddi tehlikeler yaşadı. Eğer adınız Göztepe ise ve tecrübeli bir kadroya

sahipseniz adınız kazanmaya yetmez. Şunu unutmayın mücadele etmiyorsanız ve

savaşmıyorsanız malesef kazanamazsınız...

Özcan hoca ikinci yarıda ilk hamlesini yapıp Korhan'ın yerine Uğur'u oyuna alarak çift

forvete döndü. Bu dakikadan itibaren oyunu rakip alana yıkan Göztepe, kanat

bindirmeleriyle rakibini adeta sahasına hapis etti. Kaptan İlhan kazanılan iki penaltıda

ustalığını göstererek gemisini adeta kurtaran isimdi. Bugün için görüldü ki savaşmadan,

rakibini ısırmadan kazanılmıyor. Bu ligde kolay maç yok. Herşeye rağmen kazanmak güzel,

umarım bu galibiyet serisi devam eder.



Bir devrelik Göztepe
Nevzat Güzelırmak
Bu yaşıma geldim, ben Göztepe'yi ilk 45 dakikada hiçbir zaman bu kadar isteksiz, sanki formalite maçı oynar havada görmedim. Kabus gibi bir ilk yarıydı. Ne bir şut, ne bir gol atağı, ne bir tehlike yaratma gayreti. Rakibin hani ahım şahım olsa bir nebze haklılık payı ararsın ama, Akhisar'a kendi evinde yenilen, hem de rakibin iki penaltıyı değerlendiremediği bir ekip. Rize'yi deplasmanda yenen takım bu Göztepe olamaz. Ancak dublörüdür mutlaka bu sarı-kırmızı formayla oynayanlar. Ne, o arkadaşlarını hedefe götürmesi ve skor aramayı hedef edinen İlhan var, ne Korhan'dan olumlu bir hareket ? Biraz Hakan, biraz Gürhan ile Emre birşey yapmaya çalışıyor. Yasin Avcı'nın sakatlığı sanki forveti bitirmiş. Güngören maça tedirgin çıktı ama, baktı ki Göztepe'de birşey yok, ileri çıkan siyahi oyuncuları Paul harika bir şutla golü atıverdi. Hakem Abdullah Yılmaz'a hayret ettim. Sürekli zaman çalmaya, oyunu soğutmaya çalışan Güngören kalecisi Orhan, kart bir yana, ikaz dahi edilmez mi ? Pes doğrusu. Yılmaz ikinci devrede çaldığı penaltı düdükleriyle de maçın en ilginç kişisiydi, futbolcuların önüne geçti. İlk penaltıyı Yılmaz vermedi, yardımcısı verdi. İkincisi bal gibi penaltıydı. Göztepe 2.yarıya, sanırım Ali Gültiken ve Özcan Kızıltan'ın devre arasındaki gerekli uyarılarıyla çok daha değişik bir görüntüde başladı. Uğur'un ileri uca alınması da yerinde bir değişiklikti. Ve Güngören, İbrahim'in 63.dakikada gereksiz kırmızı kart görmesiyle teslim bayrağını çekti. Öyle veya böyle futbolda penaltılarla da olsa kazanan haklıdır. Ama Göztepeliler bundan ders çıkarmalı. Her rakibe 45 dakika avans vermek ve sonradan toparlamaya çalışmak her zaman neticeye ulaşmayabilir. dikkat. Rize zaferiyle havaya giren Göztepeli taraftarların tribünleri daha bir dolduracağını umuyordum. TV'nin maçı naklen vermesi ve karşılaşmanın geç saatte başlaması mı etkiledi, yönetim bunu değerlendirmeli.

Son Güncelleme: Pazar, 23 Ekim 2011 14:50
 
<< Başlat < Önceki 1 2 Sonraki > Son >>

page 1 of 2
HERŞEY GÖZTEPE İÇİN
İzmirli olup ta İstanbul takımlarını tutanlar lütfen bizim takımlarımızı tutun.©
Bir kez yandı bu meşale sönmeyecek, GÖZTEPE EFSANESİ ölmedi, ölmeyecek..©