
Bir bütün olun (!)
Çağatay Çağlar
Dağınıklığın hiç kimseye faydası yoktur. Biri oradan, diğeri oradan bağırır. Kimse ne
olduğunu anlamaz. Amaç destek mi? Yoksa belli bir rant mı? Akıllı olun. Kurda kuşa yem
olmayın. Kim neyi istiyor. Hani bir bütün elma vardır. Yarıya bölünse de, elmanın iki
yarısı bir bütün eder. Hani kapalının sağı, solu. Hani koordine… Siz kime zarar
verdiğinizin farkında mısınız?
Yanımda bir Alman vatandaşı Stephan Schlei var. Ona da dokunmuş Göztepe sevgisi. Bugün
Bulgaristan’a ardından da Romanya’ya gidiyor. Ama söylediği şu.”Karşıyaka maçındaki
Göztepe’yle alakası yok. Diyor. Tam o sırada Göztepe İlhan’la penaltı atışını gole
çeviriyor. Durum 1-1 geliyor. 5 dakika sonrasında yine penaltı atışını İlhan gole
çeviriyor. Stephan ve ben sarmaş, dolaş olduk. Bana şunu söyledi. Göztepe, penaltıdan
ancak golü atar demişti. Attı da işte. Fark eder mi? Eder. Neden eder, çünkü koordineli
ataklar lazım. Kulübede oturan Ömer Ateş küstürüldü mü acaba?
Goller arkası arkasına gelince tribünlerde bütünleşti. Böyle mi olması gerek. Böyle mi
olmalıydı? Göz Göz’e yakışan bu mudur?
Bakın kimse Göztepe’den büyük olamaz. Yanımda ki gezginci Aman bile aynı şeyi söylüyor.
Mükemmel bir taraftarınız var. Ne söylediklerini bilmiyorum. Ama olağanüstü bir armonisi
olan kitleniz var…
Sonuçta bu maçı da geçti Göztepe. Bazı eksik, hatalar, olmasına rağmen. Ben yine de teknik
heyetin daha dikkatli seçimler yapıp, gol yollarında daha çok çoğalan bir ekip kurması
gerektiğini düşünüyorum. Yolun açık, şansın bol olsun Göztepe…
Gün akşam oldu
Süleyman Alasya
İlk yarıda Göztepe’nin üç, Güngören’in 4 şutu var rakip kaleye. Bu sezon, ev sahibi
takımların hepsi risk altında. Çünkü tüm takımlar deplasmanda savunma ağırlıklı oynuyor ve
ev sahibi takımlar da rakibin üzerine gitmek zorunda. İşte ne oluyorsa o anda oluyor ve
rakip deplasmanda golü atınca, gel de çık işin içinden. Herkes maç başına iki puan hesabı
yapıyor. Bank Asya’da iddialı değilsen düşersin. Şakası yok. Öyle ortalarda ligi bitirme
falan felaket getirir.
Dün akşam Göztepe’nin de ilk yarıda yaşadığı buydu. Bereket versin ikinci yarıda başlayan
Göztepe, baskısı penaltıyı getirdi. O da uyanık bir yardımcı hakem olmasaydı İbrahim’in
eline çarpan topu korner olarak yutacaktık. Ve ardından İbrahim kasaplığa soyununca ikinci
sarıyla oyun dışı kaldı. Yetmedi, Semih de Gürkan’ı düşürünce, Güngören için, gün akşam
oldu! Ama ilk yarıda üç şutla yetinen Göztepe’yi ikinci yarıda kurduğu baskı skora taşıdı.
İlhan vurdu aut, Emre vurdu aut, Gürhan vurdu aut. Ve rakip de bir kişi eksilince Göztepe
şov yapmaya başladı. Aslında Güngören ilk yarıdaki dengesini korusa, “keskin sirke”
oyuncularının verdiği zararı engelleyebilse Göztepe’nin işi zordu. Hatta maçın son
dakikalarında bile etkili olabildi. Tabi rakibi de bu hale getiren faktörün Göztepe
baskısı olduğunu vurgulamakta yarar var. Göztepe orta sahası pas trafiğini iyi yönetti.
Rakip eksilince de kolay ve hızlı hücumlar yaptı. Keşke her rakip Güngören gibi hata
yapsa. Ya da Göztepe rakibine hata yaptırsa.
Kaptanın gecesi
Erşan Yetişir
Kaptanın gecesi
Geçtiğimiz haftanın flaş takımı Göztepe, ligin dibine ilk dört haftada demir atan İstanbul
Güngörenspor karşısında oyunun ilk 25 dakikasında ayağa pas yaparak, topun kendisinde
kalmasını sağlayan taraftı. Bu bölümde özellikle sol kanadı çok iyi kullanarak önemli
pozisyonlarda buldu. Ne olduysa bu dakikadan sonra oldu.
Rakibin tek atağında kazanılan korner sonucu kalesinde şok bir gol gördü sarı kırmızılı
ekip... Bu gol Göztepe'yi kendine getireceğine tam tersi İzmir temsilcisi inanılmaz pas
hataları yapmaya başladı. Rakibin attığı gol sonrası moraliyle sarı kırmızılı ekip
kalesinde ciddi tehlikeler yaşadı. Eğer adınız Göztepe ise ve tecrübeli bir kadroya
sahipseniz adınız kazanmaya yetmez. Şunu unutmayın mücadele etmiyorsanız ve
savaşmıyorsanız malesef kazanamazsınız...
Özcan hoca ikinci yarıda ilk hamlesini yapıp Korhan'ın yerine Uğur'u oyuna alarak çift
forvete döndü. Bu dakikadan itibaren oyunu rakip alana yıkan Göztepe, kanat
bindirmeleriyle rakibini adeta sahasına hapis etti. Kaptan İlhan kazanılan iki penaltıda
ustalığını göstererek gemisini adeta kurtaran isimdi. Bugün için görüldü ki savaşmadan,
rakibini ısırmadan kazanılmıyor. Bu ligde kolay maç yok. Herşeye rağmen kazanmak güzel,
umarım bu galibiyet serisi devam eder.
Bir devrelik Göztepe
Nevzat Güzelırmak
Bu yaşıma geldim, ben Göztepe'yi ilk 45 dakikada hiçbir zaman bu kadar isteksiz, sanki formalite maçı oynar havada görmedim. Kabus gibi bir ilk yarıydı. Ne bir şut, ne bir gol atağı, ne bir tehlike yaratma gayreti. Rakibin hani ahım şahım olsa bir nebze haklılık payı ararsın ama, Akhisar'a kendi evinde yenilen, hem de rakibin iki penaltıyı değerlendiremediği bir ekip. Rize'yi deplasmanda yenen takım bu Göztepe olamaz. Ancak dublörüdür mutlaka bu sarı-kırmızı formayla oynayanlar. Ne, o arkadaşlarını hedefe götürmesi ve skor aramayı hedef edinen İlhan var, ne Korhan'dan olumlu bir hareket ? Biraz Hakan, biraz Gürhan ile Emre birşey yapmaya çalışıyor. Yasin Avcı'nın sakatlığı sanki forveti bitirmiş. Güngören maça tedirgin çıktı ama, baktı ki Göztepe'de birşey yok, ileri çıkan siyahi oyuncuları Paul harika bir şutla golü atıverdi. Hakem Abdullah Yılmaz'a hayret ettim. Sürekli zaman çalmaya, oyunu soğutmaya çalışan Güngören kalecisi Orhan, kart bir yana, ikaz dahi edilmez mi ? Pes doğrusu. Yılmaz ikinci devrede çaldığı penaltı düdükleriyle de maçın en ilginç kişisiydi, futbolcuların önüne geçti. İlk penaltıyı Yılmaz vermedi, yardımcısı verdi. İkincisi bal gibi penaltıydı. Göztepe 2.yarıya, sanırım Ali Gültiken ve Özcan Kızıltan'ın devre arasındaki gerekli uyarılarıyla çok daha değişik bir görüntüde başladı. Uğur'un ileri uca alınması da yerinde bir değişiklikti. Ve Güngören, İbrahim'in 63.dakikada gereksiz kırmızı kart görmesiyle teslim bayrağını çekti. Öyle veya böyle futbolda penaltılarla da olsa kazanan haklıdır. Ama Göztepeliler bundan ders çıkarmalı. Her rakibe 45 dakika avans vermek ve sonradan toparlamaya çalışmak her zaman neticeye ulaşmayabilir. dikkat. Rize zaferiyle havaya giren Göztepeli taraftarların tribünleri daha bir dolduracağını umuyordum. TV'nin maçı naklen vermesi ve karşılaşmanın geç saatte başlaması mı etkiledi, yönetim bunu değerlendirmeli.