| ISRARLA |
|
|
| Köşe yazıları - Koray Emre Çokbankır | |||
| Çarşamba, 10 Nisan 2002 02:00 | |||
|
O sohbetlerde en fazla da-bazılarınız inanmayacak ama yönetimin yaptığı hatalar konuşulur. Ve inanın sizlerin burada yazdıklarından çok daha fazla şey bizler tarafından dile getirilir. Hatta sizler tarafından görülmeyen veya dikkat edilmeyen birçok konu bizim oklarımızın hedefi olur. Satırlara döktüğümüz düşüncelerimiz ise bazen temennilerimiz, bazen gelinim sen anla, bazen de birebir düşündüklerimizdir. Ben ve arkadaşlarımın şuna veya bir guruba yalakalık yapma gibi bir düşüncemiz ve niyetimiz YOKTUR. Bizler bir taraftan genç yaşımızla hayat mücadelesine yeni başlamanın acemilik ve zorluklarıyla boğuşurken, bir taraftan da (ki ben onlara fazla katılamıyorum) mesaimizin çoğunu bu siteye ve GÖZTEPE ye harcamaktayız. Ama üzülerek okuduğumuz bazı yazılar inanın şevkimizi kırmakta. Yapılan eleştirilere gençlik ateşiyle yapılan haksiz ve gereksiz şeyler gözüyle bakmadım, eğer öyle anlaşılıyorsa özür dilerim. Benim kastetmek istediğim şey; söylediklerimiz ne kadar doğru olursa olsun bunları GENÇLİÐİN VERDİÐİ HEYECANLA olur olmaz an ve yerde değil belirli platformlarda yapalım idi. Evet yönetimin bana göre de elle tutulur pek fazla birşeyi yok. Ama aklımdan geçirdiğim şeyleri buraya da yazmam. Artı benim yaptığım eleştirilerde %100 doğrudur diye de bir kural yok. İstedim ki olaylara farklı açıdan da bakmaya çalışalım, gurubun içinde bulunduğu durum, gurup içersindeki bize olan muhalefet vs. Bilgin gurubundan gelen kişilerinde kaç farklı kişiyi ve görüşü idare ettiğini unutmayalım. Bugün bir kulübü yaşatmak ve idame ettirmek çok zordur. Özellikle ülkemizde birçok kulüp kısa dönemler için başarıyı yakalar, sonralarında ise kurumsallaşamadıkları için zaman içinde ya küçülür eskiyi arar, ya da yok olur. Bugün bir ES ES nerelerde bir bakın, peki ya Hacettepe yi, onu uzun zamandır göreniniz duyanınız var mı? Bugün bizim elimizde kurumsallaşabilmek için mükemmel bir fırsat var, evet büyük hataları var ve maalesef ders çıkarmıyor ve almıyorlar, ama unutmamalı ki 5 yıl da geçse birçoğu ilk defa kulüpçülüğü yaşıyor ve öğreniyor. Ben Turizm ve Su ürünleri okudum, ikiside çok farklı şeyler ama sonuçta birşekilde insan bunları öğrenip umanlaşabiliyor. Ama adamların yaptığı iş bir kulübü yönetip, büyük bir camiayı memnun etmek, işin içinde insan unsuru var, hem de her aşamasında. Futbolcusu, teknik adamı, seyircisi... çok mu kolay sizce. Ve taraftara sahip çıkmak mı dediniz; bizler Alanya'da tepemize taş yağarken maç izledik, Salihli'de yıllardır yaşadıklarımız, Kuşadası'nda lisenin bahçesinde 4 tarafı kapalı garajda sıkıştırılıp taş yağmuruna tutulduk, Aydın'da 7 yıl önce 5 milyona maç izledik, Denzili'de atılan çakıyı polise gösterirken neredeyse tutuklanıyordum, İzmir'de 2 gün sonra finallerim varken stattan polis zoruyla çıkartılıp, kapını önünde bekleyen otobüsün içinde 2 polis tarafında dakikalarca dövüldüm, ellerim öyle şişmişti ki rapor alıp sınavlara girmedim. Tabii ki benden daha berbat uamelelere maruz kalan arkadaşlar vardır, bunları sadece sahipsizliğin yeni olmadığını göstermek için anlattım. Evet belki iyi niyet hiçbirşeyi halletmez ama inanın birçok şeyin de başlangıcı sayılır. Yine söylüyorum birbirimizi kırmadan İSYANA devam Koray Emre ÇOKBANKİR
Favori olarak al
Paylaş
Arkadaşına gönder
Okuma: 655 Yorumlar (0)Sadece üyeler yorum yazabilir, Üye ol/Giriş yap.
|
|||
| Son Güncelleme: Perşembe, 19 Mart 2009 14:05 |
Son eklenen haberler
- 19 MAYIS GENÇLİK VE SPOR BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN.
- Bir futbol yazısı
- Altyapı - Basiret - Yönetim ve Başarı Hakkında bir örnek: Toni Kroos!
- Bu haberde adı geçen herkesi kutluyoruz (!)
- Türkiye: Futbol Federasyonu'nun şike yaparak alınan kupaların müzede saklanmaya devam edilmesine izin verdiği ülke...
- Neler oluyor bize?
- Kadro istikrarı...



Resmi Site

