Yazdır
Aslında biz Göztepeli taraftarlar yakın geçmişte çok önemli noktalara imza attık.
Yıllardan beri ezilmeye mahkum bırakılmış olan İZMİR'i ilk defa Atatürk stadında başı dik olarak temsil ettik. GS,FB, BJK azınlıkları oynadılar.
Kombine bilet alımında düşmeye oynamamıza rağmen hatırı sayılır bilet aldık.
Þirketleştiğimiz ilk yılda ve sonraki yıllarda tribünleri hep doldurduk. 1999 senesinde Antalya'da takımın çıkmasında baş rolü oynadık.Türkiye tarihinde deplasmana kitle halinde giden taraftar dalında rekor kırdık. Oyuncuları çorap değiştirir gibi değişmesine, başkanları esrarengiz bir şekilde görevden ayrılmasına, soyunma odasına haciz memurları gelme rezilliğini yaşamasına karşın olgunluğumuzu hiç bozmadık. Türkiye'nin üçüncü büyük şehrinin takımı olmasına karşın Anadolu şehirlerinin takımları karşısında bile boynu bükük çaresiz bir yönetim anlayışıyla yönetilmemize rağmen
Türkiye'de düşmesine karşın tribün seyirci rekorunu kıran yine bizlerdik.
Koca şehirde tapulu on metrekare alanı olmamasına karşın altyapıdan oyuncular yetiştirileceği masalını dinleyen ve buna inanan yine bizlerdik.
Hayati önem taşıyan maçları dirayetsiz idarecilerin eyyamlcılığı yüzünden deplasman sayılabilecek stadta oynayıp bir numaralı rakibine 6 puan hediye etme mesnet genişliğine sahip olanlar yine bizlerdik.
Kendi grubuna ait tv ve gazetelerde hor görülen, kendi yöneticilerince aşağılanan yine bizlerdik.
Bugün hala binlerce taraftarı Göztepeliyim diye haykırıyorsa bu ne bir kurumun ipoteğindedir, ne de kendini Göztepe'nin sahibi gibi gören sahsiyetlerindir.
GÖZTEPE yıllardır beklediği gibi hala layık olduğu biçimde kendini yönetecek bir yönetim anlayışını BEKLİYOR.
Biz taraftarlar eksiksiz olarak görevimizi yaptık YA SİZ ????