GÖZTEPEYE BAHAR GELDİ
Sakarya maçı sabahı yılların tecrübesiyle bugün kötü geçmez demiştim.
Yanılmadım. Her ne kadar iki puan kaybetmiş olsak da puandan daha önemli
kazanımlarımız olmuştu. YALI grubu etrafa pozitif yayıyordu. Samimi ve içten
tezahuratlarıyla mevsime uygun olarak tribünde de baharlar açıyordu. Boş ve
soğuk buz damı görüntüsüne 7 hafta katlandığımız Alsancak Stadı tribünleri
papatya tarlası gibi umut ve çoşku saçıyordu artık..İnsan ister istemez
umutlanıyordu. Sanki düşme değilde şampiyonluk maçına gelmiştik.
Aylardır yüzünü görmediğim kadrolu Göztepeli dostları bir bir tribün
sıralarında görüyor içimden emekliliğe az kaldı espirisini yapıyordum.
Derken maç başladı. Maç esnasında fazla anlatacak bir şeyler yoktu.
Oyuncularımız ellerinden geleni yapmaya çalışıyorlardı. Þampiyon Sakaryadan
hiç de aşağı değilledi. Üç olasılık arasında maç geldi ve gitti. Beraberlik
önce hepimizi üzse de diğer rakiplerimizin hepsinin yenilmiş olmaları
umudumuzu gelecek haftalara taşımamıza yetti. Zaten umut olmasa bu dünyada
yaşanabilir mi? 33 puanın yeteceği mesajını İstanbuldaki arkadaşım
telefonuma çoktan mesajlamıştı bile. Maç çıkışı uzun bir yürüyüş sonrası
oturduğum Caféde Rıdvan Dilmenle sohbet etme fırsatı bulmuştum. Yenin
Altayı yapın 26 kalırsınız diyordu. Bu sözler biraz daha umutsuzluğumu aldı
götürdü. Acaba kurtulur muyuz? Bunu ilerideki haftalar gösterecek. Kanımca
kurtuluruz yeter ki öz değerlerimize, Göztepemizi Göztepe yapan değerlere
sahip çıkalım Tribünlerimiz hep Sakarya maçı gibi pozitif elektrik yaysın.
Özant Önçağ