|
Tribünde bu hafta: Göztepe 1-İskenderun 1: Damarlarda Şırıl Şırıl Adrenalin |
|
|
|
Tribünde bu hafta -
2010-2011 Sezonu
|
|
Salı, 21 Eylül 2010 00:22 |
|

Özkan Cengiz
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
www.ozkancengiz.net
Biliyorum şimdi kızanlar olacak ama en son söyleyeceğimi ilk söyleyeyim çok zevkli maçtı. Yıllar sonra tribününden yedek kulübesine, yedek kulübesinden protokolüne, protokolünden sahadakilere tek bir takım gibi tek bir yürek gibiydik. Aynı anda kızdık. Aynı anda sevindik. Aynı anda çoştuk.
Özellikle 60. Dakikadan sonra öyle bir baskı kurduk ki gol ancak 6 dakika direnebildi. BU her yollu uyum her yollu birliktelik baskı Karabük Demir Çelikli hakemi de kıskandırmış olacak elinden geleni ardına koymadı.
En sondan en başa dönersek sahada enteresan bir takım vardı Defansımız ideale yakındı kanatlarda Uğurtan ile İzzet ortada Bayram ile Mehmet Yılmaz iyi bir dörtlü idi. Önlerinde Ortada İlhan ve Abdülvahit biraz önde kanatlarda Emin İle Serdar, Forvette de Türker ile Tayfun biraz 4-4-2 biraz 4-2-4 bir takım ile sahaya çıktık.
Oyunu değerlendirmeden önce ortaya koymamız gereken gerçek karşımızda 0-6 yaş Gebze değil belki de şampiyonluktaki en büyük rakiplerimizden biri İskenderun vardı. Süper olmasa da top oynamasını bilen uyumlu hızlı çıkan hızlı dönen bir takım İskenderun böyle bir takım karşısında ideal defansımız oldukça başarılı idi ilk yarının ortalarına doğru birkaç pozisyon hatası dışında verdiğimiz tek pozisyon gol oldu.
Orta sahada 4-2-4 gibi oynamamızdan dolayı serdar ve eminin defansif olarak fazla destek çıkmaması, Abdülvahit ve İlhanı çok zorladı. Böyle olunca da orta sahamızı çok efektif kullanamadık.
Ancak ikinci yarı da Emin’in yerine Raşit’in, Abdülvahit’in yerine Ferhatın girmesi ile işin rengi değişti Özellikle Raşitin etkili oyunu Ferhatında her topa basan sert oyun anlayışı önce orta saha dengesini sonra da maçın dengesini bize döndürdü üzerine de golümüz gelince oyuna biraz ağırlığımızı koyar gibi olduk ancak bir türlü ikinci golü bulup maçı koparamadık.
Maç boyunca abidik gubidik kararlar veren hakem maçın sonunda bir de yaptıklarının üzerine tüy dikince çok önemli iki puanı kaybettik.
Hücum hattımızda Türker her ne kadar Gebze maçından etkisiz gibi gözükse de bence çok daha etkili ve istekliydi adeta dinamo gibi çalıştı 90 dakika rakip defansı çok yıprattı Tayfun Özkan gene çok iyi oynadı ama tabiî ki haftalar geçtikçe üzerindeki rakip takım baskısı gittikçe artacak bunun sonucu olarakta daha çok markaj altında bu nedenle daha zor pozisyon buldu. 90. Dakikada 50 metre top sürüp kaleciyi de geçince bence penaltı olan bir pozisyonda ikinci sarıdan kırmızıyı görünce çok önemli Malatya deplasmanında kenarda kaldı.
Bugünün kıssadan hisse en önemli tespiti bence enerjisi ile dinamizm getiren orta saha etkinliğimizi artıran ve çektiği şut ile bir anda sonuca giden Ferhatın, adeta saha içi teknik direktörü gibi çalışan gerektiğinde oyunu yavaşlatıp gerektiğinde hızlandıran hakemle tribünle rakiple oynamasını bilen Yılmazın, sol kanatta ileri geri çok daha iyi işler yapan Raşitin bu takımda ilk 11 giymesi gerektiğinin gözlemlenmesiydi.
Ceza alma ihtimalimiz yüksek ama ilk vukuatımız olduğu için para cezası ile geçiştirilebilecek bir hafta bence, ancak tribünü ile, futbolcusu ile takır takır şakır şakır bir Göztepe bağıra bağıra geliyor.
Bugün Alsancak deplasmanı her yönü ile deplasmandı, gsspor ile oynayan süper lig maçına giden bucalılar üzerine altayspor-kskspor maçına giden hem altaysporlular hem ksksporlular toplandığında bugün stadtaki Göztepeliler kadar yoklardı.
İzmir kim, İzmiri kim deplasman yapar, İzmir’de kim rakibini ısırır, İzmiri kim temsil eder net bir şekilde görüldü.
Anlayanlara!!
|
|
Son Güncelleme: Cuma, 29 Ekim 2010 14:58 |