Keşke kendimize ait bir stadımız olsaydı. O zaman kapılarından güvenlik güçlerimiz bizleri            hayvan sürüleri gibi geçirmeye kalkışmazlardı. Hatta o zaman kapılarımızda polis molis       olmazdı. Biz kendi evimize girer gibi kendi stadımıza girerdik. Herkes her maçta oturduğu      yerine gider otururdu. Stadımız 50.000 kişilik te olsa bir sürü kapıdan girerdik oraya.
Acaba güvenlik güçlerimizi 30.000 kişinin tek kapıdan teker teker geçişlerinin kaç saatte tamamlanabileceğini hesap etmişler midir ? Ben ettim. Bir kişi üst araması dahil 10           saniyede geçse 30.000 kişi 300.000 saniye de geçer. Yani 5.000 dakikada. Yani                  yaklaşık 83 saatte. Yani yaklaşık 4 günde. :)) İnanmayan hesap etsin. Hem üst araması yapacaksın , hem tek kapıdan geçireceksin. Güzel mantık. Kutluyorum.
40 yıllık stadda , tribünden 50 metre uzaktaki oyun alanına gırtlaklarımız patlayana                kadar bağırarak etki etmeye çalışacak , yıllar sonra ilk defa ulusal basının yayınlayacağı              bir maçta 2-3 ay öncesinden 5 tl - 10 tl lerin telaffuz edildiği bir ortaklaşa para toplama kampanyası yapılacak, karınca kararınca bir bütçe oluşturulacak , elimizden geldiğince           görsel güzellikler oluşturmaya çalışacağız tribünler olarak. Ama yayıncı kuruluş ne         tribünlerdeki coşkuyu verecek ne de görsel şovları. Varsa yoksa bizans tribünleri.                    İnsan ister istemez düşünüyor. Ulusal basın olay çıksın da reyting yapalım diye mi                 geliyor bizim maçlara sadece. Keşke kendi stadımız olsaydı. Hem o zaman kendi            dostlarımız da hem hiç bir katkı yapmayıp , hem de tribün şovlarımızı beğenmemezlik   yapmazlardı. Gelinler gibi süslerdik orayı. Sahaya yakın tribünlerimizde rakip takım sahaya ,        1-0 yenik çıkardı. Böyle coşkulu bir taraftarın önünde kimin eli ayağı titremez ki. Karşıyaka         gibi inanılmaz kötü oynayan takımları o staddan 6-7 golle uğurlardık.
Keşke kendi stadımız olsaydı. 21.yüzyılda bir futbol maçında Kerbela'da kalmış gibi             susuzluk çekmezdik. Türkiye'nin en büyük 3.şehrinde , bir futbol maçında bir yudum                   su için resmen mücadele etmek zorunda kalmazdık.
Keşke kendi stadımız olsaydı da o stadda tüm tribün gruplarının oturacakları yerler              önceden belirlenmiş olsaydı. Tribün lideri dediğimiz insanlara o zaman çekilen zahmetler            göz ardı edilip "hiç bir işe yaramıyorsunuz" diyemezdi hiç kimse. Kesekenin golünün         gelmesine kadar ki anlarda keseke tribününü adeta çökerten bu tribün değilmiydi?              Adamlar artık iyice bunalıma girmiş ve alay konusu olmuşlardı. Bunu bu hale getiren            sahadaki mükemmel!! futbol mu yoksa tribünleri yöneten kişilerin kıvrak ve anlık                zekaları mı ? Golü yediğimiz dakika da hangi tezahüratı büyük zevkle yapıyorduk bir         hatırlayın. Tribün liderleri sadece oraya elini kolunu oynatıp bağırıp çağırmaya gelmiyor ki.       Günler süren çabalar var , emek var. Her neyse. Bu çok su götürür. Nasılsa eleştiriler              devam edecek. Herkes yine evinden işyerinden yazacak çizecek. Ama bir avuç insan         cumartesi günü İzmir'den çok çok uzakta Rize'de armasının yine yanında olacak.                   Arada bir TRT kamerası görüntü verdiğinde bazı arkadaşlarımız : "Şuraya bak ya.                 Rize'ye kadar gitmişler ellerini kavuşturup maç izliyorlar' demesinler diye çalışacak                      bir avuç insan.
Denizli deplasmanında o en ateşli taraftar olarak kabul edilen deplasman seyircisi 90           dakikayı bir tek küfür etmeden kapattı. Ama bu haftaki maç olağan dışı bir maçtı.                 Golden sonra ben sevincimi yarıda bırakıp tribünlere en soldan baktım. Kusura kalmayın            ama kapalı tribündeki 10.000 kişinin 9.900 ü o malum tezahürata çılgınlar gibi , transa          geçmiş gibi eşlik ediyorlardı. O yüzden bu maçlık bunları unutalım. Bu maçın mazereti              belli. Suçlu aramayalım. Bir daha olmasın diyelim ve çevreye verdiğimiz rahatsızlık için              özür dileyelim.
Her geçen hafta çok daha iyi olacağız. İnancımızı yitirmeyeceğiz. Bu takım güzel işler          yapacak. Çıkarız ya da çıkamayız. Onu şimdiden kestirmek çok güç. İlk iki hafta da ortaya              çıkan sonuç o ki : Bank Asya da her takım her takımın canını çok kolay yakabilir.                     Sabır ve destek.
Apaçık ortaya çıkan bir gerçek var artık. Karşıyaka'yı Karşıyaka yapan tek şey GÖZTEPE.              Biz olmasak ne basına ne tv ye çıkacaklar. Rayting araçları sadece GÖZTEPE .                      Sanırım karşıdakiler bizi çok seviyorlardır. Yoksa elle tutulur neleri var ki ? O yerlere             göklere sığdıramadıkları tribünlerinin halini görmedik mi ? 100.yılının açılış maçında tv               den çok ve coşkulu görünsün diye Alsancak Stadında açık tribüne geçmelerine rağmen           maçın 75.dakikasında çiğdemleri bittiği için çıkanları görüntüledi TRT. Yoldan geçenlerse             keseke tribününden çıkanların GÖZTEPE tribünlerinin yeni ve muhteşem bestesi 'SEN               YÜREĞİME HUZUR VEREN' tezahüratının melodisini söylediklerini duydular. Kaldı ki                 15.000 kişi hedefiyle geldikleri stadda 6500 biletli seyirci vardı.Atatürk Stadına gelen              2.750 kişi hangi kontra tezahüratı dillendirdi. ? Seslerini duyuramadıkları için mi tezahürat yapamadılar ? Takımlarının kötü oynayıp yenik duruma düşmeleri mi dut yemiş bülbül           moduna koydu onları ? Bir hafta önce Denizli deplasmanında rezil oynayan takımları ikinci          golü yediğinde hiç bir şey olmamış gibi sesini yükseltip coşkusunu yitirmeyen GÖZTEPE     taraftarını görmediniz mi ? Videolarını izlemediniz mi ? Öyle ya. Rakip tribüne işaret                fişeği atmaktan başka bir şeye çalışmadı arkadaşlar kafanız. Bir pankartı bile doğru               dürüst açıp kapatamadınız dakikalarca. Göztepe tribünleri gülmekten yarıldı. Kusura         bakmayın ama taban yaptınız. Hatta maç sonunda ezeli rakibiniz ile yaptığınız maç              berabere bitince sahada çocuklar gibi sevinen oyuncular , yedek kulübesi ve yöneticilere          sizler de eşlik ettiniz. Bu kadar mı korktunuz bizden ? Bu görüntü sıfırın altını gösterdi               sizin için. 1-1 lik sonuca sevindiğiniz belgelendi arkadaşlar. Buradan ilan ediyorum:           Karşıyaka artık GÖZTEPE'nin ezeli rakibi filan değildir. Biz artık rakip değiliz sizinle.             Neyinizle rakip olacağız ki ? Açık tribündeki pankart bile yeter size : BÜYÜK TAKIMLAR TARİHLERİNİ , KUPALARINI ,KÜÇÜK TAKIMLAR BÜYÜK TAKIMLARI YENDİKLERİNİ            ANLATIRLAR. Daha biz size ne diyelim ki ?
NOT : FORD TAUNUS YAKINDA VİZYONDA PANKARTINI EMNİYET NEDEN STADA ALMADI Kİ ? TAHRİK UNSURU NEYDİ TAM OLARAK ?:)))
NE OLURSA OLSUN GÖZTEPE'MİZE BİR ŞEY OLMASIN...
SAYGILARIMLA...MUSTAFA DALYANOÄžLU...
Â
Â