| Basında Göztepe: Denizlispor 2- Göztepe 1 |
|
|
| Basında Göztepe - 2011-2012 Sezonu | |||
| Cumartesi, 10 Eylül 2011 10:46 | |||
|
Sinan Genç İzzet giderken üzüldük. Serdar'a, Raşit'e iç geçirdik, Tayfun'a kahrolduk. Ama hep dedik ki, "Vardır hocanın bir bildiği, onlar gittiyse daha iyileri gelir" Ama neredeee ? İnanın Göztepe'yi Denizli Atatürk Stadında izlerken hayretler içersinde kaldık. Defans tel tel dökülüyor. Orta saha ne yaptığını bilmiyor. Forvet ise kayıp. Adama sorarlar:"Aylardır izleyip beğendiğiniz ve transfer ettiğginiz futbolcular bu futbolcular mı ? İzzet'i, Tayfun'u ve şampiyon kadroyu feda ettiniz. Bu takımla mı Süper Lige çıkacak, tribünleri dolduracak ve rekorlar kıracaksınız ? Denizli'deki meslekdaşlarım bile yorum yaparken, "Yahu biz bu Göztepe'yi gözümüzde çok büyütmüşüz" diyorlardı. Ne var ki maçın ikinci yarısında İdan ile Korhan'ın oyuna girişleriyle biraz olsun canlandı Göztepe. Rakibinin 2-0'ın üzerine yatma handikapı Göztepenin biraz daha hücuma yönelmesini sağladı. Ama o dakikaya kadar sarı-kırmızılılar özellikle defansta öylesine inanılmaz hatalar yaptı ki bu durum yenilgiye davetiye hazırladı. Özellikle Evren ayağına topu her aldığında Denizlispor gol pozisyonu buldu. Maçın ilk 30 dakikalık bölümünde Denizlispor o kadar çok gol pozisyonuna girdi ki, Horozlar, antrenmanlarda bile bu kadar gol pozisyonu yakalamamıştır. Bülent bal ve Ramazan'ın öylesine büyük hataları vardı ki, tüm Göztepeliler şoke oldu. Ben iddia ediyorum, eğer bu Göztepe bu defansıyla ve bu olumsuz oyun anlayışıyla yola devam ederse çok ama çok hayal kırıklığı yaşamaya da devam eder. Takım ne kadar gol atarsa atsın, defans, atılandan çok daha fazlasını yer. Tüm bunları bir kenara bırakıp maçın en güzel anını sizlerle paylaşmak isterim: Göztepe ile Denizlisporlu futbolcuların elele omuz omuza tribünleri selamlaması bence bu Ege Dirbisi'nin bile önüne geçti. Dileriz bu görüntüler, maratondaki diğer maçlara, bu haftaki Göztepe-Karşıyaka maçına da yansısın. Nevzat Güzelırmak Liglerin, uzun maratonların ilk sınavları hep zor geçer. Çünkü yepyeni bir takım yaratmışsınızdır, futbolcular birbirlerinin huyunu suyunu öğrenene, kaynayana kadar birkaç maçın geçmesi gerekir. Örneğin Göztepe'de geçen sezonki kadrodan 3, Denizlispor'dan da 4 oyuncu kalmış. Göztepe maça güven veren bir havada başladı ama Evren'in ve defansın hatasıyla gelen golle dağıldı, hele Gohou'nun Denizlispor adına attığı ikinci gol sarı-kırmızılı takım için tam bir moral kırıcı hava yarattı. Göztepe'nin defansının ağırlığından sözediyoruz da Güney Afrika'lı Grobler denen yabancı futbolcuya ne demeli ?. 90 dakikada insan bir gol pozisyonuna bile girmez mi ? Tabii lig farkı olduğunu kabul ediyoruz ama bir Tayfun kalsaydı bana göre hem bu Grobler'den, hem de İdan'dan daha randımanlı olabilirdi. Ligin daha başındayız, bir yenilgiyi büyütüp moralsizliğe girilmemeli. Ben maç boyunca takımına büyük destek veren Göztepe taraftarının arzuladığı sonucu alamayışına üzüldüm. Denizlispor, Fildişi Kıyısı'ndan iyi bir santrfor bulmuş. Gohou bu takıma golleriyle katkıda bulunacaktır. Kaptan Fatih Yiğen, Emin Aladağ, orta sahada eski Bucaspor'lu Ragıp, defansta yine eski Bucalı Veli ve kalede Evren Horozların maçın kahramanları olan isimleriydi. Denizlispor TSYD EGE Kupasına çıkardığı kadrolarla esas yüzünü saklamış anlaşılan. Özellikle ilk 20 dakikadan sonra çok etkiliydi, 2-0'ı buldu, farkı büyütüp soyunma odasına farklı skorla da gidebilirdi. Göztepe ise son İlhan'ın golüyle umutlandı, son 20 dakikada puan için çok bastırdı, fırsatlar yakaladı ama başaramadı. Ben Denizlispor'un da, Göztepe'nin de zirve yarışında bulunacaklarına inanıyorum. Ama Denizlililere küçük bir serzenişte bulunalım: Böylesine önemli bir maça bile gelmiyorsanız, takımınızın başarısını nasıl isteyebirsiniz ki ? Alnur Kalemci Maç öncesi dostluk gösterileri, olumlu bir hava içersinde 90 dakikanın tamamlanacağının işaretleriydi. İki takım da yağlı güreş pehlivanları gibi elense çekercesine ilk 15 dakikayı birbirlerini kollayarak geçirdi. Savunma güvencesini bırakmadan orta alanı uzun toplarla geçmek, hatta gol düşüncesi olarak, yine savunma arkasına uzun ve yüksek toplar atmak Göztepe ve Denizlispor'un benzeşen görüntüleriydi. Ne olgun atak, ne de kanat çeşitlemelerinin hiç gözükmediği bu dakikalar, "Bu maçta çok zor olur" dedirttiği anda, Göztepeli Evren Kürkçü'nün inanılmaz hatasından Horoz'un golü yeşil-siyahlı takımın yıldızı Fatih Yiğen'den geldi. Gol sonrası Göztepe baskısı beklenirken yine rölantiye düşen futbolda ilk kanat akınını deneyen denizlispor ikinci golü bulunca Göztepe oyun olarak da moral olarak da çöktü. Gohou ve Fatih Yiğen biraz daha dikkatli davranabilseler ve gole yoğunlaşan vuruşları yapabilseler kendilerinin ikinci gollerini rahatça tabelaya yazdırıp, Denizlispor'u da 4-0 gibi inanılmaz bir üstünlüğe taşıyacaklar ve maçı ilk 45'de bitireceklerdi. İkinci yarıda Göztepe'de Özcan Kızıltan, iki oyuncu değişikliğiyle takıma canlılık getirdi. 64.dakikada kaptan İlhan takımına umut taşıyan gole imza attı ama gerisi gelmedi. Güvenç Kurtar ise tecrübesiyle 2-0'ın verdiği büyük avantajın rahatlığını kullanmaya çalıştı. Kurtar'ın hazırlık maçlarında takımı saklayarak lig için havaya soktuğu gözlendi. Yeşil-siyahlılar zirve mücadelesi yapacak bir ekip hüviyetini gösterdi ve stada gelen az sayıda taraftarını umutlandırdı. Ama Denizlililerin bu açılış maçına ve Ege Derbisi'ne ilgi göstermemelerini anlayabilmek zor. Göztepe ise iyi transferler yapmasına karşın henüz uyum sağlayan bir ekip hüviyetinde görünmedi. Özellikle defans çok ağır. Ancak maratonun daha başındayız ve kesin bir yargıda bulunmak için daha çok erken.  Olmadı
|
|||
| Son Güncelleme: Pazar, 23 Ekim 2011 14:59 |



Resmi Site


