Türkiye’nin nüfus açısından en büyük üçüncü şehri İzmir’in Süper Lig’de son dört sezondaki tek, yegane ve biricik temsilcisi Göztepe yeni sezon hazırlıklarına bu hafta içi Salı günü başladı.

Geçen sezona teknik direktör olarak İlhan Palut Hoca ile başlayıp, Ünal Karaman Hoca ile bitiren Göztepe sezonu 10. bitirdi. Yeni sezona neyse ki Ünal Karaman Hoca ile devam ediyor gözüküyor takım.

Neden neyse ki… Bu yazının ana konusu…

Hep yazdığım gibi… Göztepe tarihinin en önemli başarılarını hem teknik direktör hem de kulüp başkanı olarak en az devinim yaşadığı dönemde 1960-70 arasında yaşamış bir yapı. 1961-71 arasında 10 sene Adnan Süvari teknik direktörlük yapmış. Bu istikrar sürecinin önemini şöyle vurgulayayım… 1971 ardından ki 50 sene ediyor Göztepe tarihinde üst üste iki ardışık sezonu bitirebilen teknik direktör yok.

Sağken tanışamadığım için çok üzüldüğüm Göztepe karakterlerinden Adnan Süvari, bıraktıktan ya da bıraktırıldıktan (bilmiyorum doğrusu iç yüzü) sonra yavaş yavaş duraklamaya başlayan Göztepe… 71-72 Dinka, 72-73 Sabri Kiraz, Suphi Varer, 73-74 Necdet Niş, 74-75 tekrar Adnan Süvari, 75-76 önce Oscar Hold ardından Gürsel Aksel, 76-77’de ise Bülent Eken ile devam ettiği ve 76-77’de ilk kez Süper Lig’den (o zamanki adı 1.lig) düştüğü görülüyor. 1971-77 arasında düştüğü sezon dahil dört sezonu tek hoca ile tamamlayabilmiş aslında takım ama ardışık iki olmamış bu hiç. Aslında o zamanki teknik direktör isimlerine bugünden bakıldığında Bülent Eken’in daha önce de Adnan Süvari ile çalıştığı, Gürsel Aksel’in ise bugünkü deyimle Göztepe tarihinin en önemli karakterlerinden olduğu görülüyor. Erken ölümü nedeniyle tanışmak nasip olmadığı için çok üzüldüğüm diğer Göztepe karakteri Gürsel Aksel vefat etmese, 1978 sonrası Göztepe tarihi farklı şekillenebilir miydi diye düşünenlerdenim kendi adıma…

Teknik direktör değişimi pek de enderi nadirat durum değil Göztepe’de, ülkemizde ve dünyada… Göztepe denkleminde de hemen her zaman işler kötü gittiğinde yapılmakta... Başkan ve yönetim üslubunu değiştirmek zor olduğundan teknik direktör değişiyor genelde tüm Türkiye’de ve Göztepe’de de… Göztepe için Süper Lig’de şampiyonluk hedefini tutturamadığı zaman teknik direktör değişikliği yapmak gibi bir gelenek yok… Lakin Süper Lig’de ya da aşağıda işler kötü giderken hedeften uzaklaşıldığında değiştir geleneği işlemiş hep.

Süper Lig’den düşülen sezonlara baktığımda 76-77 Bülent Eken, 79-80 Kadri Aytaç ardından Nevzat Güzelırmak, 81-82 Erkan Velioğlu-Datcu-Adnan Süvari-Zoran Ristic ardarda gelmişler. Ama Adnan Süvari bile kurtaramamış süreci 81-82’de. 18 yıl ardından Süper Lig’e çıkılan dönemde 99-2000’ Jarabinski, Celal Kıbrızlı ve Ali Çağlar ile 2002-3 sezonunda ise Ali Osman Renklibay, Mustafa Fedai, İlyas Tüfekçi ve Mesut Akkuş ile düşülmüş.

Süper denen Ligden düşüldükten sonra çıkılan sezonlara da bakalım… Şampiyonluk hiç tek teknik direktörle gelmemiş. 77-78 Bayram Erbil ile başlanmış Fevzi Zemzem-Fikri Bayrıl ile bitmiş. 80-81 Fevzi Zemzem ardından Erkan Velioğlu, 98-99 Erdoğan Arıca ardından Oktay Çevik, 2000-2001 Ali Çağlar, Mustafa Fedai ardından Ümit Kayıhan, 2016-17 şampiyonluğu ise Okan Buruk ardından Yılmaz Vural ile gelmiş. Bu da oldukça ilginç ki bu dört şampiyonluğun ardındaki sezonlarda bir tek 1981-82 sezonunda şampiyon olan Hoca ile teknik direktör olarak devam edilmiş. Süper Lig’den düşülen dört sezonda da ertesi sezon teknik direktör değiştirilmiş.

Son dört sezona gelirsek… Göztepe son dört sezonun ilkini Tamer Tuna ile bitirdi. İkinci sezon Bayram Bektaş-Kemal Özdeş-Tamer Tuna ile, üçüncü sezon Tamer Tuna-Suat Arıcan-İlhan Palut, dördüncü sezon İlhan Palut-Yasin Güleryüz-Ünal Karaman ile geçti. Bu dönemde Tamer Tuna ve İlhan Palut bir takvim yılını aşmayı başardı. Tamer Tuna son ilk sezonunda son 50 yılın en iyi derecesini lig altıncılığını yakaladı.

1961-71 arasını tek teknik direktörle geçirdikten sonraki 50 yılın özetini 10ar yıllık aralıklarla yaparsam.,. Göztepe 71-81 arasını 14, 81-91 arasını 21, 91-2001 arasını 31, 2001-11 arasını 23 2011-21 arasını ise 25 teknik direktör ile kapatmış. Bu esnada tek sezonu tek hoca ile bitirebilme başarısı 1971-81 arası 5 kez (Dinka, Necdet Niş, Adnan Süvari, Bülent Eken Tekin Yolaç) , 81-91 arası 4 kez (Seracettin Kırklar, Datcu, Coşkun Süer, Çetin Güler), 91-2001 arası 0, 2001-11 arası 1 (Özcan Kızıltan), 2011-21 arası yine 1 kez (Tamer Tuna) yaşanabilmiş. Toplamda 50 yılda 11 kez (%22) bir sezonu başladığı hoca ile bitirebilmiş takım.

Evet "Ne teknik direktör değişmiş bre kardeşim..." diyebiliriz kanımca…

Kendi gözlemlerim… Teknik direktör değişikliği ile artı değer elde etmenin kolay olmadığı… Transfer masrafını gereksiz artırabildiği. İlk 11de süreğen değişikliğe neden olup istikrarı baltaladığı. Sürekli kadro değişikliklerine neden olabildiği… Hayatta kontrol grubu olmadığından Hoca hatası mevhumunun aslında bir miktar sübjektif olduğu… Hatasız teknik direktör olmadığı. Oyunculara karşı egosuna yenik düşenlerin genelde uzun hayat sürmediği. Çalışma isteği çok olmayan topçu grubu varlığı durumunda çalışmayı çok zorlamanın negatif sonuçlanabildiği. Futbolcuların çalışma istemini yönetebilenlerin artı sağlama olasılığının daha yüksek olduğu şeklinde.

Bir başka çok çok önemli nokta da şu. Sizin teknik direktör istikrarı sağlayabilmeniz için teknik direktörünüzün de sizle istikrarı seçmesi de bir gereklilik.

Velhasıl kelam… Taknik direktör değiştirerek gelinebilinen nokta belli, 1960-70 arası istikrarı sağlamanın başarıların üzerine çıkmanın imkânsız olduğu net… 1961’deki Adnan Süvari ile 1971’deki bir olmasa gerek… İnsan öğrenen gelişen bir canlı Adnan Süvari de bu konuda oldukça becerikliymiş. Teknik direktör istikrarı için Göztepe’nin bulunduğu ligdeki minimum hedefini tutturması kritik. Süper Lig için düşme hattının üstü ortalama 1.2-1.25 p ediyor ki bu ortalamanın altında kalmayacak kadro yapılanmasını kurabilmek çok önemli istikrar için. Avrupa hattı 1.5-1.7 arası Şampiyonluk ise ortalama 2-2.2 p civarı… Bu sene için hedef tribünler tam açılmadıkça geçtiğimiz dört sezonki gibi öncelikle kümede rahatça kalmak ardından orta sıralar ve üstü olacaktır muhtemelen. Dilerim ki Ünal Karaman Hoca geçen sezon gibi düşme hattından uzakta kalarak ve Göztepe’mizi ve kendini geliştirmeye devam ederek aradığımız istikrarı ve ardından 50 yıldır uzakta olan ulusal başarıları kazandırmayı başarır.

Not: Teknik direktör verileri ve isimleri rahmetle andığım Faruk Şamlı’nın Göztepe Futbol Almanağından alınmıştır.

 

9 Eylül Gazetesi'nden alıntıdır. 

YORUMLAR

KÖŞE YAZILARI

  • İnstagrama kayıtlı 52 milyonluk örneklem üzerinden bakarak Türkiye’de hangi takımın kaç taraftarı var? İnstagrama kayıtlı 52 milyonluk örneklem üzerinden bakarak Türkiye’de hangi takımın kaç taraftarı var?
    Written by Oguz Resat Sipahi 10 May 2020
    Oğuz Reşat Sipahi http://www.sipahi.tk Hangi takımın daha çok taraftarı var? Bu soru çok iç gıdıklayan bir soru biliyorum. Pazar Pazar maçlar da yok. Nereden aklıma geldi diye sorarsanız Dövletimiz sağolsun. İnstagramda Kumluca-Olimpos alanının yüce Dövletmiz tarafından 1. derece sit alanı konumund...
  • Ülkemizde 1098, dünyada 108319 kişiyi covid19 kanlı ve mukuslu kırbacı ile kaybettik... Ülkemizde 1098, dünyada 108319 kişiyi covid19 kanlı ve mukuslu kırbacı ile kaybettik...
    Written by Oguz Resat Sipahi 12 Nisan 2020
    Oğuz Reşat Sipahi http://www.sipahi.tk *Ülkemizde 1098, dünyada 108.319 kişiyi covid19'un kanlı ve mukuslu kırbacı ile kaybettik... *Ne mutlu bizlere değil ki ülkemiz, covid19 açısından müreffeh ülkeler düzeyini yakalama ve aşma yolunda koşar adımlar ile ilerliyor... Yine de arada iyi şeyler de var...
  • Göztepe TEK Büyüktür. Göztepe TEK Büyüktür.
    Written by Özkan Cengiz 28 Nisan 2018
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net Göztepe TEK Büyüktür. Yıllar önceydi amatördeydik, takıma tribünlerin yoğun tepkisi vardı, hoca ve oyuncular fazlaca tepki alıyorlardı. O günlerin yöneticileri ile bir araya geldik. Şaşkındılar, bize nasıl profesyonel çalıştıklarını anlatıyorlardı. Video analizler...
  • Kim Kimi Ne Kadar Biliyor ? Kim Kimi Ne Kadar Biliyor ?
    Written by Özkan Cengiz 06 Mart 2018
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net Kim Kimi Ne Kadar Biliyor ? Esasında maçtan çıktığımda aklımda olan yazı Türk Futbolunun içinde bulunduğu kokuşmuş yapıdan bahsetmekti.. Maça girerken 10 yaşındaki kız çocuğun anlamsız bakışlarla ayakkabılarını çoraplarını çıkarıp ayaklarını polise göstermesinin o...
Diğer yazılar:

Diğer başlıklar

Twitter