| Tribüne Çözüm Arayışları |
|
|
| Köşe yazıları - Mehmet Altan | |||
| Mehmet Altan tarafından yazıldı | |||
| Perşembe, 28 Kasım 2002 02:00 | |||
|
Başarısız bir dönemin normal sonucu olarak son zamanlarda taraftar sayımızın erozyona uğradığını görmekteyiz.Bunun nedenleri ve alınması gereken önlemler hakkında tartışmak gerektiğine inanıyorum. Þu an için çokda ciddiye alınmadığını ve her seferinde bir çok mazeret üretildiğini görmekteyiz. Örneğin yaz sonundaki maçlarda taraftarın yazlıkları tercih ettiği. Cumartesi maçlarında mesai saatlerini,yağmurlu havalarda hava şartlarını,veya ekonomik kriz döneminde yüksek bilet fiyatları...vs gibi bazı yönlerden haklı gibi görünen pek çok mazeret bulmak mümkün. Sebep ne olursa olsun tartışmalı ve ulaştığımız sonuçları gerekli yerlere göndermeliyiz.Þimdiden nasıl olsa dönecekler diye düşünüp elimiz kolumuz bağlı oturursak bir gün gelip şu an ksk'nin düştüğü durumlara düşebilir 2000 kişi gelince bugün iyi taraftar vardı cümleleri kurmak zorunda kalabiliriz. Kişisel olarak aklıma gelen sorunlara ve naçizane çözüm önerilerime değinmek istiyorum.Öncelikle dışarıdan başlayalım şu an İzmir'de sadece Güzelyalı ve Hatay bölgesini dahi ele alsak Göztepeye sempati duyan onbinlerce insan var.İlk şampiyon olduğumuz yıl Güzelyalı sahilindeki muhteşem kalabalığı hatırlayın şu an ise Güzelyalı'ya gittiğim zaman bana burası Göztepenin merkezi dedirtecek hiç bir şey gözüme çarpmıyor. Öncelikle insanların içinde unutmaya yüz tuttukları Göztepe olgusunu canlandıralım sokakta esnaf,okulda öğrenciler,alışveriş yapan,sahile çay içmeye giden insanlar Göztepeden konuşmaya başlasınlar bu nasıl olacak ? Örneğin bir zamanlar yaptığımız gibi yollara asacağımız bayraklar,apartmanların balkonlarını süsleyen flamalar, dikkat çekecek yerlere asılabilecek pankartlar insanları tribünlere davet eden yazılar...vs. gibi nesnelerle insanların dikkatini çekip onları yaşadıkları bu şehrin süper ligde oynayan bir takımları olduğunun ve bunun bize ait yaşadığımız topraklara ait en önemli değerlerden biri olduğunun bilincine tekrardan ulaştırmalıyız. Tribünlere gelince; kapalı tribünümüz YALI grubundaki arkadaşların çabaları sonucunda hepimizin gurur duyacağı, kuru kuruya, düşünmeden, davul zurna çal çal oyna mantığındaki amaçsız taraftar profilinin çok dışında , lider konumdaki arkadaşların zekice ve düşünerek oluşturdukları tepki ve övgülerini bazen yanlış ama genelde çok doğru ve belli bir amaca yönelik olarak veren bir grup haline gelme yolunda çok önemli adımlar atmaktadırlar. Þu bir gerçektir ki kapalı tribün taraftarı olmak açık tribünde bir süre pişmeden olacak bir iş değildir.Bir çoğumuz büyük ihtimalle küçük yaşlarda açık tribünde başlayan bu sevdamızı yaş ilerledikçe kapalı tribüne taşımışızdır.Bu anlamda açık tribün bizim için bir taraftar yetiştirme okulu gibi geliyor bana. Bu görev de eskiden olduğu gibi amigomuz İsmail Kocaoğlu'nda olmalı. Açık tribüne gelen genç taraftarlar karşılarında onu görmek istiyorlar.Bence açık tribünün tekrar canlanması ve eski şaşalı günlerine dönmesi için İsmail Kocaoğlu'nun bir süre açık tribünde olması gerekiyor.Kapalı tribüne gelen arkadaşlar nerdeyse kimin nerde duracağını biliyoruz diyebileceğimiz kadar tanıdık ve sürekliliği olan kişiler ama Göztepemizi,taraftarımızı merak eden ve tribüne yeni yeni gelmeye başlayan genç arkadaşlar öncelikle açık tribünü tercih edeceklerdir. Maçların zamanlama ayarları var bir de.Yönetim bu konuda mutlaka yumruğunu masaya vurmalıdır biz bu ülkenin 3. büyük şehrinin en büyük taraftar grubuna sahip bir takımız bu anlamda eğer futbolda taraftar çok şey ifade ediyor deniliyorsa İzmir'de maç saatleri ayarlaması yapılırken kesinlikle demokratik olunmamalıdır.Öncelik her zaman bizde olmalıdır.Örneğin Cumartesi yapılacak olan maçlar kesinlikle gece oynanmalıdır. Pazar günü maçlarında ise gündüz maçı tercih edilmelidir. Birde bilet fiyatları hadisesi var.Bu ekonomik şartlarda bilet fiyatları pahalı diyenlere lafımız olamaz. 10 milyon TL bir çok insan için bir futbol maçına verilmesi zor görünen bir rakam ama 10 milyon TL vererek kapalı tribüne girecek 2-3 bin tane Göztepeli yoksa biz taraftarımız var diye övünmeyelim.Açık tribün için ise çeşitli uygulamalar yapılabilir. Örneğin ara sıra Göztepe olgusunu insanlara hatırlatmak takımı canlandırmak için açık ve balkon tribün biletlerinde sembolik rakamlar uygulanabilir ayrıca bu sayede sürümden kazanmak olarak adlandırılan bir talep patlaması yaratılarak belkide umulduğundan daha fazla hasılat elde edilebilir.Ama bazen zor olsada parayı 2.plana bırakıp insanları tekrar Göztepe ile kavuşturacak önlemler almalıyız. Çözüm önerileri olarak aklıma gelenler bunlar sizlerden isteğim bu konudaki fikirlerinizi gönderin ve bunları bir bildiri halinde yayınlayalım ve yönetime,taraftar temsilcimize ve diğer çeşitli yetkililere gönderelim. Yukarıda bahsettiklerim genelde futbol üzerine oldu ama sakın unutmayalım ki basketbolda da çok güzel bir takımımız var ve orasıda bizim için yepyeni bir heyecan sahası futbolda elimizde olan taraftar üstünlüğünü basketbol sahalarında da ele geçirmek için tribünlere koşmalıyız.
Favori olarak al
PaylaÅŸ
Arkadaşına gönder
Okuma: 761 Yorumlar (0)Sadece üyeler yorum yazabilir, Üye ol/Giriş yap.
|



Resmi Site

