
Çek bir 45lik(!)
Çağatay Çağlar
Ne zaman Turgutlu maçına gitsem hep aklıma rahmetli Atalay gelir. O günü dün gibi hatırlarım. O Turgutlu deplasmanı öncesi ebediyete göç etmişti. Işıklar içerisinde yat sevgili Atalay… Ligde hafta içi bu tür maçlar hem oyuncular, hem de futbolcular için tam bir angarya iş olarak görülür. Bir de bunaltıcı sıcak olursa o maç inanın çok zor biter. Ancak ilk yarım saatte özellikle Göztepe baskısıyla rakibini iyice sindirdi. Ardından da sarı-kırmızılı ekip golü İlhan’la buldu. Ancak ben golü Serdar ve İzzet’le de paylaşıyorum. Çünkü hazırlanış açısından son derece uyumlu bir atak gole dönüştü tebrikler. Hemen golün ardından Kasaba ekibi Ömer ile mutlak bir pozisyondan oldu. Burada yılların tecrübeli eldiveni kaleci Akın müsaade etmedi. Belki de bu maçın kader anıydı. Nitekim Göztepe, Serdar’ın kazandırdığı penaltı golü ile ilk yarıyı 2 farklı skorla tamamlayarak soyunma odasına gitti…
Karşılaşmanın ikinci yarısında durum tam tersine döndü. Rakip Turgutluspor, zaten “S.O.S” veren Göztepe defansını iyice zorlamaya başladı. Forvette Türker’in oyundan alınmasıyla da Tayfun iyice yalnız kaldı. Göztepe golü değil skoru korumayı düşündü. Bu bana göre son derece yanlış bir taktik ve anlayış. Bu ligde yenilen veya atılan her golün önemi var. O yüzden her maçta skor ne olursa olsun oyundan düşmeyeceksin, kontrolü elden bırakmayacaksın. Teknik Direktör Özcan Kızıltan’a burada çok iş düşüyor. Oyuncular maç içerisinde bile rehavete giriyorsa sıkıntı var demektir bana göre. Herhalde Özcan Hoca bunun önlemini ileriki haftalara yaymadan biran önce alır. Alınan 3 puan deplasmandan gelen 3 puan ile mükemmel oldu. Bu avantajı sürdürmek için deplasmandaki Bozüyükspor maçı büyük önem taşıyor… İlk yarıda yediği biri penaltıdan olmak üzere 2 golle sarsılan Turgutluspor’un bu oyunu kimseyi aldatmasın. Kasaba ekibi bana göre ligde çok iş yapar, can da yakar. Sadullah, Çağdaş, Mustafa, Bora ve Zafer Özden bu takım için önemli oyuncular. Kasaba takımına başarılar dilerim. Ayrıca centilmen Kasaba seyircisini ve taraftar temsilcisi Yüksel’i tezahüratlarından dolayı tebrik ederim.
Skor iyi oyun kötü
Ersan Yetişir
Göztepe, 3 gün ara ile oynadığı ikinci maçında önce deplasmanda daha sonra evinde aldığı iki galibiyet ile zirve için umutlandığı gibi ileriki maçlar öncesi moral bulmuş oldu. Bugün için aslında sarı kırmızı ekip maça çok iyi başlamasına ve net pozisyonlar bulmasına rağmen bu oyun anlayışını ilerleyen dakikalarda sahaya yansıtamadığı gibi özellikle ilk yarının son çeyreğinde rakibine önemli pozisyonlar verdi. Bu sıkıntılı süreçte gelen ikinci gol ile rahatlayan sarı kırmızılılar, bugün için skor açısından belki istediğini elde etmiş görünse de, maçın genelinde beni çok fazla tatmin etmedi. Belki bugün için mazeretlerde peşi sıra sıralanabilir, üç gün içinde oynanan iki maç ve ardından mevsim normallerinin üstünde seyreden sıcaklar ve yeni oluşan bir takımın beraber oynama alışkanlığını henüz kazanamaması gibi faktörler olsa da Göztepe takımının henüz tam olarak takım halinde hareket edemiyor, bloklar arasında önemli kopukluklar her maçta fazlası ile hissediliyor. Fazla yıldız oyuncunu olabilir ama önemli olan bu isimlerin diğer arkadaşları kadar mücadele etmesi gerekiyor. Sağ tarafta İzzet özverili oyunu ile her zaman olduğu gibi takımına önemli katkılar sağladı. Gol pasında yapmış olduğu asist ile ayrıca güne damgasını vurdu. Geçtiğimiz hafta son anda hastalandığı için maç kadrosundan çıkarılan Ferhat, orta sahada dinamo gibi çalışarak takımı adına olumlu işler yaptı. Forvet hattında Tayfun yine arzulu oyunu ile ve penaltıdan attığı golle takımını adına dikkat çeken görüntü içindeydi. Defans bloğunda Mehmet Yılmaz ve sol tarafta oynayan Uğurtan bir an önce toparlanarak takımı adına önemli katkılar sağlamak zorundalar. Yine Türker oldukça tutuk oyunu ile ve girdiği net pozisyonlardan faydalanamadı. Bu görüntüsünden bir an önce kurtulup tecrübesi ile eski golcü kimliğine en kısa sürede dönmeli. Özellikle maçın ikinci yarısında tempoyu bir türlü yükseltemeyen Göz Göz alınan galibiyete rağmen bu silik görüntüsünden bir an önce kurtulup artık vites yükseltip, rakiplerine göz dağı vermeli. Bu kadro yapısı buna müsait. Önemli olan takım halinde hareket edebilmek. Bunu da gerçekleştirecek olan bu futbolcu kardeşlerim umarım gelecek haftalarda güzel futbol ve seri galibiyeti alırlar.
Futbola ihanet etmeyin
Sinan Genç
Şunu peşinen söyleyeyim Göztepe'nin Turgutluspor önünde aldığı galibiyet içime hiç ama hiç sinmedi. Diyeceksinizki, 'Kazanan her zaman haklıdır'... Yok efendim haklı değil. Hele hele bu takım Göztepe olursa... İlk yarıya lafım yok. Ama ya ikinci yarı. '2-0 öne geçtim' deyip skorun üzerine yatmayacaksın, elin belinde yürümeyeceksin, rakibine saygı duyacak, taraftarını sıkmayacaksın. Futbolun gereklerini yapacaksın ama çirkinleştirmeyeceksin. Skora güven olmaz. Unutmayın skorun içinde futbol olmazsa, yürek olmazsa birgün skor levhaları da kahır yazar, puan cetvelleri de.
Dua etsinler ki karşılarında demorolize olmuş bir Turgutluspor vardı. Teknik direktörsüz, moralmen çökmüş, taraftar baskısı yemiş bir Turgutluspor. Aslında diri bir Turgutluspor normal şartlarda özellikle ikinci yarıda Göztepe'yi hallaç pamuğu gibi atardı.
Erhan Namlı, Sadullah, Bora, Ömer kaplan, Barış ve Mustafa Yalçınkaya çok iyi oyuncular. Bana göre Turgutlu'nun akordu bozuk. İyi bir antrenörün elinde bu takım ligde çok işler yapar. Ama dün onların günü değildi. Şanslı olanın günüydü.
Evet Göztepe takımı çok gol pozisyonlarına giriyor ama rakibine de çok pozisyon veriyor. Özellikle sol kanattan. Sol açık Emin iyi bir futbolcu ama hücuma çıkayım derken arkasındaki Uğurtan ile arasında öylesine fazla boşluklar veriyor ki, Turgutlu'nun sağ taraftan yaptığı her atak Göztepe'nin üzerine kabus gibi çöktü. Göztepe'nin defansı çok misafirperver. Gelene 'hoşgeldiniz' deyip buyur çekiyor. Göztepe'nin gol aradığı dakikalarda Turgutluspor'un Barış, Bora ve Sadullah ile ansızım yakaladığı öyle pozisyonlar varki o ataklar gol olsa maçın seyri değişecek. İzzet, Mehmet Yılmaz, Burak ve Uğurtan kağıt üzerinde iyi bir dörtlü oluşturabilir ama çim üzerinde değil. Bu dörtlü pardon Göztepe takımı yatıp kalkıp kaleci Akın'a dua etsin. Serdar Samatyalı dün günündeydi, Yılmaz oyunda olduğu anlarda takımını çok iyi yönetti, İlhan Şahin yüreğini ortaya koydu, golünü attı o kadar. Diğerleri mi? Yerim dar ama takımın en iyisi Tayfun ikinci yarıda eli belinde ofsayt bayrağı kaldıran hakemle hep göz gözeydi, gerisini siz düşünün.
Skor tamam ya futbol
Bülent Buda
Oynanan futbolun niteleğine göre skor doyurucu... Topun ayaklarda gezindiği süreye bakıldığında Turgutluspor önde. Göztepeli futbolcularda genel bir yorgunluk gözleniyor. Bu sorundan oluşan açığı da İzzet ile İlhan’ın çabaları kapatıyor. Nem yüklü ağır havaya karşın, izzet’in sağ kanadı önlü-arkalı etkili kullanımı gerçekten övgüyü hakediyor.
Emin’in 66 dakika oyun alanında tutulması bize göre fazlaydı. Sarı kırmızılılar halen rakiplerini boğan, sıkıntıya sokan, şaşırtan oyun modeline geçebilmiş değil. Bunun yanısıra özellikle ilk yarıda orta alan ile savunma göbeğinde oluşan açıklar ise can sıkıcıydı.
Bu yarıda Turgutluspor’un gol ayakları biraz daha becerili olabilse skor tabelasındaki manzara farklı olabilirdi. Neyse yinede malatya yorgunluğunun ardından bir üç puan daha elbette çok değerli. Ancak TAM GÖZTEPE bu değil.
Eğer oynanan ligin bir üstü hedefleniyorsa, ki öyle. Futbolun daha fazlası hatta çok daha fazlası gerekiyor.
