
Skor mu futbol mu?
Çağatay Çağlar
Uzun yıllar sonra yeniden Turgutlu’ya gidiyorduk. Yanımda usta gazeteci Tayyar Özdemir, Erşan Yetişir, foto muhabiri Mustafa Köprülü ve şoför Şero. “Kasaba” oldum olası Göztepe’ye ters gelmiştir. Aynı senaryonun yazılmaması için “rotasyon”lu takım düşünüyordum, aynen de öyle oldu. Nasıl olduysa!
Göztepe takımı önceki hafta İskenderun deplasmanına göre çok farklı bir kadro ile sahada yer aldı. Anıl-Burak stoperde hatasıza yakın oynadılar. Sağda İzzet, solda Uğurtan arı gibiydiler. Sahaya kaptan olarak çıkan Ferhat ön libero da çok başarılı işler yaptı. Top çaldı, pres yaptı, topu oyuna soktu. Aferin “cesur yürek” sana. Tayfun-Türker gol A.Ş. Serdar Samatyalı gene iki gole asistlik yaptı. İlk yarıda 4 net atak, 3’ü gol oldu. Rakip Turgutluspor’un erken gol yemesi, defansın müthiş yanlışları ve kademe hataları…
Herkes farklı biten maç sonrası Göztepe’yi yere göğe sığdıramayacaktır. Ama işin aslı öyle değil. İnanın beni futbol değil, iki şey mutlu etti. Öncelikle sahada golü düşünerek çıkarılmış Tayfun-Türker ikilisi. İkincisi ise 5-0’lık skor. Hadi buna deplasmanda kazanılan üç puan ve morali de ekleyelim. Ama inanın yeterli değil. Göztepe bu ligin her zaman için en iyisi olmak zorundadır. Taraftarıyla, camiasıyla bunu fazlasıyla da hak etmektedir. Ben yine de ligde sarı-kırmızılıların açık ara gidebilecek güçte olması gerektiğini savunuyorum. Takımın daha stada gitmeden adı geliyor. Hafta içi Turgutlu 7 Eylül Stadı tıka basa dolu. Gelin hafta sonu bile her hangi bir maçına bu kadar seyirci çekmiyor. İşte Göztepe’nin büyüklüğü burada. Sonuçta bu karşılaşma da geride kaldı. Rakipler yakın takipte, lider Bandırma yine galip. Aradaki farkı koruyor. Göztepe’nin bu saatten sonra tek düşüneceği sonuç içeride-dışarıda 3 puan. Ancak bu sistemle bu ligden çıkılır. Yolun açık, şansın bol olsun Göztepe.
Ersan Yetişir
Göz Göz'ün dönüşü
Son haftalarda aldığı başarısız sonuçlarla şimşekleri üzerine çeken Göztepe, mutlak galibiyet için gittiği Turgutlu’da, muhteşem bir galibiyete imza attı. Sarı kırmızılı ekipte her maça farklı kadro ile çıkma geleneği bu maçta da bozulmadı. Cezası 1 maça indirilen Kaptan İlhan, 18 kişilik kadroda yer almasına rağmen bugün için forma bulamadı. Yine Mehmet Yılmaz Turgutlu’ya getirilmesine rağmen 18 kişilik kadroda yer almadı. Son haftalarda ilk onbirde yer bulamayan Türker bu kez Tayfun ile birlikte forvet hattında ikili forvet oynayıp, iki müthiş gole imza attı. Yine diğer forvet Tayfun attığı iki gol ile de yıldızlaştı. Demek ki ikili forvet oynanabiliyormuş! Bu ikili aynı anda sahada olduğu zaman, Göz Göz gol yollarında fazla sıkıntı çekmeyecek gibi. Göztepe muhteşem bir skora rağmen yine de oyun anlamında zaman zaman özellikle orta sahada ve orta sahanın solunda oynayan oyuncularından bu maç için tam randıman alamadı diyebiliriz. Özellikle sol kanatta Ramazan ve sağ tarafta Raşit çok etkili olamadı. Orta sahada haftalar sonra Ferhat, müthiş oyunu ile eski günlerine dönüş sinyali verdi. Yanında oynayan Hasan Hakan, silik görüntüsü ile bu bölgede zaman zaman, zaaf yaşanmasına neden oldu. Özellikle elinizde Serdar gibi bir yıldızınız varsa onu kenarda tutmak hem ona hem de takıma yazık etmek demek. Onun oyunda olduğu anlarda takımını rakip sahaya en çabuk taşıyan oyuncu olma özellği, oyuna girdikten sonrada bariz şekilde belli oldu. Umarım Özcan hocam bu inadından en kısa zamanda vaz geçer. Aksi taktirde olan Göztepe’ye, olur. Sanırım gelecek hafta İlhan’ın da, katılımı ile Göz Göz bu maçın morali ile artık seriye geçecektir. Bugün için oyun adına fazlada bir yorum yapamayız. Çok erken gelen gol sonrası gardı düşen Kasaba oyunun tüm insiyatifini bu dakikadan sonra rakibine verdi. Bu tip maçlarda çok fazla hata yaparsanız özellikle tecrübeli ayaklar hemen cezayı keserler. Bugün onlar adına oldukça şansız bir 90 dakika oldu. Son sözüm Turgutlu’da, görev yapan basın mensubu arkadaşlarımıza, bize mükemmel bir ev sahipliği yaptılar. Kendilerine şahsım ve arkadaşlarım adına sonsuz teşekkür ediyorum.
Göztepe ve KAsaba
Tayyar Özdemir
Maçın öncesinde Göztepelilerin ürküntüsü yüzlerinden, gözlerinden belli oluyordu. İzmir ile Turgutlu arasındaki mesafede sarı kırmızılı gönüllüleri izlerken de böylesine bir sakınca saptamıştık. Sonrasını Göztepeliler adına aktarmaya gerek yok, çünkü skorun daha erken dakikalarda büyüyüceği belli olmuştu. Nitekim beyaz çizgiler içindeki futbol adına önemli işlerin yapılmadığı ama gollerin geldiği bir karşılaşma izledik. Belki bir bölüm Göztepeli “İyi oynamadık “diyebilir ama bence ligin geriye kalan haftalarına hızla gidilirken skor kadar sonuçların da önemini bir kez daha anımsamak lazım. Ve bu nedenle ben bu maçı önemsiyorum. Rakipler ne yapmış? Pek dikkat etmeden Göztepe kendi yolunda koşmalı ki hedefine ulaşabilsin…
Turgutlu takımı gerçekten kasaba takımı gibiydi. Ne oynadığını bilmesi için 11 adamın belli ölçülerde olması lazım ama ben bu takımda bunları göremedim. Kalecisinden tutun da en son adamına kadar yetirsiz bir ekip. Bu takımın nasıl olur da liderliğe koşan bazı takımlardan bir kaçını yenebilir buna inanmak mümkün değil. ‘Göztepe çok mu iyiydi de yendi’ diye soruyorsanız belirttiğim gibi sonuç ve skor sarı kırmızılı takım için önemliydi ve onu elde etti. Zaten zayıf rakipler karşısında değil güçlü takımlar oynamakta her zaman gücünü sergilemekte zorlanırlar. Ben Göztepe’yi bu nedenle iyi oynayamadı diye gördüm. Bu sezon ilk kez izlediğim için Göztepe’nin gücünü pek ölçemedim ama şunu gözledim ki, o da; takımın içinde belki yoktur ama dışarıdan epeyce homurdanmalara tanık oldum. Şu oyuncu neden oynatılmadı ya da oynatılmıyor? Bu ve benzeri konuların tartışılması belli ki bazı sorunları da gündemde tutuyor. Bence bu deplasmanı hatasız atlatan Göztepe, biraz daha motive olup artık zamanın daraldığını anamsaması ve yorgunluk hissetmemesi lazım. Zira golün kötüsü olmadığı gibi galibiyetin de olmaz.
Bülent Buda
İkisi birlikte olabiliyormuş
İki Türker iki Tayfun ne anlama geliyor? Bir, maçın 32 dakikada bittiğini. İki, Özcan hocanın tek santfor takıntısının lüzumsuz olduğunu.
Millet elinde fenerle golcü ararken hoca dönüşümlü bu iki futbolcudan birini alana sürüyor, ötekini yedek klübesinde nadasa bırakıyordu.
Dün Göztepe’yle Turgutluspor arasındaki temel fark; ilkinin tüm atakları gol oldu ötekilerse eli boş döndü... Demek ki futbolda topla fazla birliktelik hücum sayısındaki üstünlük her zaman işe yaramıyor. Çerçeveyi bulma becerisini gösteren taraf skor tabelasını biçimlendiriyor.
Göztepe’nin elindeki kadro bu ligi sırtlayacak nitelikte. Ancak aşırı rotasyon hastalığı ligin ikinci yarısındaki beş maçta yitirilen yedi puana maloldu. Lider bir takım için bu kadarı çok fazla. Bu kadronun orasını burasını fazla kurcalamanın alemi yok.
Bu iş bazen öyle abartıldı ki bırakınız izleyeni oynayanlar bile şaşkına döndü. Neyse ki dünkü beş gollü galibiyet, çizilmeye yüz tutmuş karizmaya bir biçimde ilaç gibi geldi..
Kim ne derse desin, İzzet, İlhan, Türker, Tayfun bu takımın yapı taşları vede omurgası. Bu çocuklara yerli yersiz dokunmak, takımın ruhsal durumunu da oyun kalitesini de olumsuz etkiliyor.
Ramazan dün ilk kez ilk onbirde alana çıktı.
Derli toplu oturaklı oynadı. İlk gününüde şık bir golle taçlandırdı vede doğru bir kazanım olduğunu belgeledi.
Bence Göztepe’nin gerçek yarışı bu maçtan bu sonuçtan sonra başladı. Şampiyonluk ipini, işi play-off’a bırakmadan göğüsleyebilirler. Eğer kendileri de inanıyorlarsa.
Sinan Genç
Aklın yolu bir
Megaloman değilim... "Ben demiştim" demeyi de hiç sevmem... Ama ne olur söyle Özcan (Kızıltan) hocam böylesi daha güzel değil mi? Tamam rakibini ciddiye alacaksın ama kendi gücünü de bilecek ve de rakibine hissettireceksin... Elinde tank varken, top varken, tüfek varken sapanla savaşmanın anlamı ne?... Bu takım bu kadrosuyla, doğru kullanıldığında bak ne kadar keyif veriyor, goller atıyor, elini kolunu sallayarak maçı kazanıyor... Bunu Gebze'de veya İskenderun deplasmanlarında da yapsaydın, bugün Göztepe 'Zirvede tek başınayı' oynuyordu. Hatta hatta Yeni Malatya maçında. Neyse geçmişi kaşımanın geleceğe faydası yok. Giden puanı 'pişman oldular' deyip insana geri vermiyorlar.
Evet Turgutlu'daki maç Göztepe açısından bana göre en zor, en kritik maçlardan birisiydi, hatta düğüm maçı gibiydi. Bandırmaspor'un, İskenderun'un seriye taktığı ligde Göztepe'nin tökezlemeden yola devam etmesi için kendileri gibi zirveyi hedefleyen Turgutlu'yu yenmek çok önemliydi.
Olmazsa olmaz İzzet ve Ferhat ilk 11'deydi, Mehmet Yılmaz'ın yokluğunda Burak yerinde yani defansta görev aldı. Hepsinden önemlisi Tayfun ile Türker ilk kez ileri uçta 90 dakika yan yana oynadı. Türker 2 gol attı, Tayfun 2 gol atıp bir de attırdı. Ramazan kendisini öylesine oyuna vermişti ki güzel oyununu bir de golle süsledi. Sonradan oyuna giren Serdar takımını zinde tuttu, defansta Anıl kusursuz oynadı ve sonuçta Göztepe zor olanı 5 golle aşıp bayrağını dalgalandırdı. Ama Turgutlu'ya 5 gol atana şampiyonluk vermiyorlar. Bu maç kesinlikle ölçü değil. 7 maçtır kazanamayan Turgutlu eski Turgutlu değil. Rehavete girmek yalnış olur. Unutmayın başarılar önce beyinde planlanır, yürekte kurgulanır ve sahada kazanılır. Daha önünüzde oynanmamış 11 hafta, kazanılmamış 33 puan var.
Gürkan Ertaç
Daha önceleri neredeydiniz ?
Göztepe yılın futbolunu oynayarak Kasaba'da Turgutluspor önünde 5 gollü, tarihi bir zafer kazandı. Bizim 90 dakika hayranlıkla izlediğimiz bu takım, kesinlikle Gebze, İskenderun ve Y.Malatya maçlarının pısırık ekibi olamazdı. Kalecisinden solaçığına kadar, kendine güvenen, ne yaptığını bilen, birbirinden güzel gollerin sahibi bir "Rüya takım" gibiydi Göztepe. Birara, İspanyollara özgü, 15-20 pas yapan sarı-kırmızılı ekibi herkes hayranlıkla izledi. Kızıltan, "Bu takım rakibin üzerine üzerine gitmeli, çift forvetle oynamalı" eleştirisini yapanları haftalarca, "Kendi işine karışanlar" olarak gördü. İşte dün ilk kez Tayfun-Türker ikilisi birarada mükemmel iş yaptı. Tayfun verdi, Türker vurdu, yine Tayfun voleyboldaki gibi sıçrayıp defansı aldatarak Türker'e bir gol daha attırdı. Bu Tayfun gerçekten büyük yetenek. Ona herşey yakışıyor. Orta sahada pres yapıyor, alıyor topu, mükemmel harmanlıyor, asistlerde boşu yok. Attığı goller gerçekten TV'lere jenerik olacak güzellikte. Sadece Tayfun-Türker'mi, gizli kahramanlar da vardı. Ferhat, Ramazan, Hasan Hakan sahada basmadık yer bırakmadılar. İzzet sağ kanadı parselledi, Anıl gösterişsiz ama randımanlı, Uğurtan ve Raşit 10 üzerinden 8 alacak kadar etkili.
Turgutluspor'da Basatemur sahaya forvetsiz bir 11 sürerek Göztepe'den çekindiğini gösterdi. İki golcü Ömer ve Adem yoktu, defansif anlayışlı bir kadro. Tecrübeli kaleci Hakan'ı oynatmamak da hataydı. Üstüne defansın seri hataları tuzbiber ekti ve farklı yenilgi geldi. Kaleci İzzet ve Ozan'ın (Polat'ın oynamaması yanlıştı) gollerde zamanlama ve kademe yanlışları, Göztepe'nin sonuca rahat gitmesini sağladı. Youssef, maçı ailesinin izlemesinden olacak, kendini göstermek için topla aşırı oynadı. Turgutluspor bu maçı unutmalı, Alanya'yı deplasmanda yenerek Play-Off şansını yeniden yaratabilmenin yollarını aramalıdır.
