Kulübeden gol yemek (!)
Çağatay Çağlar

Futbol skor oyunudur. Eğer skoru bulmazsan puan alamazsın, haliyle de şampiyon olamazsın. Kolay giden işi zora sokmak ise kendi kazdığın kuyuya düşmektir. Aynen son 3 maçta olduğu gibi… Öncelikle takım içerisinde ciddi bencillikler gördüm. Halil-Tayfun-Türker ilk yarıda oluşan net pozisyonlarda kendilerini düşündüler. Oysa bu takım oyunudur. Göztepe şampiyon olursa, Türker-Tayfun ya da Halil olmayacak. Kişilere endeksli takımlar her zaman için kaybetmeye mahkumdurlar. Bu olayı sadece ben bu haftalık olarak değerlendiriyorum. Umarım sona yaklaşılan bu dönemden sonra aynı hatalar tekrarlanmaz.

Göztepe, her ne kadar kolay gözükse de çok zorlu bir 3 puanı kopardı. Serdar Samatyalı, Uğurtan ve Türker’in organizasyonunda gelen şık gol. Bunu 3 oyuncuya yazıyorum. Ardından Tayfun’un art arda kaçırdığı net pozisyonlar. Türker’in, Halil’in kaçırdıkları… Yani maç çok daha farklı bir skorla bitebilirdi. Ancak kişiselleşen olaylar, ayrıca şanssızlıklar ve beceriksizlikler yüzünden fark kaçtı, takım strese girdi…

Futbolda bunlar var. Önemli olan pozisyon bulmak, gol yollarında çoğalabilmek. Ancak nedendir bilinmez, takım 1-0 galipken niçin forvet oyuncusu dışarı alınır? Takım takır takır , şakır, şakır oynuyor. Rakip defans Türker’le Tayfun arasında bunalmış devamlı olarak (SOS) veriyor. Her an gol veya goller bulmak mümkün. Neden iş zora sokuluyor? Bu korku neden? O zaman Akın’ın yanına kaleci Vedat’ı da alalım çift kaleci oynayalım (!)

Bu maçı da kazasız, belasız ama eziyetlerle atlattı yine Göztepe. Aynı senaryo Mardin’de de öyleydi. Alanya’da da… Sonuçta kazanılan 3 puan var ama bazı yanlışlıklar da var. Lütfen dikkat artık. Bunların telafisi yok. Şimdi Bugsaş maçı çok daha önem kazandı. Bandırma puan kaybediyor ama arkadan Bugsaş geliyor. Umarım bu maçın en kötü skoru 1 puanla dönmek olur. Onun için kulübeden gol yemeyelim. Kulübeden gol atalım, attıralım.

Son söz yine o muhteşem taraftara. Hiç durmadan susmadan 90 dakika destek verdiler. Ama biraz daha küfürde dikkat edilmeli. Şanlı Göztepe’nin şanlı taraftarına da bu yakışır zaten. Yolun açık, şansın bol olsun Göztepe…

Çember daralıyor
Erşan Yetişir


Göz Göz, bu sene belkide ligin en rahat maçına çıktı. Rakip ligin dibinde can çekişiyor. Seyirci hafta arası olmasına rağmen maça ilgi göstermiş… Hava yazdan kalma, zemin futbol oynamak için mükemmel…. İşte böylesine artıların olduğu bir günde, maçın başlaması ile sarı kırmızıların rakibi üzerinde baskı kurup sonuca erken gideceğini düşünüyoruz. Tabii bunlar evdeki hesaplarmış onu da maç başladıktan sonra anlayabiliyoruz… Maç başladıktan sonar zayıf rakibi karşısında bir türlü organize olamayan Göztepe, özellikle oyunun ilk dakikalında ayağa pas yapamadığı gibi rakip kale önünde de çoğalamadı. İlk ciddi pozisyonu da, oyunu ilk kez kanada taşıdığı dakikalarda Serdar’ın, Ugurtan’a, verdiği pasta Uğurtan’ın, mükemmel ortasında Türker aynı güzellikte kafa ile topu ağlara göndermesi ile buldu.

Bu golün getirdiği moral ile sarı kırmızıların rakibini baskı altına alacağını düşünmüştüm. Ama bunun ilerleyen dakikalarda sadece düşünce olarak kalacağını tabiki hesaba katmamıştım. Bugün oynanan futbol bence ligin başından beri en sıkıcı ve en temposuz maçı olarak hatırlanacaktır. Göztepe, formasını giyen kardeşlerim bence bir an önce toparlanıp işin ciddiyetini kavramalılar.

Bu ligde kolay maç yok… Maçlar ancak sahada mücadele edilerek ve savaşılarak kazanılır. Belki bugün için şansları yaver gitti ve kazandılar ama bundan sonraki süreç ve bu futbol onları asla hedefe götürmez. Önlerinde artık son 7 maçlık seri var, bu maçların hepsi final niteliğinde, şimdi bu maçı unutup hemen gelecek hafta oynanacak maça konsantre olmalılar. Artık sahada birkaç isim değil takım halinde hareket etmek zorundalar. “Eğer şampiyon olmak istiyorlarsa” bunun için daha fazla efor sarfetmek zorundalar. Unutulmasın bu kadro yapısı ile bu ligde tek başarı ancak şampiyonluk olacaktır. Son sözüm 12’nci adama… Hafta arası olmasına rağmen takımlarını yalnız bırakmadıkları gibi 90 dakika hiç susmadan büyük destek verdiler. Hepsinin yüreklerine sağlık. Efsane futbolcu “Bombacı Halil Kiraz’ın,” bugün doğum günü… İyiki doğdun Halil ağbi… Umarım bu galibiyet sana doğum günü hediyesi olmuştur.


Tehlikeli oyunlar
Sİnan Genç

Kazanan ve üstüne üstlük lider olan bir takımın taraftarı maç sonunda kendi teknik direktörüne tepki gösteriyorsa burada bir sorun var demektir... Ve bu sorun son derece önemlidir. Ama 7 maç kala üzerinde durmamak gerekir... Aslolan Göztepe ise ve verilen tepki Göztepe'ye zarar veriyorsa bazen bazı şeyleri de sineye çekmek gerekir... Ne yapalım Özcan hocanın da yoğurt yiyişi bu ve sonuçta Göztepe lider ve en yakın takipçisi Bandırma'nın maç fazlasıyla 4 puan üzerinde... Kazanan haklıdır, hem de takım liderliğini sürdürüyorsa başarılıdır. Bizden sadece söylemesi. Bu saatten sonra Kızıltan hocanın oyun mantalitesini değiştiremeyeceğimize göre ve o bildiğini okumaya devam edeceğine göre yapacak bir şey yok. Artık sözün bittiği yerdeyiz. Kalan 7 final maçı var ve en azından artık Kızıltan Göztepe'yi öne geçinceye kadar çift forvet oynatıyor. Bu da bir aşama...
Beni asıl düşündüren Kızıltan değil sahadaki futbolcular... Dün Akçaabat Sebat maçında gördüğüm manzara beni gerçekten çok endişelendirdi. Tayfun, Türker ve Halil'i dün ilk kez bu kadar bencil gördüm. Bu üçlü eğer, girdikleri pozisyonlarda gol atmayı değil de gol attırmayı düşünselerdi dünkü maç bu kadar zorlu geçmez Göztepe maçı farklı bile kazanabilirdi... Ne var anlayamadım. İçlerine virüs mü girdi? Sadece onlar mı?
Dün takım olarak Göztepe rutinin üzerine çıkamadı. O yere göğe sığdıramadığım Anıl bile öylesine kritik hatalar yaptı ki yüreğimiz ağzımıza getirdi. Ya Ferhat'a ne demeli?. Ferhat'ı ilk kez bu kadar vasat gördüm. Eli belinde 500 metrelik alanda dolaştı maç boyunca... Garibim Serdar o yaşına rağmen bir sağ, bir sol kanat derken döndü dolaştı Akçaabat yarı alanında. O bile konsantre olamamıştı maça... İzzet ve Uğurtan dışında kimse konsantre değildi zaten maça. İşte beni asıl düşündüren buydu. Bedenleri sahadaydı ama beyinleri başka yerde... Neyse daha fazla deşmeyeyim. Arkadaşlar unutmayalım. Zaferler sevgiyle hazırlanır, beyinlerde kurgulanır, yüreklere kazanılır... Sakın unutmayın.

Özcan Hoca'nın tercihleri
Bülent Buda


Göztepeli futbolcular iki attı, kaleciyle karşı karşıya beş net pozisyonu kaçırdı. İlginçtir gollerle kaçanlar, konuk Sebat’ın atağa çıkıp kaybettikleri topların Göztepe karşı atağına dönüşmesinden oluştu. Yani Göztepeli futbolcular, kalabalık savunmaları hızlı, ayağa pas trafiğiyle dikine çıkışlarla geçemiyor. Ancak geniş alan bulduklarında rakip zaaflarından yararlanarak pozisyon üretebiliyor. Ama bundan yararlandıkları da pek söylenemez.
Tayfun, ilk yarıda iki açık pozisyonu kötü vuruşlarla dışarı yolladı. İkinci yarıda elverişli konumlarda arkadaşlarından pas alamayınca oyuna küstü. Sağ ayağını kullanmada usta olan Serdar Samatyalı sol kanatta oyuna başladı. Haliyle çizgiyi kullanamadı, topu sağ ayağına çekip içe kat etmeyi denedi, çoğunda da topu rakiplerine kaptırdı. Dün sol alanı gerek alan görevlisi olarak gerekse oyun içi rotasyonuyla dört futbolcu paylaştı sırasıyla, Serdar, Halil, Raşit ve Emin... İlginçtir, dördünün de sol ayağı zayıf. Hayrettir; kadroda o alanı ve sol ayağını en iyi kullanan Ramazan kulübede. Belli ki Ramazan dün hocanın aklında yoktu.
81’de savunmanın seyrettiği konuk takımdan bir futbolcunun kafa şutunu Akın’ın çelişi var. Ya gol olsa? Yandı gülüm keten helva! Maçın son 10 dakikasında Göztepe’nin kullandığı köşe vuruşları ve de duran toplarda hayrettir, tek sarı kırmızılı futbolcu yok. Bu kadarı da fazla. Hiç yakışmıyor. Neyse ki 89’da Halil, hızlı yürekli dikine bir çıkışla rakiplerini arkasında bırakıyor, kaleye paralel çıkardığı topa da Raşit‘e dokunmak kalıyor.
Dün havada insanı sersemleten lodos vardı. O nedenle lodosta, palamut bile denizden çıktığında baygın baygın bakar. Eti yumuşaktır, tadı kaçmıştır. İşten anlayan rakıcılar bu haliyle palamutu pek yeğlemezler. Anlaşılan dünkü lodos Özcan hocayı da çarpmış. Oyun alanı dizilişi oyuncu değişikliklerinde kullandığı tercihler, lodos şaşkınlığından kaynaklanmış olabilir mi?
Maçı izleyenlere soruyorum siz ne dersiniz?

YORUMLAR

KÖŞE YAZILARI

  • İnstagrama kayıtlı 52 milyonluk örneklem üzerinden bakarak Türkiye’de hangi takımın kaç taraftarı var? İnstagrama kayıtlı 52 milyonluk örneklem üzerinden bakarak Türkiye’de hangi takımın kaç taraftarı var?
    Written by Oguz Resat Sipahi 10 May 2020
    Oğuz Reşat Sipahi http://www.sipahi.tk Hangi takımın daha çok taraftarı var? Bu soru çok iç gıdıklayan bir soru biliyorum. Pazar Pazar maçlar da yok. Nereden aklıma geldi diye sorarsanız Dövletimiz sağolsun. İnstagramda Kumluca-Olimpos alanının yüce Dövletmiz tarafından 1. derece sit alanı konumund...
  • Ülkemizde 1098, dünyada 108319 kişiyi covid19 kanlı ve mukuslu kırbacı ile kaybettik... Ülkemizde 1098, dünyada 108319 kişiyi covid19 kanlı ve mukuslu kırbacı ile kaybettik...
    Written by Oguz Resat Sipahi 12 Nisan 2020
    Oğuz Reşat Sipahi http://www.sipahi.tk *Ülkemizde 1098, dünyada 108.319 kişiyi covid19'un kanlı ve mukuslu kırbacı ile kaybettik... *Ne mutlu bizlere değil ki ülkemiz, covid19 açısından müreffeh ülkeler düzeyini yakalama ve aşma yolunda koşar adımlar ile ilerliyor... Yine de arada iyi şeyler de var...
  • Gözyaşları... Gözyaşları...
    Written by Oguz Resat Sipahi 21 Nisan 2019
    Oğuz Reşat Sipahi http://www.sipahi.tk Uzun zamandır yazasım gelmiyordu ligin ilk devresinde yazacak birşey yoktu pek, ya da dünyevi dertlerden yazasım gelmedi... Ligin ikinci devresinde de yazasım gelmedi bu sefer çoğunlukla dünyevi ailevi dertlerden... Dünkü gözyaşlarına kadar... Taraftarımızın,...
  • Göztepe TEK Büyüktür. Göztepe TEK Büyüktür.
    Written by Özkan Cengiz 28 Nisan 2018
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net Göztepe TEK Büyüktür. Yıllar önceydi amatördeydik, takıma tribünlerin yoğun tepkisi vardı, hoca ve oyuncular fazlaca tepki alıyorlardı. O günlerin yöneticileri ile bir araya geldik. Şaşkındılar, bize nasıl profesyonel çalıştıklarını anlatıyorlardı. Video analizler...
Diğer yazılar:

Diğer başlıklar

Twitter