
Çıktık açık alınla
Nevzat Güzelırmak
Tavşanlı'da aldığı muhteşem galibiyetle Göztepe, "Artık zirve yarışında ben de varım" dedi. Maçı iki perdelik bir oyun olarak değerlendirmek gerekir. İlk yarıda hırslı, mücadeleci bir sarı-kırmızılı takım vardı. Ve Grobler'in harika kafa pasını mükemmel bir şutla ağlara yollayan Türker. Türker her hafta futbolunun üzerine koyuyor, gol yollarında daha etkili oluyor. Biraz daha zamana ihtiyacı var ama gösteriyor ki, Göztepe'nin ilacı bir golcü. Orta sahada hafif sakatlığı bulunmasına karşın özveriyle oynayan Hakan ile bence maçın kahramanı Şamil (Ki 90 dakika sahada basmadık yer bırakmadı, atak kesti, en can alıcı pozisyonlarda vardı) orta sahayı domine ettiler. Ve ikinci yarıda tamamen değişik kimlikli bir Göztepe...Geriye yaslanan 45 dakikanın savunmayla geçebileceğini düşünen. Tavşanlı oyunu Göztepe yarı alanına yıktı. Kaleci Vedat'ın kurtarışları, Bülent Bal'ın topu çizgiden çevirişi, defansın kahramanca mücadelesi olmasa skor anında değişebilecek. Oysa bir kontratak planımızın olması ve Göztepe'nin risk alarak üzerine gelen rakibinin bıraktığı boşluklarda akın üretip gol kovalaması gerekirdi. "Maçı kazandık, daha ne istiyorsun ?" diyenler çıkabilir ama, her maç böyle geçmez, puan veya puanlar kaybedebilirsiniz. Ancak teknik direktör Özcan Kızıltan'ın oyuncu değşikliklerinde isabetli davrandığını da vurgulamalıyım. Hakan'ın yerine Bülent'i, alıp Fuat'ı ön liberoya çekmesi yerindeydi. Aynı şekilde, Emre'nin yerine Yüksel'i, Türker'in yerine Murat Berge'yi oyuna alması Göztepe'nin mücadele gücünü ayakta tuttu. Ve Göztepeli taraftarlmar. Size nasıl övgü yazmam gerektiğini bilemiyorum. Kütahya'daki öğrencilerle bütünleşen yüzlerce sarı-kırmızı aşığı en az Tavşanlılılar kadar takımına destek verdi. Maçtan sonra Göztepe'nin altın değerinde üç puan alması onların inanılmaz desteğine en büyük armağan oldu.
