PIRIL PIRIL PARLIYORLAR
ERHAN HARTAÇ
Direniyorlar, tüm olumsuzluklara rağmen önlerine bakıyor, görevleri neyse onu yapıyorlar. Yoklukla, olanaksızlıkla değil, sanki "Zengin il takımı" gibi havaları yerinde. Savaşıyorlar, didiniyorlar, pırıl pırıl parlıyor Göztepeli futbolcular.
Maça gelmeyip skoru görenler "Bravo çocuklara" diyecek muhakkak. Yetmez; bu çocuklara "Legion D'Honoeur" ödülü vermek gerekir. Sezon başından beri inançla, hırsla, imkansızlıkları gözardı ederek sergiledikleri bu başarı takdir edilmeye değer.
Isparta karşısında takım-teknik direktör-taraftar "sacayağı" o kadar iyi kuruldu ki herkes maçın kazanılacağından emin görünüyordu. Antrenör Mesut Akkuş aynı 11'de ısrar edip, ikinci yarıda hücumu düşleyip her zaman olduğu savunmadan atılan kontra toplarla gol aradı. Son dakikaya kadar solda Semih, sağda Zafer ile birlikte Cihan'la Recep'in baskısı Isparta'yı hataya zorladı. Nitekim penaltıdan da olsa karşılığını almayı başardılar.
Bitime saniyeler kala yardımcı hakem Mahir Başaran'ın "penaltı" ikazı o ana kadar harika maç yöneten hakem Ali Karadutlu'nun onayı "trio"nun notunu daha da yükseltti.
Üç haftada 7 puan toplayan profesyonel ligde amatörce oynayan sarı-kırmızılılar, herşeyin para olmadığını, takım olmanın, Göztepe'de oynamanın bir ayrıcalık olduğunu açıkça ortaya koydular.
Göztepe'de yakalanan bu olumlu havanın en yakın zamanda ödülünü alacağına, bunda en fazla payı da futbolcuların alacağına inanıyorum.
