Oğuz Reşat Sipahi

http://www.sipahi.tk

Son beş maçta 12 puan kaybettik. İki maçta öne geçip geriye düştük. İki maçta 90+ sürelerde 3 puan kaybettik. 

***

Arda Kardeşler Osmanlı maçında, gördüğüm en kötü niyetli hakem performanslarından birini gösterdi. Aslında maç tekrar izlendiğinde maç boyu pekçok hata yaptığı görülüyor. Ama yaptığı her 4-5 hatadan biri lehimize 3-4'ü aleyhimize gibi. Buna karşı son 15-20 dk yaptığı tüm hatalar aleyhimize dönmüş, bu sürede rakipten gelen sertliğe sonuna kadar tolerans gösterirken verdiği penaltı dahil bizim oyuncular dokunsa "faul..." demiş son 15 dk. Penaltıdan önceki dakikada Ba kendini bırakmadığı için penaltı olmamış yoksa Wallace Reis'in penaltı olarak yorumlanan hareketinin beş katı düzeyde ittirmiş Osmanlıspor stoperi... Hakemlerin bazı hatalarını normal karşılamakla birlikte maç boyunca sistematik/süreğen hata yaptıklarında tarafsızlıklarından iyice şüphe duymamak olası değil... İlk devre hakemin vermediği rakip ceza sahasındaki el pozisyonu ise tüm yorumculara göre penaltı. Tüm bunlara karşı hakemlere sövmenin ise bir faydası olduğunu sanmıyorum. Bazı hakemlerin tavırlarından küfür yemekden zevk mi alıyorlar diye düşünmüyor değilim. "Gol atsana..." dedik attı. 

***

Osmanlıspor maçında en iyi adamımız Gouffran idi. Bir gol bir asist ile oynadı üçüncü golde de seken şutu gol oldu. İkinci devre biraz daha iyi performans gösterdiği daha iyi defans yaptığı aşikar ama gol/asist düzeyinde ilk kez iş gördü. Henüz tam olarak kazanılmış görmüyorum kendisini... Umarım devamlılık sağlar.  

***

Osmanlı maçında ikinci golümüz hazırlanış olarak attığımız en güzel gollerdendi.

***

Wallace Reis oynadığı sürede bir topu çizgiden çıkarıyor (Wallace Reis çizgiden çıkarttığı pozisyonda ilk hata Kosanovic'den olmakla birlikte aslında pozisyonun başlangıcı ofsayt gözüküyor) ama üçüncü golde hakemin penaltı vermek için beklediğini anlaması zor değil ise hafif de olsa ittirmenin ne gereği vardı o pozisyonda diye düşünmeden edemiyor insan.

***

Castro takımın eldeki en teknik oyuncularından biri. Takıma enerjisiyle katkısına saygım sonsuz ilginç bir karakter. Buna karşı özellikle orta sahada ikinci bölgede (rakip ceza sahasında üçüncü bölge etrafındakiler isabetli olursa gol pozisyonu yaratıyor o yüzden eleştirmiyorum) bu kadar topuk pası yapmasının faydasından çok zararını görüyoruz. Son beş maçta orta sahadaki kaç topuk pasından top kaybettiğini hesaplarsa olayı daha net anlayabilir. 

***

Ghilas aslında bence de yağmurlu havalar açısından ıslak zeminde gücüyle uygun seçim, Tamer Hoca onu az inceltip daha forma sokarsa hızı ve gücüyle skora katkıda bulunma olasılığı yüksek... 

***

Göztepe'nin çocuğu Halil Akbunar... Gs-Fb-Ts-Kayseri-Osmanlı maçlarında çeşitli net pozisyonlardan faydalanamadı. Üçüncü bölgede topun tehlike yaratabileceği anlarda, üçe iki-dördeü iki, ikiye birlerde doğru tercihler yaptığında pozisyon bulduk yapamadığında ise bulamadık. Ne yazık ki çoğu kez "Daha iyi kullanabilirdi..." diyebileceğimiz tercihler yaptı.  Ts maçında daha becerikli olabilseydi/ayağı kaymasaydı iki-üç gol atabilirdik. "Krampon seçiminde hata mı yapıyor?" düşünmeden edemiyorum ama son 5 maçta özellikle yağmurlu havalarda pek çok pozisyonda ayağı kaydı. Tamer Hoca beş maçta çeşitli anlarda her iki kanatta da oynattı buna karşı bana göre solda ofansif sağda defansif anlamda daha faydalı gözüktü. Gs maçında ikinci gol ondan kaynaklanan toptan oluştu. Halil kendi adıma en değer verdiğim oyuncumuz. Hızını ve gücünü daha doğru/verimli son vuruş ya da paslarla taçlandırırsa (ki sanki Ba daha iyi asist yapıyor ona Adis'e göre)  A Milli olabileceğini ve orada da pekçok tarihi iş yapabileceğini düşünüyorum. Onun yerinde olsam her gün saatlerce ek çalışma ile son vuruş ya da isabetli orta çalışmaya çalışırdım. 

***

Tayfur önümüzdeki kariyerinde A Milli olacağına inandığım diğer oyuncumuz. Oyuncu olarak bilmesi gereken şey bu ki teknik direktör/hoca her zaman haklıdır. Olmadığı durumlarda ilk kural geçerlidir. Ts maçında oynasaydı muhtemelen üç puanla dönecektik. 

***

Scarione ilk devrenin 7.-8. Maçından beri kayıp. Gs maçında daha becerikli olsaydı 3000 Göztepeli İstanbul’dan şen dönmüş olacaktı. O da sanki İzmir'in lezzet noktalarını keşfetmiş gibi. Herkesin 10 numarası sahada bizimki kenarda. Tamer Hoca'nın sıkı bir ek idman programıyla elimizdeki belki de en teknik oyuncu olan Scarione’den çok daha etkin yararlanabiliriz. 

***

Kosanovic bir stoper olarak kendisinden pek de istenmeyen ama top stop etmeyi tam yapsa ek avantaj olabilecek duran top kullanabilme avantajına sahip. Buna karşı stoperlik görevinde oldukça büyük hatalar yapıyor. Fb maçında kendi kalesine gol attı ki bana kalsa o golü attıktan sonraki vücut dili bile hizmetleri için teşekkür edeek bundan sonraki futbol yaşamında başarılar dilemeeye yeter (çoğunuz aynı kanıda değildir ama işinde yaklaşık 1 milyon TL'lik hata yaptıktan sonra üzüntü belirtisi bile göstermemeyi kabul edemiyorum). Ts maçında da Beto'yu ülke gündemine sokacak kadar çok hava topu veriyorsak birinci sebebi -ceza sahası çevresinde saçma sapan anlaması zor- fauller yapıp (çoğu Kadu'nun bir kısmı Kosanovic’in) duran toplar verip durmamız ve ceza sahasında bu duran topların çok azına rakipten önce vurabilmemizdi (bunun bir sebebi de Adis’in olmaması olabilir diğeri de Kosanovic idi). Kosanovic Ts maçında gereksiz bir penaltıya neden olabilirdi (hakem verseydi verebilirdi). Osmanlıspor maçında da ilk gol Kosanovic hediyesi. 

***

Sabri bu takımın en değerli-en kariyerli oyuncularından. O da ilk devre 8-10 haftadan sonra anlaşılmaz bir kilo alma surecine girdi. "İzmir’deki lezzet noktalarını mi keşfetti?" diye spekülasyonlar devam ediyor. Anlaması zor şekilde ikinci devre kampına da geç katıldı. Sabri’yi sağaçık oynatmayı anlayabilmekle birlikte solda sağdaki kadar etkili olmadığını düşünüyorum pekçok taraftar gibi. İlk devre ilk 6 maçtaki performansta emeği büyüktü Sabri’nin. Tamer Hoca’nın Göztepe’ye yapabileceği önemli bir katkı varsa onu tekrar forma sokmak olsa gerek. 

***

Beton çıplak gözle gördüğüm en iyi kalecilerden biri. Bu kadar puan aldıysak en önemli katkılardan. Yan toplarda biraz daha toplayıcı olabilseydi muhtemelen dünyanın en üst düzey kulüplerinde oynardı. Yan toplardaki toplayıcılıkdaki eksilikliğini çoğunlukla refleksleriyle kapatıyor. Topa ayakla hakimiyeti de pekçok ön liberodan/orta saha oyuncusundan daha iyi. Buna karşı her maç aynı üst düzey performansı gösteremiyor. Gösterse muhtemelen takımın yeri ilk iki olurdu bu kadarı bile 33 puana yetti. Deplasmandaki bütün puanlarda katkısı var bununla birlikte iç saha performansı dış sahaya göre daha iyi değil (gol yemediği altı maçın dördü deplasman). Kayseri maçındaki golü bence Ts maçındaki performansıyla yemezdi. Osmanlı maçında da ikinci golde ne yazık ki hatalıydı. 

***

Osmanlı maçında  ne yazık ki erken galibiyet havasına girdik. Bu takım bize geçmişte 4-0 önde iken bile çok havaya girmememiz gerektiğini öğretti. Bence "Osmanlı kümeye" ve diğer çokça tartışılan tezahürat illa ki yapılacaksa da maç sonu yapılmalıydı. İç saha maçlarında tüm tribün ıslığa başladığında topun bize geçmesi çoğulukla 10 snnin altında (ben olsam bunu hesaplattırırdım-ve kayıplar özellikle başaltı takımlarda normalde yapmayacakları pas hatalarını elleri ayaklarına dolaşmasından oluyor). Bu açıdan daha çok ıslığın daha az gol yememize neden olma olasılığı az değil. Bence tribün, rakibe karşı bu ıslığı daha sık kullansa sonuca da etkime olasılığı da daha yüksek olacaktır.

***

Tamer Tuna'nın maç sonrasında bahsettiği paslaşmaları genelde ağırlıklı olarak birinci bölgede çeviriyoruz ya da ikinci bolgenin ilk yarısında. Üçüncü bölge etrafına topu getirdiğimizde pas tercihlerimizi isabet oranımızı artırsak çok daha başarılı olabilir-daha bol pozisyon bulabiliriz.. Osmanlı maçında ilk devre özel olarak saymaya çalıştım, 19+ geri pas yaptık Beto'ya.  Buna karşı ikinci devre 48. dkda Beto'nun hata yaptığı ilk geri pası yapıyoruz. İlk devre 19-20 geri pas yapan takıma fırça mı çekti acaba Tamer Tuna ya da Beto hatadan sonra "Artık atmayın?" mı dedi, 48. dkdan sonra geri pas yapmamışız Beto'ya... Bu da bana ilginç gelen anekdot.

***

Son beş maçın ortak özelliği, önde olduğumuz anlarda ya da zaman geçirmek istediğimizde/topun bizde kalmasını istememiz gereken anlarda; topu ikinci bölgede ya da üçüncü bölgede dolaştırarak zaman geçirme konusu... Bu problem kendimizi iki üç gömlek geliştirmemiz gereken başka bir konu gibi gözüküyor. 

***

Kapatmadan Adis'in gönderilmesini takımın oturmuş pozisyonlarından birini "?" haline getirmeye benzettiğimi belirtmek istiyorum. Bu 1.5 milyon euroya değer miydi zaman gösterecek. Ba Adis ile karşılaştırıldığında ofansif manada fazlasını yapabilecek yetenekte gözüküyor (defans dışında, defansta Adis'in yapabildiklerini o da yapabilecek mi henüz emin değilim) ama bu potansiyeli kinetiğe çevirip çeviremeyeceğini hep birlikte göreceğiz.  

***

Sonuç olarak sezon başına benzer şekilde, yine çok sayıda pozisyon vermeye ve gereksiz goller yemeye başlamış durumdayız. Osmanlı maçında yediğimiz üç golde de bireysel hatalar var (Kosanovic-Beto-Wallace Reis). Umarım Tamer Tuna zorunlu eksikliklere gerekli dokunmaları yapabilir ve kazanamama süremizi daha fazla uzatmadan bir kazanıp eski ritme geri döneriz...

***

Herşey sadece Göztepe'miz için... 

YORUMLAR

KÖŞE YAZILARI

  • TEK BÜYÜK GÖZTEPE… TEK BÜYÜK GÖZTEPE…
    Written by Özkan Cengiz 15 Aralık 2014
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net Dört maçlık periyodun sonuna geldik, devre arasına girdik. Dört maçın başında hedefi 12 puan olarak belirlemiştik. Dürüst davranmak gerekirse 10 puana da razıydık ama sekiz puanla tamamladık. Olaya başka bir açıdan bakarsak 12 puanla lider olacağımızı düşünüyorduk...
  • Rahat Mı Batıyor? Rahat Mı Batıyor?
    Written by Özkan Cengiz 16 Kasım 2014
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net Rahat mı Batıyor? Bu hafta iş hayatımın en zor haftalarından birini geçirdim. Bu sebeple sosyal medya, Göztepe medyası vb Göztepe kaynaklarından uzaktım. Haftalık olağan telefon Göztepe geyiklerimi de yapamadım. Göztepe ile ilgili whats up gruplarındaki okunmayan...
  • Türk Sporunun Güvencesi GÖZTEPE! Türk Sporunun Güvencesi GÖZTEPE!
    Written by Özkan Cengiz 28 Ekim 2014
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net İlk önce bilmeyenler için kısaca özetleyelim. Bugün 28.10.2014 tarihinde Cizre stadında bir maç oynandı. Cizre stadı neresi derseniz iki gün önce ilk özerklik ilanı diye geçilen haberlerde yer alan iki mahallenin ortasında yer alan stad, maça Göztepe kafilesi futb...
  • Göztepe Her Zaman ki Gibi mi? Göztepe Her Zaman ki Gibi mi?
    Written by Özkan Cengiz 22 Ekim 2014
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net Pazartesi günü gerek gazetelerin, gerek sosyal medyanın, gerek Göztepe medyasının tepkisi birbirine benziyordu. Göztepe her zamanki gibi! Sezonu aynı hocayla bitirememe geleneği devam ediyor, bunun yanında geçen seneki Özgür Zengin’in görevden alınmasına benzer ya...
Diğer yazılar:

Diğer başlıklar

Twitter