Özkan Cengiz

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. 

Çok Zor Bir Sezona Yaklaşırken…

Göztepe’mizin tarihindeki en önemli sezonlardan birine doğru ilerliyoruz. Bir çok etken ve değişkeni olan bir sezon;

Gürsel Aksel Göztepe Stadyumu açılıyor, 

42 yıl sonra ilk defa 3 sezon üst üste en üst ligde olacağız Başkanın deyimiyle ustalık sezonu yaşayacağız. 

Çok travmatik ve kafamıza vura vura geçen bir sezonun sonrasını yaşayacağız.

Bu üç değişken bir araya geldiğinde önümüzdeki sezonun ne kadar değişik bir sezon olacağının net göstergesi, geçen sezon son 7-8 hafta hepimizin kullandığı bir dil vardı. “Bir şekilde ligde kalırsak bu sezon bizi süper lig şampiyonu yapacak sezon olacak çünkü Başkandan tribüne hepimiz dersimizi aldık hiç bir şey eskisi gibi olmayacak”

Şimdi ilk kamp döneminin sonuna yaklaştığımız şu günlerde şöyle bir ortama bakarsak;

Türk futbolunda finansal fair play, borç yapılandırması, Bein in varyasyonları üç temel ölümcül konu, her üç konu ile de üçer sayfalık ayrı ayrı makaleler yazabilirim. Ama bu konularda hem eskiden de çok şey söyledim hem de bugün bunları konuşmak istemiyorum. 

En kısa şekilde görüşlerimi özetlersem. Yapılandırma ve FFP için bahsedilen kurallar silsilesinin hiç birisi yeni değil, yıllardır var olan kurallar bugüne kadar en temel sorun uygulanmamasıydı. Bundan sonra uygulanır mı bence hayır, şu an bile her gün atılan imzaların her biri bazı takımlar için puan silme cezası kıvamında bu puanlar silinecek mi hayır onların puanını silemeyen diğerlerinin silebilir mi hayır o sebeple benim gözümde hepsi koca bir yalan. Bein in varyasyonları da özünde bir ticari pazarlık bir yerde el sıkılacak ve o yer kimseyi mutlu etmeyecek öyle devam edecek gidecek. Yani Türk Futbolu analizinden gidersek değişen hiç bir şey yok hep aynı bildiğin pislik çukuru.

Göztepemiz özeline dönersek esasında temel felsefe bu pislik çukurunda ne yapılabilir. Veya daha mantıklı soru bu pislik çukurunda debelenmeye değer mi ? Göztepe’mizin futbol şubesini kapatma ihtimali olmadığı bizimde Göztepe’mizden vazgeçme ihtimalimiz olmadığından dolayı bir şekilde üzerimize en az pislik sıçratarak bu çukurda yaşamaya devam edeceğiz. 

Göztepe’mizin geçen sezondan aldığı veya alması gereken dersleri sıralarsak ;

- İlk ve en önemli gerçek bizim dışımızdaki her takım etik dışı yöntemlerle siyasi bağlantıları, çıkar paylaşım esaslı sponsorluklarla, günü kurtaralım gelecek ne olursa olsun tarzı hareketlerle en olmadık zamanda şapkadan tavşan çıkartabiliyorlar. Geçen sezon devre arasında düşeceği % 80 olan takımların sezon sonu 5 hafta daha oynansa şampiyonluk iddiası olacakları bir sezon yaşadık.  

Bizim ne siyasi bağlantıdan nemalanma niyetimiz var, ne saçma sapan amaçsız bir anda beliren sponsorlarımız var ne de seneye ne olursa olsun milyonlarca borç olsun yeter ki bu sezonu kurtaralım gibi bir bakış açımız var.  İşte bunların hiç biri olmadığı için şapkadan tavşan çıkarmamız zor.

- Kilit kadromuz zor günlerde reaksiyon vermekte çok zorlanıyor hatta veremiyor. Geçen sezonun tamamında takım reaksiyon verdi kopardık aldık diyeceğimiz tek maç Başakşehir maçı onun dışındaki tüm kritik maçlarımızda reaksiyon veremedik. Çok istediğimiz maçlar oldu ama o isteğimizi yerine getirdiğimiz maç ne yazık ki tek maç dışında olmadı. Yani iskelet kadro diyeceğimiz kadromuzun zor gün direnci çok yerinde değildi.

- Her ne kadar dedikodu minvalinde kalsa da küçümsemeyeceğimiz bir gerçek te ligin en düzenli maaş alan kadrosu da olsa primlerini almakta sorun yaşadığında veya ligin en kişilikli iş ahlaklı olan kadrosu da olsa hocası ile yöneticisi ile, taraftarı ile sorun yaşadığında kadromuzun oyun motivasyonu bir anda yok olabiliyor. 

- Türkiye’nin en güzel stadyumunu yaptıracak lobi gücümüz, spor programlarının spor yazarlarının tamamının sempatisini en çok toplayan medya gücümüz, en dinamik ve etkin kitlelerden birine sahip olduğumuzdan sosyal medya gücümüz olsa da, iş Türk futbolunun semirtilmişlerini veya semirtilmişlerin yancılarını korumaya gelince hakkımız yenince herkes suspus olup kafasını çevirip bizi yalnız bırakabiliyor. 

- Tribün önderleri, sosyal medya sayfaları, Taraftarlar, Başkan, Yöneticiler, Hocalar, Oyuncular güzel günlerde körler sağırlar birbirlerini ağırlar kıvamında birbirlerine güzelleme yapabiliyorken, işler sarpa sardı mı birbirlerine düşebiliyor veya ortadan yok olabiliyorlar. 

Saysam daha sayarım ama en önemlilerini saydığımı düşünüyorum. Şimdi bu güne gelirsek bu derslerden ne aldık kısmını değerlendirmek için geçen sezona göre ne değişti diye göz atmak gerekiyor. 

İlk madde ile ilgili yani diğer takımların şapkadan tavşan çıkarma marifeti ile ilgili yazımın ilk bölümünde de ifade ettiğim üzere bir değişiklik olacağını zannetmiyorum. Onlar gene tavşan çıkarmaya devam edecek biz o anda tavşan çıkaramayacağımız için, sezonun en başından çıkacak tavşanlara karşı önlem almamız gerekiyor yani daha net ifade ile onlar ile kendimizi karşılaştırırken onlar ne yapıyorsa onun bir fazlası hamle yapmamız gerekiyor. 

İkinci olarak kilit kadromuzun reaksiyon gösterme gücüne gelirsek transfer dönemi daha devam ediyor ama  şu ana kadar kilit kadromuzda gerçek anlamda bir güncelleme gerçekleştiremedik. Şu anda geçen seneye göre kilit kadrodaki tek fark iyi bir Erenin bu sisteme dahil olması o konuda da tam bir kesinlik yok. Bunun üstüne kilit kadromuzda bir yaş daha yaşlandı ve belli bir yaş baremine yaklaşmaya başladı. Bazen bir oyuncu ile ligde kalınıyor bazen bir oyuncu ile şampiyon olunabiliyor. Bizim kilit kadromuzda böylesine bir patlama yapabilecek oyuncular ne yazık ki sınırlı ve geçen sezon ki performansları da bu konuda bizi umutsuzluğa sevk ediyor. Umarım bizi yanıltan geçen sezonu bir kenara koyup bambaşka sezon yaşayan oyuncularımız olur. Veya kalan dönem de kilit kadromuzda fark yaratacak bir transfer gerçekleştiririz. 

Geçen sezon belki de öğrendiğimiz en somut durum sportif yönetimden ziyade idari yönetiminde önemiydi. Oyuncu kadrosu, hoca, tribün, yönetim arasındaki uyumsuzluk ve yanlış anlama veya anlaşamamaların acısını çok çektik. Tamer Hoca ikinci kez göreve geldikten sonra bir şekilde bu kaosu çözdü. Ama bu çözüm artık herkesin derin olarak yaşadığı düşme korkusu nedeniyle bir adım geriye adım atması ile mi oldu. Yoksa Tamer hocanın etkisi ile mi oldu hiçbir zaman bilemeyeceğiz. Somut durumdan gidersek Kulübümüzün geçen seneye göre oyuncu dışındaki tüm kadrolarında  ve yönetim sisteminde hiçbir değişiklik olmadı. Aynı şekilde yola devam ediyoruz. Yani nasıl ki kilit oyuncu kadrosunda fark yaratan bir gelişme olmadı ise idari yapılanmamızda da fark yaratan bir gelişme olmadı. 

Toparlarsak tarihimizin en travmatik sezonlarından birini yaşadıktan sonra tarihimizin en farklı sezonuna girerken aldığımız dersler ışığında çarpıcı hamlelerimiz yeniliklerimiz olmadı. Birkaç küçük dokunuş, gençlere daha çok değer veren bir anlayış ilavesi ile aynı sistemle yolumuza devam ediyoruz. Ütopik paralar harcamayı, bütçeyi allak bullak etmeyi, kredi kullanıp o kredileri ödememe yollarını aramayı hiçbir Göztepeli istemiyor. Beklenti eldeki kaynaklarla daha nokta transferler yapıp ligi bilen tecrübeli fark yaratacak 1-2 hamle ve futbol dışı etkenleri daha net yönetebilecek bir sistem.

Bugün itibariyle somut gerçeğin altını çizmek gerekir ise; Bu sezon ligde kalışımız halen; Tamer hocanın ilk sezonundaki futbol talihine, Eren’in veya kilit kadromuzda yer alan oyuncularımızın fark yaratan değişimlerine, kadromuza kattığımız genç arkadaşlarımızın müthiş çıkışlarına ve Başkan, Yönetim, Hoca, Oyuncu, taraftar bileşeninin her daim olağanüstü uyumuna bağlı, ve bunun doğal sonucu olarak ta çok zor bir sezon bizi bekliyor. 

 

Özkan Cengiz

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. 

 

YORUMLAR

KÖŞE YAZILARI

  • İnstagrama kayıtlı 52 milyonluk örneklem üzerinden bakarak Türkiye’de hangi takımın kaç taraftarı var? İnstagrama kayıtlı 52 milyonluk örneklem üzerinden bakarak Türkiye’de hangi takımın kaç taraftarı var?
    Written by Oguz Resat Sipahi 10 May 2020
    Oğuz Reşat Sipahi http://www.sipahi.tk Hangi takımın daha çok taraftarı var? Bu soru çok iç gıdıklayan bir soru biliyorum. Pazar Pazar maçlar da yok. Nereden aklıma geldi diye sorarsanız Dövletimiz sağolsun. İnstagramda Kumluca-Olimpos alanının yüce Dövletmiz tarafından 1. derece sit alanı konumund...
  • Ülkemizde 1098, dünyada 108319 kişiyi covid19 kanlı ve mukuslu kırbacı ile kaybettik... Ülkemizde 1098, dünyada 108319 kişiyi covid19 kanlı ve mukuslu kırbacı ile kaybettik...
    Written by Oguz Resat Sipahi 12 Nisan 2020
    Oğuz Reşat Sipahi http://www.sipahi.tk *Ülkemizde 1098, dünyada 108.319 kişiyi covid19'un kanlı ve mukuslu kırbacı ile kaybettik... *Ne mutlu bizlere değil ki ülkemiz, covid19 açısından müreffeh ülkeler düzeyini yakalama ve aşma yolunda koşar adımlar ile ilerliyor... Yine de arada iyi şeyler de var...
  • Gözyaşları... Gözyaşları...
    Written by Oguz Resat Sipahi 21 Nisan 2019
    Oğuz Reşat Sipahi http://www.sipahi.tk Uzun zamandır yazasım gelmiyordu ligin ilk devresinde yazacak birşey yoktu pek, ya da dünyevi dertlerden yazasım gelmedi... Ligin ikinci devresinde de yazasım gelmedi bu sefer çoğunlukla dünyevi ailevi dertlerden... Dünkü gözyaşlarına kadar... Taraftarımızın,...
  • Göztepe TEK Büyüktür. Göztepe TEK Büyüktür.
    Written by Özkan Cengiz 28 Nisan 2018
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net Göztepe TEK Büyüktür. Yıllar önceydi amatördeydik, takıma tribünlerin yoğun tepkisi vardı, hoca ve oyuncular fazlaca tepki alıyorlardı. O günlerin yöneticileri ile bir araya geldik. Şaşkındılar, bize nasıl profesyonel çalıştıklarını anlatıyorlardı. Video analizler...
Diğer yazılar:

Diğer başlıklar

Twitter