Oğuz Reşat Sipahi
Göztepe'miz için Süper Lig'deki İlk altı haftada minimum beklentim altı puandı. Beşinci haftada tek gol beş puanla o hedefe yaklaştığımızı kabul edebiliriz. Bundan daha önemlisi ilk kez bu maç biraz daha ümit verir bir 90 dk oldu takım halinde oyun geleceğe dair... Göztepe'miz Antep'ten de 1 puan ya da fazlasını alırsa ilk altı hafta altı puan minimum beklentimi karşılamış olacaklar
***
Geçen hafta bir kez daha merakıma yenik düşüp bakmıştım... Ne yazık ki 1925’den beri ligin dördüncü haftasında gol atamadığı ilk sezon Göztepe’nin (Rahmetle andığım Faruk Şamlı almanağına göre...) Göztepe  gibi (Türkiye Futbol federasyonu arşivinde 1990dan beri kayıtlı Süperlig tarihinde) dördüncü hafta itibariyle gol atamayan üç takım Ankaraspor, Gençlerbirliği ve Malatya idi. 2009-10 sezonu Ankaraspor 4'de 0 gol ama hükmen  yenilmiş o sezon tüm maçlarda düşmüş, 2005-06 sezonu Gençlerbrliği kalmış ligde ve 2001-2 Malatyaspor kalmış ligde... Malatyaspor beşinci haftada da atamamış neyse ki Göztepe'miz başardı ve bu kötü istatistiklere son verdi...
***  
Göztepe tribününün azımsanmayacak bir kısmının önemli bir borcu baki kalan Yılmaz Vural Hoca'nın dediği gibi "Dörtlü Oligarşi dışındaki takımların ilk hedefi ligde kalmaktır."... Bu galibiyet ile bu ilk hedefe 33 puan kaldı yorumunda bulunabiliriz. 
***
Değerli Hocamız Tamer Tuna için sevindim en çok... Teknik direktör değişimi sportif başarısızlıktaki ilk seçenek oluyor Türkiye'de (aslında dünyada da)... Lakin bu değişimler kısa vadeli çözüm olabiliyor takımlar açısından ve bu şekilde genel süreci, sahadaki;oyunu ve takımı kurumsallaştırmak imkansız oluyor. Tamer Tuna takımın başında kendi belirttiği-istediği süre kadar uzun süreler kalsın isterim...Bir dipnot günümüzde Adnan Süvari döneminde olsak bugün Tamer Hoca'yı doğru yanlış sebeplerle eleştirenler ilk yıllarında kuvvetle ihtimal onu da sevmezdi veya sert eleştirilerde bulunurdu. Bu da anormal değil; esasında futbolun profesyonel oynanmaya başlanmasından beri bu eleştiri az çok var... Önemli olan eleştirilerle daha iyiye varabilmek bu konuda da şanssız bir takım ve teknik heyet yok neyse ki...
***
Mevcut düşük seviyede puanın önemli bir sebebi transferler... O, bu ve şu sebepten ve yüksek olasılıkla Beinsports'un ödemeleri geciktirmesi nedeniyle oldukça gecikti buna bağlı olarak Rize maçında üç oyuncu (Mossoro-Soner ve Napoleoni) üç yeni ilk 11 oyuncusu ilk kez birlikte oynadılar  Konyaspor maçı ise ikinci maçtı... Yeni ayakkabınızın ayağınıza uyum sağlaması bile zaman alırken 11 adamın birbirine uyum sağlamasının zaman alması sürpriz olmasa gerek...
***
Bu 450 dakikalık sürede, Tamer Hoca doğal olarak gençleri az oynatması nedeniyle eleştiriliyor. Ama takım bu kadar kritik aşamalardayken bu karar çok kolay değil. Buna karşı kısıtlı da olsa süre alan gençlerin performansı olağanüstü olmasa da beklenenin üstündeydi.  
***
Hakem Özgür Yankaya maçın genelinde beklenenden az negatif davrandı Göztepe'ye. Alparslan'ın kafasına maçın başlarında atılan dirsekte sarı kart göstermedi, 31. dkda Poko'ya yapılan hareket de özetlerde olmasa da sonrasında tartışılmasa da, pek çok kişiye göre sarı kartlıktı ki hareketi yapan Göztepe'mize üç puan getiren penaltıya sebep olduğunda sarı kart gören Anicic idi. Poko'ya kırmızı kart doğru idi... O dakikaya kadar sahanın en iyilerinden Poko açısından da bir o kadar gereksiz idi... Buna karşı neyse ki penaltıyı verdi Yankaya... 
***
İlk beş haftanın geçen sezonlardan fark yaratan en önemli özelliği ileride ya da teknik deyimle üçncü bölgede çok daha net pres yapılması ve özellikle Poko ile kapılan sayısız top. Ama bu toplar çoğunlukla yeterince özenli olmayan paslaşmalar nedeniyle anında kontr top kaybına dönüşüyor henüz...
***
Son üç maçtır takım gol yemiyor... Ne değişti? En başta beğenirsiniz beğenmezsiniz Alparslan ve Berkan takıma monte oldu. Arada hatalar oluyor onlarda da neyse ki Beto var... Diğer olağanüstü katkı veren isim de Poko...
***
Castro Konyaspor maçında ne kadar iyi bir profesyonel olduğunu bir kez daha gösterdi. 
***
Göztepe'mizin on kişi kalmasının bir faydası olduysa rakibin alan daraltmayı azaltıp ileri çıkarak bize boş alanlar bırakması oldu. 
***
Santraforlar takım dört hafta gol atamayınca çok eleştirildi doğal olarak. En çok eleştiri de birinci santrafor olarak lige başlayan Eren'e idi... Eren için bir kişisel eleştirim gol atıp atamamasından öte sanki "Nereden geldiğim buralara.." der gibi gözükmesi saha dışından... Ama Eren açısından bakacak olursak sorun şu ki takım santrfora top ulaştırmakta zorluk çekiyor... Az çok ulaştırılanları da o kullanamıyor... Pek çok Göztepeliye verdiği izlenim Eren özelinde i) istekli ve iştahlı oynamıyor ii) top kendine gelsin istiyor. Lakin burası Gs değil, topa daha çok hamle yapması gerekiyor. Bu hafta Jerome'un Eren'e göre daha etkili olmasının en önemli sebepleri hem istekli olması hem de topu beklememesiydi... Göztepe beşinci hafta itibariyle ceza sahasında santrforunun ayağına en çok top değdiren takım değil ne yazık ki... Ceza sahasında santrforun kafasına ayağına top atamayınca gol şansı kornere,  serbest vuruşa ve penaltıya ya da uzaktan şuta kalıyor. Nitekim takım, ancak beşinci maçta ikinci penaltıda ilk golünü atabildi. 
***
Gol Berkan'ın ortasına -tribünün azımsanmayacak kısmının deyimiyle "Göztepe'nin Çocuğu" sevgili Halil Akbunar'ın- oluşturduğu penaltı ile Alparslan'dan geldi. Alparslan takımın neresine koysanız ortalamanın üstü verim veriyor. Umarım başarıları artarak devam eder... 
***
Korner ve duran toplardaki organizasyonel yapımız hala kafaya top değdirmede "çok daha iyi olabilir" aşamasında... İlk devre sonu istatistiğinde 20 ortada dört isabet vardı. Konyaspor maçının ilk kornerine göz atacak olsak topun başına sırayla üç kişi geldi Berkan, Soner ve Serdar; sonrasında Serdar ve Soner pas şeklinde kullanıp topu mücadelede taç vesilesiyle rakibe verdiler. 
***
Mossoro için bir paragraf açmamız gerekirse... Birini çıplak gözle izleyebildiğimiz iki maç (Rize-Konya) içinde arada iniş çıkışları olsa da uzun zamandır görmediğimiz 10 numara çekici hareket ve pasları ile daha dikine oynayabilen bir Göztepe açısından ve bir 10 numaradan beklenmedik mücadele gücüyle ciddi katkı sağladı takıma. 
***
Yasin'e bir kez daha değinmek gerekirse... Geçen sezon onun sayesinde ilk devre 22 puan aldık, bunların en az yarısı onun direkt katkıları ileydi... Ve bu katkıların hiçbirini sonradan oyuna girdiği maçlarda yapmadı (Ekrem Arda Erkoç'a atıfta bulunarak...)... Geçen sezonun ikinci devrenin başından sonra ne olduysa oldu ortadan kayboldu... Kadrodaki en kariyerli Türk oyuncu Yasin Öztekin... Derdi ne ise umarım birileri çözebilir  üç vakte kadar. . Ve kendisi Tamer Hoca'nın gözüne tekrar girerek formayı alır...
***
Tribün Konyaspor maçında takım kadar istekliydi ve ciddi katkı yaptı sahaya. Üç tribün de (numaralı-maraton-kale arkası) ıslığa geçince rakibin tepkisini alıcı gözle incelerseniz bu söylediğimi daha iyi anlayacaksınız. Türkiye’de üç tribnün maça bu seviyede katıldığı kaç trbün var bilmyorum...
*** 
Beş maçta bir gol atıp beş puanla en azından düşme hattının üstüne çıktı İzmir'in tek Süper Lig takımı Göztepe... Buna karşı hala ligin en az gol atan takımı ve penaltı ya da duran top dışında gol atabilme açısından çok daha organize ve becerili olması gerek oyuncuların... Dilerim takım maç başında ve  içinde tempoyu artırdığı dönemlerde elde ettiği net pozisyonları daha çok gole çevirebilir önümüzdeki süreçte... 
***
Her şey sadece Göztepe'miz için...
 
 
 
 
 

YORUMLAR

KÖŞE YAZILARI

  • İnstagrama kayıtlı 52 milyonluk örneklem üzerinden bakarak Türkiye’de hangi takımın kaç taraftarı var? İnstagrama kayıtlı 52 milyonluk örneklem üzerinden bakarak Türkiye’de hangi takımın kaç taraftarı var?
    Written by Oguz Resat Sipahi 10 May 2020
    Oğuz Reşat Sipahi http://www.sipahi.tk Hangi takımın daha çok taraftarı var? Bu soru çok iç gıdıklayan bir soru biliyorum. Pazar Pazar maçlar da yok. Nereden aklıma geldi diye sorarsanız Dövletimiz sağolsun. İnstagramda Kumluca-Olimpos alanının yüce Dövletmiz tarafından 1. derece sit alanı konumund...
  • Ülkemizde 1098, dünyada 108319 kişiyi covid19 kanlı ve mukuslu kırbacı ile kaybettik... Ülkemizde 1098, dünyada 108319 kişiyi covid19 kanlı ve mukuslu kırbacı ile kaybettik...
    Written by Oguz Resat Sipahi 12 Nisan 2020
    Oğuz Reşat Sipahi http://www.sipahi.tk *Ülkemizde 1098, dünyada 108.319 kişiyi covid19'un kanlı ve mukuslu kırbacı ile kaybettik... *Ne mutlu bizlere değil ki ülkemiz, covid19 açısından müreffeh ülkeler düzeyini yakalama ve aşma yolunda koşar adımlar ile ilerliyor... Yine de arada iyi şeyler de var...
  • Göztepe TEK Büyüktür. Göztepe TEK Büyüktür.
    Written by Özkan Cengiz 28 Nisan 2018
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net Göztepe TEK Büyüktür. Yıllar önceydi amatördeydik, takıma tribünlerin yoğun tepkisi vardı, hoca ve oyuncular fazlaca tepki alıyorlardı. O günlerin yöneticileri ile bir araya geldik. Şaşkındılar, bize nasıl profesyonel çalıştıklarını anlatıyorlardı. Video analizler...
  • Kim Kimi Ne Kadar Biliyor ? Kim Kimi Ne Kadar Biliyor ?
    Written by Özkan Cengiz 06 Mart 2018
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net Kim Kimi Ne Kadar Biliyor ? Esasında maçtan çıktığımda aklımda olan yazı Türk Futbolunun içinde bulunduğu kokuşmuş yapıdan bahsetmekti.. Maça girerken 10 yaşındaki kız çocuğun anlamsız bakışlarla ayakkabılarını çoraplarını çıkarıp ayaklarını polise göstermesinin o...
Diğer yazılar:

Diğer başlıklar

Twitter