Özkan Cengiz / Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.

Sahipli miyiz ? Sahipsiz mi?

Şu an şu dakika itibariyle Bjkspor maçımızın bitiminden 48 saat geçti. Bu yazıyı yazmak için bugün bu dakikayı bekledim niye ? anlatacağım…

Önce hakem ve kadro eksikliklerimizin etkisini bir kenara koyarak değerlendirirsek, top biraz bizi sevseydi çok daha enteresan bir maç olabilirdi. Bu maçtaki en olumlu şey Goufran ve Doğanay’ın performansıydı. Her ikisi bizler için yeni kazanımlar oldu. Umarım sonraki maçlarda bu performanslarını devam ettirirler sezon içinde iki yeni transfer yapmış gibi oluruz. 

İlk sekiz haftadaki en olumlu yönümüz kadro ve oyun istikrarıydı. Bu istikrarla rakip kim olursa olsun sonuç ne olursa makine düzenin de bir oyun oynuyorduk. Ve bu soğukkanlı oyun iradesi rakiplerimize karşı en büyük avantajımız oluyordu. Bu avantaj son üç haftada dezavantaja dönüştü. Çünkü 7 haftada kimisinin bizi önemsemediği kimisinin hoca ve takım performansı kötü olan rakiplerin yerine hem bizi önemseyen bizi çalışan hem de diğer rakiplere göre daha hoca performansı yüksek takımlara karşı oynadık ve bu rakipler bizim istikrarlı oyunumuzu futbol deyimiyle çözdü ve etkinliğimizi azalttı.

Burada artık teknik taktik antrenörlerimize ve teknik direktörümüze iş düşüyor yeni bir oyun planı en azından bu ana oyun planımızda sorun yaşadığımız dakikalarda, maçlarda bir açılım yapacak B ve C planlarına ihtiyaçları var. Aksi takdirde bizi etüt eden çalışan rakipler karşısında benzer zorluklar yaşama ihtimalimiz oldukça yüksek.

Sn. Tamer Tuna geçmiş günlerde vermiş olduğu röportajda örnek aldığınız spor adamları kimlerdir dendiğinde Adnan Süvari’yi anlatmıştı. Umarım Pazar gecesi yatağa yattığında tavana bakıp bugün neler söyledim diye düşündüğünde aklına İspanya’daki Atletico Madrid maçından sonra Adnan Süvari basın mensuplarına gördüğünüz gibi karşımızda İspanya şampiyonu var, bizim takım bizim mahallenin çocukları o yüzden ne yapsanız olmuyor Atletico atıyor deseydi. İzmir’deki maç tarihe geçen bir maç, Adnan Süvari tarihe geçen bir hoca, Göztepe’de bugünkü Göztepe olur muydu diye düşünmüştür.

11 Hafta sonunda 17 puandayız hala gerçek hedefimizin 23 puan gerisindeyiz. 22 gol attık 21 gol yedik. Çok doğal olarak sezon başı form durumumuzun biraz gerisindeyiz. Yaptığımız iyi giriş nedeniyle rakiplerimiz tarafından teknik anlamda daha yakından çalışılıyoruz daha iyi hazırlanılıyoruz. Yani uzun lafın kısası hiçbir şey bitmiş değil. Hala bu ligde kalabilmek için her puana ihtiyacımız var. Mücadele yeni başlıyor.

Şimdi gelelim niye bu yazı için 48 saat beklediğim kısmına, bu 48 saati inceleyebilmek için aslına bakarsanız biraz daha geriye gidip geçen haftaya göz atmamız gerekiyor. Önce meslek hastalığı olarak bir kontrol listesi yapalım. Neleri konuşuyoruz?

1) Merkez Hakem Kurulu tarafından maçımıza daha önce Bjksporluluğu ulusal gazetelerin manşetlerini süslemiş, diğer Bizans takımları tarafından bu sebeple maçlarına verildiği zaman ağır eleştirilen, bjksporla yaptıkları maça verilmemesi için ağır mücadele edilen, bütün bunları bir yana bırakın. İzmir takımı ile İstanbul takımının maçına İstanbul bölgesi hakemi olan Sn. Hüseyin Göçek atandı.

2) Sn.Hüseyin Göçek maçın özetleri yorumlandığında sanki ofsayttan atılan golümüzü saymış, iki takıma karşılıklı penaltıyı vermemiş yani sonuç itibariyle yaptığı hatalar çok olsa da puana bir etkisi olmamış gibi yorumlansa da maçı çıplak gözle izleyenlerin çok net anladığı üzere, atağa çıkan takımımızı durdurmak için lehimize bile saçma fauller çalan, şampiyonlar liginde grup lideri olan takımın bütün acizliği ile zaman geçirmeye çalışmasına müsamaha gösteren, saçma fauller, gereksiz düdükler, oyuncularımıza yaptığı müdahaleler ve uyarılar ile nasıl bir maçta eyyam yapılır kitabını yazdı. Bu maçta gösterdi ki Video hakem uygulaması ancak iyi niyetli hakemlerin hata yapmasını önleyecek, bu maçta olduğu gibi kötü niyetli ve ince ince çalışan hakemler için bir çözüm olamayacak.

3) Sezon başından beri yaşadığımız büyük bilet kaosu nedeniyle her türlü çaba ve gayrete rağmen güvenlik sebepleri ile taraftarımıza açılmayan eski kale arkası emniyet eliyle Bjksporlulara tahsis edildi. Oraya doluşan Bjksporlular maratona doğru yanaştı, küfür etti tahrik etti el kol salladı. Ancak ne emniyet görevlileri ne de özel güvenlik şirketi oraya bir güvenlik çemberi oluşturmadı oraya giren insanları burası girişe açık tribün değil deyip deplasman tribününe almadı. Maç boyu oradaki taciz ve tahrik devam etti.

4) Maçın başında futbolcular saha içinde ısınırken Futbol Talimatnamesine aykırı olarak saha içinde görevi bulunmayan bir devlet memuru tek tek tribünleri dolaştı tribünlere parmak salladı yetmedi verdiği talimatlarla tribünün içinden adam topladı. Gazete haberlerinden okuduğumuz kadarıyla Federasyon temsilcisi uyarmasa belki de maç başlayana kadar bu işe devam edecekti.

5) Kulübümüzün İdari menajeri ve yedek kalecisi bu devlet memuruna tepki verdi gitti konuştu ne yaptığını sordu.

Yaşananları daha da ajite ederek bu listeyi daha da uzatabilirim. Ama bu en temel konular bile yaşananları açıkça ortaya koyuyor diye düşünüyorum. Evet bütün bunlar yaklaşık 48 saat önce oldu. Ve 48 saat içerisinde bu listenin bazıları özellikle devlet görevlisi ile ilgili olanlar ulusal gazetelerde manşet oldu.

48 saat içerisinde ki temel beklentim Kulübümüzün resmi sitesinde bir Yönetim Kurulu açıklaması idi, Kulübüne camiasına haksızlık yapıldığını düşünüyorsa bunu ifade etmesini yok yapılanların hepsini doğruluyorsa o zaman da idari menajeri ile yedek kalecisine size ne kardeşim işinize bakın demesini bekliyordum. Ama ne o yönde ne bu yönde bir açıklama gelmedi.

En azından on gün önceki açıklamalardan sonra bugün bir açıklama beklemek en doğal hakkımız.  Ne olmuştu 10 gün önce ; Kulübümüz Yönetim Kurulunun Başkan Vekili seviyesinde temsil edildiği bir seminerde her ne kadar sabahları eti cin kraker yiyerek uyanan Seyit Mehmet Özkan’ın sinsiliğine kurban giderek te olsa mikrofonlara çok net bir şekilde Yönetim Kurulumuzun fikri ifade edildi. Burası diğer kulüplerin aksine Sahipli bir Kulüp.

O nedenle bugün merak ediyorum Yönetim Kurulumuz bu sözünün arkasında mı? Sözünün arkasındaysa Kulübüne camiasına taraftarına bu şekilde mi sahip çıkıyor. Camiamızın en temel lokomotifi dediği taraftarları tribünlerden kendisine seslenip taraftara sahip çık diye bağırdığında müziğin sesini artıranlara hak ettikleri cezayı verdi mi? Bütün bu olanlarla ilgili camiasına söyleyeceği tek bir kelime yok mu?

Hepsinden geçtim şunu canı gönülden merak ediyorum. 10 gün önce beyanat verirken bu Kulüp diğerlerinin aksine Sahipli bir kulüp derken ticaret sicil kayıtlarından mı bahsediyordunuz. Yoksa biz buradayız Göztepe’ye uzanacak zarar verecek eli kırarız mı demek istiyordunuz. 

Eğer ticaret sicil kayıtlarından bahsediyorsanız bu kulübün futbol şubesi 1997 yılında şirketleşti. 20 yıldır o ticaret sicil kayıtlarında birilerinin isimleri yazıldı çizildi ama hepsinin geldiği nokta aşikar, o kayıtlarla bu Kulübe sahip olmak zor.

Yok biz buradayız Göztepe’ye uzanan elleri kırarız demek istediyseniz BUYRUN MEYDAN. Hatta bizde tam kadro arkanızdayız. Göztepeye uzanan elleri kıralım hep beraber… 

Göztepe Sahipli mi? Sahipsiz mi? Gösterelim.

Alayına İsyan İnadına Göztepe

 

Özkan Cengiz

Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir. 

 

YORUMLAR

KÖŞE YAZILARI

  • İnstagrama kayıtlı 52 milyonluk örneklem üzerinden bakarak Türkiye’de hangi takımın kaç taraftarı var? İnstagrama kayıtlı 52 milyonluk örneklem üzerinden bakarak Türkiye’de hangi takımın kaç taraftarı var?
    Written by Oguz Resat Sipahi 10 May 2020
    Oğuz Reşat Sipahi http://www.sipahi.tk Hangi takımın daha çok taraftarı var? Bu soru çok iç gıdıklayan bir soru biliyorum. Pazar Pazar maçlar da yok. Nereden aklıma geldi diye sorarsanız Dövletimiz sağolsun. İnstagramda Kumluca-Olimpos alanının yüce Dövletmiz tarafından 1. derece sit alanı konumund...
  • Ülkemizde 1098, dünyada 108319 kişiyi covid19 kanlı ve mukuslu kırbacı ile kaybettik... Ülkemizde 1098, dünyada 108319 kişiyi covid19 kanlı ve mukuslu kırbacı ile kaybettik...
    Written by Oguz Resat Sipahi 12 Nisan 2020
    Oğuz Reşat Sipahi http://www.sipahi.tk *Ülkemizde 1098, dünyada 108.319 kişiyi covid19'un kanlı ve mukuslu kırbacı ile kaybettik... *Ne mutlu bizlere değil ki ülkemiz, covid19 açısından müreffeh ülkeler düzeyini yakalama ve aşma yolunda koşar adımlar ile ilerliyor... Yine de arada iyi şeyler de var...
  • Göztepe TEK Büyüktür. Göztepe TEK Büyüktür.
    Written by Özkan Cengiz 28 Nisan 2018
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net Göztepe TEK Büyüktür. Yıllar önceydi amatördeydik, takıma tribünlerin yoğun tepkisi vardı, hoca ve oyuncular fazlaca tepki alıyorlardı. O günlerin yöneticileri ile bir araya geldik. Şaşkındılar, bize nasıl profesyonel çalıştıklarını anlatıyorlardı. Video analizler...
  • Kim Kimi Ne Kadar Biliyor ? Kim Kimi Ne Kadar Biliyor ?
    Written by Özkan Cengiz 06 Mart 2018
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net Kim Kimi Ne Kadar Biliyor ? Esasında maçtan çıktığımda aklımda olan yazı Türk Futbolunun içinde bulunduğu kokuşmuş yapıdan bahsetmekti.. Maça girerken 10 yaşındaki kız çocuğun anlamsız bakışlarla ayakkabılarını çoraplarını çıkarıp ayaklarını polise göstermesinin o...
Diğer yazılar:

Diğer başlıklar

Twitter