Oğuz Reşat Sipahi

http://www.sipahi.tk

Şu an Göztepe’nin bulunduğu Bankasya Ligi’nde oynanan maçlara bakıldığında tüm takımların tüm takımları yenebildiği ve yenilebildiği görülüyor Burada yenenler de, yenilenler de aşağı yukarı aynı kadrolar olduğuna göre temel değişkenler oyun içi dizilim, moral, motivasyon, stadyum, taraftar desteği ve nedense Göztepe aleyhine yaptıkları bir seri hataya şu ana kadar kimsenin ses çıkarmadığı hakemler olarak özetlenebilir.
***
Göztepe Altınbaş döneminde şampiyon olduğu yıllarda genelde sezon boyunca 17 iç saha maçının üç ya da dördünde puan kaybederek başarılı oldu. Görüldü ki, takım ligin üstünde kurulduğunda takım stadyum fark etmeksizin galibiyet almaya devam ediyor. Takımın lige göre bu kadar zayıf kaldığı ilk sezon bu sezon… O yüzden karşılaştırma yapacak bir durum yok… Bu bağlamda Göztepe gibi geçen sezon 2. lig A kategorisine çıkan Elazığspor’un yaptığı, Göztepe’nin yapamadığı şeylerden birisi kadroyu korumak ve gereğince desteklemekse, diğeri de iç sahada seyirci baskısı kurmaktır...
***
İç sahada oynamanın psikolojik olarak evini koruma hissine neden olmanın verdiği motivasyon dışında seyirci ile rakip takım hatta hakemler üzerinde baskı oluşturma avantajı da var. Bu baskı da taraftarın oluşturduğu ses, sesin içeriği (Tezahürat, oyuna müdahale vs)  ve sesin şiddeti ile doğrudan orantılı… Ses şiddeti ses dalgalarının taşıdıkları enerjiye bağlı olarak birim alana uyguladıkları kuvvet olarak tanımlanıyor. Birimi genellikle ‘metrekare başına Watt’ (W/m2) olarak ifade ediliyor. Tanımdan da anlaşıldığı gibi sesin şiddeti, ses kaynağına olan uzaklığın karesi ile ters orantılı.
***
Bu tanıma göre sesin şiddetini arttırmanın iki yolu var. Kaynaktan daha çok ses çıkmasını sağlamak ya da mesafe ile oynamak… Kaynaktan daha çok ses çıkmasını sağlamak, daha çok bağıran taraftar sayısı veya akustik özelliği yüksek stadyumlar ile mümkün… Taraftar sayısında bilet fiyatları düşürülerek anlamlı bir adım atıldı. Lakin Atatürk Stadyumu’nda bence kritik eşik 10.000 seyirci… An itibariyle bu kadar seyirciyi bileti 2 TL ve 1 TL yapsanız bile çekebilmek kolay değil…
***
Elde mesafe ve akustik kalıyor… Akustiğe katkı üstü kapalı tribün oranı ve tribünü kapatan çatının özellikleri ile ilişkili… Mesafe ise tribünün sahaya uzaklığı ile ilişkili…
***
Göztepe’nin İzmir’de oynayabileceği iki-üç seçenek var. Birisi nedense tercih edilmeyen Buca’nın Arena stadı… Sahaya oldukça yakın tribünleri var ve kapalı tribün oranı yüksek… İkincisi Alsancak Stadyumu… Kapalı tribün oranı yüksek olmasa da, tribünlerin sahaya uzaklığı oldukça az… Üçüncüsü Atatürk Stadyumu… Kapalı tribünü bile yarı kapalı… Tribünlerin en öndeki seyircisinin de, en arkadaki seyircisinin de sahaya uzaklığı Alsancak Stadyumu’nun yaklaşık 3 katı kadar…
***
İkinci devre oynanan Denizlispor maçı dahil Göztepe maçlarına ortalama 5898 biletli seyirci gelmiş. Toplamdan Ksk maçını çıkarırsanız ortalama 3998’e düşüyor. Bu rakam Atatürk Stadyumu’nun kapasitesi 51295 olarak kabul edilirse %7.7 doluluk anlamına geliyor. 1929’da yapılmış olan Alsancak Stadyumu ise toplam 16400 seyirci kapasiteli. Sahaya uzak balkon tribünündeki 6065 koltuğu çıkarırsanız ki balkon tribünü nadiren açılır, 3997/10335 %38.6’lık doluluk  ediyor. Her iki stadyum için de aşağı yukarı 2000 kişilik kaçak ve kombineliyi de eklerseniz, eldeki rakamlarla Atatürk Stadyumu’nda yaklaşık %11-12’lik bir doluluk oranı elde ederken, Alsancak Stadyumu’nda aynı sayıda seyirci ile aşağı yukarı %58-60’ı dolu bir stadyum görüntüsü ve -aynı miktarda ses ile mesafe en az 1/3’e ineceğinden Atatürk Stadyumu’na göre yaklaşık 9 kat fazla ses şiddeti- elde edersiniz.
***
Mustafa Kemal Atatürk’ten uzun bir alıntıyla devam edelim: “Dünyada herşey için, hayat için, başarı için en gerçek yol gösterici ilimdir, fendir. İlim ve fennin dışında yol gösterici aramak, gafletliktir, cahilliktir, doğru yoldan sapmaktır. Yalnız ilmin ve fennin yaşadığımız her dakikadaki safhalarının gelişimini anlamak ve ilerlemeleri zamanında takip etmek şarttır. Bin, ikibin, binlerce yıl önceki ilim ve fen lisanının koyduğu kuralları bugün aynen uygulamaya kalkışmak ilim ve fennin içinde bulunmak değildir...Ben manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım bilim ve akıldır. Benden sonrakiler, bizim aşmak zorunda olduğumuz, çetin ve köklü zorluklar karşısında, belki gayelere tamamen eremediğimizi tasdik edeceklerdir. Zaman süratle ilerliyor, milletlerin, toplumların, kişilerin mutluluk ve mutsuzluk anlayışları bile değişiyor. Böyle bir dünyada, asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek, aklın ve ilmin gelişimini inkar etmek olur. Benim Türk milleti için yapmak istediklerim ve başarmaya çalıştıklarım ortadadır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel eksen üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse, manevi mirasçılarım olurlar.”
***
"Herhangi bir hükümetin bilime danışmadan kararlar alması akılsızlıktır." Bu söz de Bruce Alberts’e ait. Dünyanın en gelişmiş ülkeleri aynı zamanda evrensel bilime katkı, bu katkıyı yenilik, patent ve paraya çevirme konusunda da en ileri ülkeler. Bizim ülkemizde ise, ulusun evrensel bilime en büyük katkıda bulunan altgruplarından tıp doktorlarına iğne bile yaptırmayacağını beyan etmiş olan devlet büyüklerinin, son aylarda tıp doktorlarına iki kez batın ameliyatı olduğunu görüyoruz. Diğer yandan da uluslararası sınavlarda pek çok Afrika ülkesinden geride gözüken ilköğretim ve lise eğitimimizi daha da nasıl kötüleştirebiliriz konusunu tartışıyoruz.
***

Göztepe’ye dönelim… Bilimin gerçeklerini hayata uygulayabilmek gelişmek isteyen herkes ya da her kurum için önemli bir özellik… Ali Gültiken’in katkılarıyla bu sezon ne yazık ki ligin üzerinde kalitede, stadyum fark etmeksizin galip gelebilecek bir Göztepe kadrosu mümkün olmadı… Gözüken o ki, eldeki malzeme ile en yüksek verimi alabilmek için Başkan İmam Altınbaş’ın yüksek ilgisi birinci etmense, ikincisi stadyum… Aynı seyirci sayısı ile 9 kat etki yaratmak… Bir de Atatürk Stadyumu’nun panoları… O panolar play-offa kalıp, üst ligi zorlama olasılığından ne kadar değerli karar Göztepe yönetiminin…

YORUMLAR

KÖŞE YAZILARI

  • Göztepe TEK Büyüktür. Göztepe TEK Büyüktür.
    Written by Özkan Cengiz 28 Nisan 2018
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net Göztepe TEK Büyüktür. Yıllar önceydi amatördeydik, takıma tribünlerin yoğun tepkisi vardı, hoca ve oyuncular fazlaca tepki alıyorlardı. O günlerin yöneticileri ile bir araya geldik. Şaşkındılar, bize nasıl profesyonel çalıştıklarını anlatıyorlardı. Video analizler...
  • Kim Kimi Ne Kadar Biliyor ? Kim Kimi Ne Kadar Biliyor ?
    Written by Özkan Cengiz 06 Mart 2018
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net Kim Kimi Ne Kadar Biliyor ? Esasında maçtan çıktığımda aklımda olan yazı Türk Futbolunun içinde bulunduğu kokuşmuş yapıdan bahsetmekti.. Maça girerken 10 yaşındaki kız çocuğun anlamsız bakışlarla ayakkabılarını çoraplarını çıkarıp ayaklarını polise göstermesinin o...
  • 2018-2019 Sezonu boşa gidiyor? 2018-2019 Sezonu boşa gidiyor?
    Written by Özkan Cengiz 20 Şubat 2018
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net 2018-2019 Sezonu boşa gidiyor? Öncelikle ifade etmem gerekirse bu yazı bir Gençlerbirliği maçı yazısı değil, Bu yazı aslına bakarsak bu sezon yazısı da değil. Gelecek sezonun yazısı, yani başlık hatalı değil tam tamına doğru.Şimdi ne alaka derseniz şuna inanıyorum...
  • Göztepe Kervanı Yola Devam Ediyor… Göztepe Kervanı Yola Devam Ediyor…
    Written by Özkan Cengiz 26 Kasım 2017
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net Göztepe Kervanı Yola Devam Ediyor… Dört haftadır aynı sonuçları alan iki takım, hocaları Türk Futbolunda ağırlığını hissettirmeye başlayan yeni nesil hocaların en önemli iki temsilcisinin birbirlerine karşı sınavı, aynı puan, aynı sezon başı başlangıcı, bunların ya...
Diğer yazılar:

Diğer başlıklar

Twitter