Göztepe maçının olduğu her Pazar’ın ertesi,haftaya bir tuhaf başlanıyor.

Pazartesi gününün insan psikolojisindeki etkisi ve sendromu yetmezmiş gibi üzerine eklenen kısık bir ses, kaşınan ve acıyan bir boğaz, maç içinde yaşanan yoğun stres ve gel-gitlere bağlı olarak değişen psikoloji ve soğuktan kaskatı kesilip hareket etmeye nazlanan eklemler…

Yerel gazetelere sesleniyorum;

Lütfen maç günleri İzmir’in hava durumunu verirken Atatürk Stadı’nın da hava durumunu ayrıca versinler.

Bilen var bilmeyen var, herhalde 4-5 derecelik bir farklılık oluyordur.

***

Gelelim yeşil çimlerin üzerinde yaşananlara;

7 gün içerisinde 3. Maçına çıkacak olan kadronun aynen Atatürk Stadyumu’nun zemininde ısındığını görünce şaşırdım demek isterdim ancak şaşırmadım.

Çünkü Özcan hocamız bizi artık her tür sürprize alıştırdı.

Takım yorgunmuş, defans oyuncusu hata yapmış, birisi kötü oynamış hiç fark etmiyor. Bakıyorsunuz kadro aynen devam. Ya da bir oyuncu öyle bir maç oynuyor ki; bir hafta boyunca öve öve bitiremiyorsunuz ancak bakıyorsunuz  öteki hafta yedek… (Geçen seneden de hatırlarsınız)

Burada diyebilirsiniz ki kardeşim adam ne yapsın, zaten kadro kısıtlı…

Ben buna katılmıyorum işte.

Sakatlıklar hariç bu takımın yapmış olduğu transferlerden 6 tanesi keyfe keder yoktu dün ilk on birde.

Korhan,Gürhan kadro dışı, Bülent,Evren,Samet ve Ömer Ateş ise yedek.

Sanki kadromuzu biraz da ‘Biz’ kendi kendimize daraltıyoruz gibime geliyor.

Ya da ‘kadro yeterli’ diyen transfer politikası zihniyetini sorgulamak gerekiyor.

***

Türkiye’de maalesef alt yapı sistemi iyi işlemiyor. Hep bir çaresizliğin, üst üste sakatlıkların veya alternatif kadro kurmakta zorlanılan dönemlerde bazı oyuncular çıkıp sivriliyor.

Ancak maalesef bizde bu da olmuyor,olamıyor.

Sosyal paylaşım sitelerinden de bir çoğumuz takip ediyoruz.

U-14,15,16,17 ve A2 takımlarımız başarılı sonuçlar alıyor.

Peki ama bu kadar sakatın ve kadro dışı oyuncunun bulunduğu bir ortamda; Türker yorulunca yerine girip 10-15 dakika maçı idare edebilecek bir forvet, Bradley yorulunca onun görevini üstlenecek bir sol açık,Şamil-Hakan ikilisinden birisi oyundan düşünce alternatifi olabilecek bir ön liberodan hiç biri mi çıkmıyor altyapımızdan?

Eğer öyleyse gerçekten çok yazık…

***

Önceden Bank Asya’yı takip edenler zaten biliyordur. Bu sene dikkat kesilenler ise şimdiye kadar gözlemlemiştir.

Bu ligde başarıyı getiren 1-2 kriter var.

Ya, fark yaratan etkili yabancılarınız olacak (Rize’de Bikoko, Erciyes’te Hanni gibi), ya kendi stadınızda müthiş bir taraftar baskısıyla oynayarak rakiplere sahayı dar edecek, içeride kazandığınız maçlarla zirve mücadelesi vereceksiniz, ya da istikrardan yana şansınızı deneyerek kısıtlı bütçeyle fedakarlık odaklı zirveyi zorlayacaksınız. (Elazığspor gibi)

Üzülerek söylüyorum ancak bizde üçü de yok.

Atatürk Stadı maalesef rakip takım ve hakem üzerinde baskı kurmamızı imkansız hale getiriyor.

İstikrar deseniz hak getire. Her sene 10-15 oyuncu gidiyor, yerine 10-15 tanesi geliyor.

Elimizde de bir Bikoko ya da Emenike olmadığına göre puan durumundaki mevcut yerimize şaşırmamak gerekir.

Burada sormak istiyorum size;

Şimdiye kadar oynadığımız (yenildiğimiz ya da kazandığımız) hangi takım için ‘Vay be takır takır top oynuyorlar, bu sene banko çıkarlar’ dediniz?

Zirve yarışı yapanları gördük ve de görüyoruz;

Rize,Erciyes,Kasımpaşa,Bolu,Elazığ…

Çok yazık değil mi şu vasat takımların arasından bu sene çıkamazsak?

Çıkamazsak sadece ve sadece bu kriterleri gözden kaçırdığımız ya da gözümüzü yumduğumuz için olacak…

Hali hazırda 3.500'lerden 2.500’lere gerileyen taraftar sayımız dün 1.800’lere geriledi. Herkes acaba neden diye sorguluyor.

Arkadaşlar, sorgulaması gereken bizler değiliz,yönetim…

Stadyum hasılatları bu takımın önemli gelir kalemlerinden bir tanesidir. Şayet bir futbol takımının yönetimi (pardon şirket yönetimi) en önemli gelir kalemlerinden bir tanesinde gözle görülür ve sürekli bir düşüş olduğunu  gözlemliyor ve bunun için gerekli önlemleri almıyorsa oradaki vasıflı ya da vasıfsız bütün yöneticilerin ne iş yaptığını sorgulamak gerekir.

Ve öncelikle o yöneticilerin kendisine neden taraftar maça gelmiyor sorusundan önce, ‘BİZ’ neden taraftarı maça çekemiyoruz sorularını sorması gerekir.

Sizce soruyorlar mıdır? Takdirlerinize bırakıyorum.

***

Kısaca maçın analizini yaparsak;

Dün bize 3 puanı getiren konu başlığı : ‘Birkaç iyi adam’dır.

Bir hafta içinde 3. Maçına çıktığı halde; Sahada basmadık yer bırakmayan Şamil ve Hakan, yerini yadırgamadan iyi niyetle en iyisini yapmaya çalışan Bradley,her ne kadar durgun olsa da pas hatası yapsa da her an her şeyi yapabileceğini gösteren ve gemisini kurtaran kaptan İlhan ve herkesin gene mi puan kaybedeceğiz dediği anda sahneye çıkıp müthiş bir penaltı kurtaran Vedat…

Mücadele gücünü kazanmamız ve gelen üç puan sevindirici faktörlerdi.

Ancak, 1-0'dan sonra kontralarda çoğalamamamız ve çabuk bir forvet eksikliği sanırız göze çarpmıştır.

***

Özcan Kızıltan, taraftarın gözünde Göztepe’deki misyonunu çoktan doldurdu. Bu saatten sonra düzelmeyeceği de alınan galibiyetten sonra bile gösterilen tepkilerden belli.Kızıltan faktörü beraberinde tuhaf esintiler de getirdi.

Maça sırf Özcan’ı protesto için geliyorum diyenler de var, Özcan olduğu sürece Göztepe maçına asla gelmeyeceğim diyenler de.

Özcan Kızıltan ise ‘Mantık Evliliği’ni sürdürüyor. Ortada bir 'aşk' yokken bir yastıkta daha ne kadar kocarız bekleyip hep birlikte göreceğiz.

***

Son olarak;

Yapılan yeni besteyi çok beğendim.

Besteleyenlerin ve emeği geçenlerin yüreklerine sağlık.

Dileriz bundan sonra size bırakılan o emanetlerin değerini daha iyi anlarsınız.

 

Süleyman YENGİL

KÖŞE YAZILARI

  • İnstagrama kayıtlı 52 milyonluk örneklem üzerinden bakarak Türkiye’de hangi takımın kaç taraftarı var? İnstagrama kayıtlı 52 milyonluk örneklem üzerinden bakarak Türkiye’de hangi takımın kaç taraftarı var?
    Written by Oguz Resat Sipahi 10 May 2020
    Oğuz Reşat Sipahi http://www.sipahi.tk Hangi takımın daha çok taraftarı var? Bu soru çok iç gıdıklayan bir soru biliyorum. Pazar Pazar maçlar da yok. Nereden aklıma geldi diye sorarsanız Dövletimiz sağolsun. İnstagramda Kumluca-Olimpos alanının yüce Dövletmiz tarafından 1. derece sit alanı konumund...
  • Ülkemizde 1098, dünyada 108319 kişiyi covid19 kanlı ve mukuslu kırbacı ile kaybettik... Ülkemizde 1098, dünyada 108319 kişiyi covid19 kanlı ve mukuslu kırbacı ile kaybettik...
    Written by Oguz Resat Sipahi 12 Nisan 2020
    Oğuz Reşat Sipahi http://www.sipahi.tk *Ülkemizde 1098, dünyada 108.319 kişiyi covid19'un kanlı ve mukuslu kırbacı ile kaybettik... *Ne mutlu bizlere değil ki ülkemiz, covid19 açısından müreffeh ülkeler düzeyini yakalama ve aşma yolunda koşar adımlar ile ilerliyor... Yine de arada iyi şeyler de var...
  • Göztepe TEK Büyüktür. Göztepe TEK Büyüktür.
    Written by Özkan Cengiz 28 Nisan 2018
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net Göztepe TEK Büyüktür. Yıllar önceydi amatördeydik, takıma tribünlerin yoğun tepkisi vardı, hoca ve oyuncular fazlaca tepki alıyorlardı. O günlerin yöneticileri ile bir araya geldik. Şaşkındılar, bize nasıl profesyonel çalıştıklarını anlatıyorlardı. Video analizler...
  • Kim Kimi Ne Kadar Biliyor ? Kim Kimi Ne Kadar Biliyor ?
    Written by Özkan Cengiz 06 Mart 2018
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net Kim Kimi Ne Kadar Biliyor ? Esasında maçtan çıktığımda aklımda olan yazı Türk Futbolunun içinde bulunduğu kokuşmuş yapıdan bahsetmekti.. Maça girerken 10 yaşındaki kız çocuğun anlamsız bakışlarla ayakkabılarını çoraplarını çıkarıp ayaklarını polise göstermesinin o...
Diğer yazılar:

Diğer başlıklar

Twitter