Çağatay Çağlar
Ofans mı? Defans mı?
Herkes maç sonrası 4 gol atan Göztepe’nin muhteşem futbolunu (!) konuştu. Güzelyalı’ya gelene kadar ve geldikten sonra da karşıma çıkan tüm Göztepeliler, sonuç ve futboldan memnundular. Bizim Gazino’nun sahibi Menderes Aktulun, Berber İsmail Uçar, Terzi Nejat Eroğlu, İşadamı Hüseyin Akduman ve Basın tribünündeki bazı meslektaşlarım. Hatta Süleyman ağabeyim (Alasya) bile benim görüşümün yanlış olduğunu iddia ederek, “Psikolojik tedavi” ye ihtiyacım olduğunu söyledi. Haksız da değil hani(!) Benim de tanıdığım aşağı yukarı tüm Göztepeliler de biraz öyle (!) Ama maçın ilk yarısı için kim ne söylüyorsa söylesin, benim düşüncem tamamen çok kötü bir futboldur…

Daha karşılaşmanın ilk dakikalarında Mustafa Kayabaşı’nın attığı golde tamamen defans ve kaleci hatası vardı. Kademe, adam paylaşımı sıfır. Külliyen hatalı bir koordinasyonsuzluk çok basit bir golü getirdi. İlk çeyrek hatta devrenin sonlarında Tayfun’un attığı gole kadar tek bir koordineli atak yok. Şuursuz, dağınık, düzensiz ve hesapsız bir oyun sistemi. Orta sahada Raşit, Samatyalı, Ferhat ve İlhan oyunda yok. Defansta Ahmet Sağlam, Mehmet Yılmaz, Burak Keskin her an patlamaya hazır kurulmuş “bomba” gibiler. Tayfun yanında Burak Kaan var ama yalnızları oynadı. Taa ki 38’de Türker’ín oyuna dahil olduğu dakikaya kadar. Bu dakikadan sonra gol de geldi, Göztepe takımı da kendine geldi (!) Berber İsmail ilginç bir yorum yaptı. “Bizim taraftarımız o kadar etkili ki takımdaki oyuncular bile ne yapacaklarını şaşırdılar” dedi. Haksız da değil hani. O muhteşem tezahüratlar sanki oyuncuların motivasyonunu bozdu (!) İnanın benim de maçla falan bir ara ilgim bile kalmadı (!) Böyle taraftarı izlemek çok farklı bir duygu. Tanrı her takıma böyle bir güç vermez herhalde…

Sonuçta 1-0’dan 4-1’e gelen farklı bir skor. Her şey güzel, ama ben yine de iddia ediyorum. Devre arası bu defansa çözüm bulunmalı. Aksi takdirde telafisi olmayan hatalar düzeltilemeyecektir. Defans mı? Ofans mı? İyiydi?..

 

Ersan Yetişir

Şampiyonluğa adım adım
İzmir’de, yazdan kalma mükemmel bir hava futbol için mükemmel bir ortam ve tribünde muhteşem 10 bine yakın Göztepe sevdalısı takımlarına müthiş destek veriyordu. İşte Göztepe böylesine renkli ve güzel bir ortamda maça beklenenin tam tersine oldukça tutuk başladı. Özellikle takım halinde iyi organize olamayan orta sahada rakibine bir türlü istediğini kabul ettiremeyen, özellikle ilk yarı boyunca sol kulvarı sadece bir kez kullanan hücumda bir türlü organize olamayan sarı kırmızılı ekip, şok bir golü kalesinde bulunca toparlanmakta da oldukça zorlu bir süreç yaşadı. Bu durumda yapılacak tek şey acil olarak oyuna müdahale etmek olacaktı. Nitekim Özcan hoca’da, devrenin bitmesini beklemeden ilk değişikliğini yaptı. Türker’in oyuna girmesi ile çift forvete dönen Göz Göz, bu dakikalarda bulduğu gol ile oyunda dengeyi az da olsa lehine çevirmeyi başardı…
İkinci yarıda kazanmak adına yapılan en önemli hamle, usta ayak Serdar Samatyalı’nın, sazı eline alması ve o dakikalardan sonra ortaya koyduğu doyumsuz oyundu. Seyredenlere gerek görsellik, gerekse estetik açıdan oldukça zevkli dakikalar yaşattı. İkinci golün altına imzasını atarken, bunla yetinmeyip gol sonrası sağ tarafı adeta Çeşme otobanına çevirerek arkadaşlarına müthiş ortalar yaptı. Bu dakikalardan sonra ona özellikle Türker büyük destek verdi. Büyük özveri göstererek sakatlığını bir kenara bırakıp golünü attı, bununla yetinmedi rakipleriyle adeta savaştı. Takımını rakip kaleye en kestirme yoldan taşıdı. Serdar ile birlikte alkışı bugün için fazlası ile hak etti. Göztepe bugün için 4-1 kazandı. Evet skor gerçekten müthiş ama hala takım olamamanın sıkıntısı özellikle ilk yarı fazlası ile hissedildi. Rakipler ile kapanan puan farkı Göztepe için itici bir moral olmalı ve artık bundan sonraki süreçte tempoyu daha fazla yükseltip, rakiplerine üstünlüklerini oyunun tüm bölümünde hissettirmeliler. Arkalarında bu muhteşem Göz Göz korosu oldukça bence önlerinde hiçbir güç duramayacaktır. İnanmak başarmanın yarısıdır. Son sözüm Ferhat’a, olacak… Kendisini çok beğenirim, savaşçı kimliği ile tüm Göztepelilerin sevgilisi oldu. Bugün rakipleri ile anlamsız girdiği diyalog bence ona hiç yakışmadı. Göreceği ikinci sarı kart ile takımını bu zorlu süreçte yalnız bırakabilirdi. Umarım bundan sonra daha sakin olur ve bildiğimiz savaşçı kimliğini yine bizlere izlettirir.

 

Sinan Genç

Üç büyük yok Göztepe var
Hani Halit Kıvanç'ın meşhur bir lafı var ya; Göztepe'nin o şaşalı günlerinde radyoda maç anlatırken sarfettiği, "Üç büyük yok, Göztepe var..." diye yıllardır dilden dile dolaşan o sözü... İnanın öyle... İzmir'de yaşayan en baba üç büyük kulübün sempatizanını bile alıp getirseniz Göz-Göz'ün maçına "ya kıskanır", "ya çatlar", ya da "Göztepeli" olur... Göztepe 2. Lig'de zirve mücadelesi veriyor ve rakibi de Hacettepe. Tribünlerde oturacak yer yok, en az 13 bin taraftar var. Aslolan taraftarın sayısı değil, o ne muhteşem şovdur, o ne büyük coşkudur, o ne büyük sevgidir... Bir de bu takımın Süper Lig'de oynadığını düşünün, neler olur acaba? Alsancak değil, Atatürk Stadı bile dar gelir vallahi... Yıllar sonra İzmir'de Alsancak Stadı'nda böylesine anlamlı, anlamlı olduğu kadar da güzel bir maç izlememiştik. 4 yıl öncesinde amatör kümede, milyonlarca (eski parayla trilyonlarca) borcu olan Göztepe gitmiş, yerine dünya futbol arenasına göz kırpan bir Göztepe gelmiş... Gözlerimizin pası silindi inanın dün maçı izlerken. Gol de vardı, coşku da, şov da... Aslında Özcan (Kızıltan) hocanın dediği gibi rakibin attığı gol dahil tek bir pozisyonu bile yoktu. Göztepe yediği golle 'tribün etkisindensıyrılıp maça kendisini verince denge sağlandı... Çünkü Göztepeli futbolcular bile ilk dakikalarda tribüne bakmaktan, maça konsantre olamadılar. Golü yiyince hem Özcan hoca, hem futbolcular kendine geldi. Kızıltan 'risk' alıp bizim 'maskeli süvari' Türker'i oyuna alınca forveti ikileyen Göztepe gol pozisyonları buldu. Defanstan çıkan Ahmet'in doldurduğu, İlhan'ın ıskaladığı pozisyonda Tayfun, sakatlanma pahasına golünü attı, Göztepe'yi uyandırdı. Maçın kırılma anı ikinci yarının başında Serdar'ın attığı nefis goldü. Kim ne derse desin dünkü maçın düğümünü çözen adam Serdar Samatyalı'ydı. Çünkü, karşılarında 'skorun üzerine yatmaya çalışan' bir Hacettepe, ceza alanı içinde topa smaç atan futbolcuyu bile göremeyecek kadar kendinden geçmiş bir hakem ve hepsinden beteri 'ofsaytın bile ne olduğunu' bilmediğini tahmin ettiğimiz bir yan hakem vardı. Yan hakem 14 bin kişinin önünde dördüncü hakem tarafından bile uyarılacak kadar kötüydü. İşte Serdar'ın o golü maçın kazanılması açısından çok ama çok önemliydi. Rakibin gardını düşüren Göztepe Murat Berge ve Türker ile skoru dörtleyip maçı kazandı. Sadece maçı kazanmadı, hem rakibini yendi, hem de hakemi. Hep böyle Göz-Göz, yolun açık olsun.

 

 

Bülent Buda
Sıkıntı ve keyif

Stres kat sayısı yüksek maçlar kuşağında artık Göztepeli futbolcular. Zirve koşullanmasını taşıyabilmek, sinir sistemini güçlü tutabilmekle derinden ilişkili. Futbol her türlü süprize açık bir oyun. Konuk Hacettepe, genç, diri, iddiasız ama zor bir takım. hele bir de ucuz bir golle tanışınca işler göreceli daha da zorlaştı. Neyseki dün onlarında savunmasının ikram günüydü. ilkinde Tayfun’la gelen eşitlikten sonra ikincisinde Serdar’ın kurnazlığı gösterime girince kördüğüm bir biçimde çözülüverdi. Göztepe öne geçince; kapanmayı zamana oynamayı yeğleyen konuk takım birden kabak çiçeği gibi açılıverdi. Özellikle Türker karekterinde futbolcular için bulunmaz ortam oluşuverdi. Ve de haliyle ‘ne olursa olsunda kazanalım’ denilen maçta sarı kırmızılılar farkı yakalayıverdi. Bu bağlamda, takımı yenik duruma düşünce yenilgiyi asla içine sindiremeyen Kaptan İlhan’ın, aşırı tepkilerini hırsına bağlayarak anlayabiliyoruz. Yine İlhan’ın sorunlu zaman diliminden takımını esenliğe çıkarma uğraşına da büyük saygı duyuyoruz. Türker’in yüz maskesiyle oyuna katıldıktan sonra takıma kazandırdığı ivmeye de değinmeden geçemeyeceğiz. Kalede Akın’dan başlayarak önündeki savunmanın topu oyuna sokmada seçtikleri yöntemin, günümüz futbolunda artık terk edilmiş olduğunu belirtmeliyiz. Bir de orta alanda Ferhat’ın takım farkı yakalayıp rahatladıktan sonra değil. Sorunlu zamanlarda daha katılımcı olmasını bekleriz. Bitirirken, Göztepeli taraftarlardan bir yakınma: Elinde biletiyle stadyuma giremeyenler varken yakınlarını biletsiz içeriye alıyor. Saçmalığın, utanmazlığın daniskası. Bu işlere kim bakıyor, kim ilgileniyor? Bu avanta düzenine kim dur diyecek?

YORUMLAR

KÖŞE YAZILARI

  • İnstagrama kayıtlı 52 milyonluk örneklem üzerinden bakarak Türkiye’de hangi takımın kaç taraftarı var? İnstagrama kayıtlı 52 milyonluk örneklem üzerinden bakarak Türkiye’de hangi takımın kaç taraftarı var?
    Written by Oguz Resat Sipahi 10 May 2020
    Oğuz Reşat Sipahi http://www.sipahi.tk Hangi takımın daha çok taraftarı var? Bu soru çok iç gıdıklayan bir soru biliyorum. Pazar Pazar maçlar da yok. Nereden aklıma geldi diye sorarsanız Dövletimiz sağolsun. İnstagramda Kumluca-Olimpos alanının yüce Dövletmiz tarafından 1. derece sit alanı konumund...
  • Ülkemizde 1098, dünyada 108319 kişiyi covid19 kanlı ve mukuslu kırbacı ile kaybettik... Ülkemizde 1098, dünyada 108319 kişiyi covid19 kanlı ve mukuslu kırbacı ile kaybettik...
    Written by Oguz Resat Sipahi 12 Nisan 2020
    Oğuz Reşat Sipahi http://www.sipahi.tk *Ülkemizde 1098, dünyada 108.319 kişiyi covid19'un kanlı ve mukuslu kırbacı ile kaybettik... *Ne mutlu bizlere değil ki ülkemiz, covid19 açısından müreffeh ülkeler düzeyini yakalama ve aşma yolunda koşar adımlar ile ilerliyor... Yine de arada iyi şeyler de var...
  • Gözyaşları... Gözyaşları...
    Written by Oguz Resat Sipahi 21 Nisan 2019
    Oğuz Reşat Sipahi http://www.sipahi.tk Uzun zamandır yazasım gelmiyordu ligin ilk devresinde yazacak birşey yoktu pek, ya da dünyevi dertlerden yazasım gelmedi... Ligin ikinci devresinde de yazasım gelmedi bu sefer çoğunlukla dünyevi ailevi dertlerden... Dünkü gözyaşlarına kadar... Taraftarımızın,...
  • Göztepe TEK Büyüktür. Göztepe TEK Büyüktür.
    Written by Özkan Cengiz 28 Nisan 2018
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net Göztepe TEK Büyüktür. Yıllar önceydi amatördeydik, takıma tribünlerin yoğun tepkisi vardı, hoca ve oyuncular fazlaca tepki alıyorlardı. O günlerin yöneticileri ile bir araya geldik. Şaşkındılar, bize nasıl profesyonel çalıştıklarını anlatıyorlardı. Video analizler...
Diğer yazılar:

Diğer başlıklar

Twitter