
Zoru severim ama (!)
Çağatay Çağlar
Ligde 18 hafta geride kaldı. Devreyi lider bitiren Göztepe, ara kamp döneminin ardından ilk maçını sahasında Çorumspor’a karşı oynadı. Bu tür karşılaşmalar yeni takviye ve yeni konsantrasyonla başlandığı için hem zor, hem de bir yönden kolay olur. Ancak elindeki mevcut taşlar değişmediyse, var olanla hamlelerini yaparken çok dikkat edeceksin.
Göztepe, yeni aldığı transferler ile (bana göre hepsi kapalı bir kutu) ne yapacak merak konusu. Alınanlar yeterli mi diye sorarsanız, hayır kesinlikle değil. Defans ve sol kanat hala aynı sıkıntılar içerisinde…
Gelelim maça. Karşılaşmanın ilk 45 dakikasında her iki takım da ısrarla sağ kanadı kullandı. Göztepe’nin 15.dakikada Serdar’ın nefis pasında Tayfun’un kafa şutu dışında tek bir pozisyonu yok. Yine 31.dakikada gelişen ender Göztepe atağında yine Serdar Samatyalı’nın asistinde Tayfun’un kafa şutuyla gelen güzel golü. İlk yarıda ne rakip Çorumspor’un ne de Göztepe’nin organize bir atağı yok…Neden teknik heyet hala tek santrforda ısrar eder, bilemiyorum. Tayfun-Türker ikilisi olsa, iş değişmez miydi? Peki Türker oyuna alınacak tı, 90.dakika da mı olmalıydı? Bende zoru severim ama bu artık iyice takımı riske sokmak değil mi acaba ?
İkinci yarıda 57.dakikada Emin’in kendi çabasıyla gelen golü. Ha o dakikaya kadar Emin iyimiydi? Kesinlikle hayır. Emin, golün ardından kenara alındı. Yerinde bir karar. Yerine giren Eray sağa, Serdar Samatyalı sola. Bu da bana göre günün en güzel hamlesiydi. Bu dakikadan itibaren tecrübeli Samatyalı, solu da mükemmel kullandı. Çok ciddi ataklar geliştirdi. Demek ki takımın solundaki problemler de hala devam ediyor. Kaleci Akın, benim orada tanıdığım en eski futbolcu. Onun karakterini ve ahlakını en iyi bilenlerdenim. Yalnız özellikle yan toplarda çok büyük zamanlama hatası var. Ayrıca defansıyla daha çok konuşması lazım. Kaptan İlhan ise dün maalesef gününde değildi. O da kardeşimin nazarlığı olsun. O takımı için daha çok işler yapabilecek kapasitede bir oyuncu. Bizim “Deli Yürek” Ferhat, dün koştu çabaladı, görevini yerine getirmeye çalıştı. Ancak çok gereksiz bir yerde rakibine yaptığı o hareket hiç hoş olmadı. Eğer hakemlerden biri bunu görseydi, bırakın sarıyı, kırmızı kart bile gösterebilirdi. Biraz daha dikkat Ferhat kardeşim…Evet sonuçta kazanılan 3 puan çok anlamlı. Ama takımın daha dikkatli olması lazım diye düşünüyorum...
Son söz yine o muhteşem koroya. Onlara ne yazsak, çizsek az geliyor. O cefakarlar soğuk, yağmur aldırmadan yine düşmüşler gönül verdikleri takımının peşlerine. Ama inanıyorum onlarda dünkü futbolda özellikle son dakikalarda ciddi olarak strese girdiler. Neyse haftaya Gebze deplasmanı var. Göztepe, bu zorlu maçı da kazanabilecek güçte ve yetenekte. Yeter ki hatalardan ders alınsın. Yolun açık, şansın bol olsun Göztepe…
Serdar ve Tayfun farkı
Ersan Yetişir
İlk yarıyı lider bitiren Göz Göz, Liderlik apoleti ile çıktığı ikinci yarının ilk ciddi sınavında rakibi Çorum Spor karşısında özellikle ilk çeyrekte katı savunma önünde pozisyon üretmekte hayli zorlandı. Özellikle orta sahada göreve yapan kaptan İlhan bu sezon ilk kez çok etkisiz oyunu ile orta sahada aldığı tüm topları rakibine ikram etti. Bu bölgede görev yapan Raşit de, ona ayak uydurunca, forvet hattında tek başına oynayan Tayfun istediği topları bir türlü alamadı. Oyunun kilitlendiği dakikalarda Göztepe, yan organizasyonunda Tayfun ile öne geçti. Bu sıkıntılı süreç, soyunma odasına giden Göz Göz’e adeta ilaç gibi geldi diyebiliriz.
İkinci yarı Özcan hocanın oyuna müdahale edip Tayfun’un yanına ikinci forvet olarak Türker’i, süreceğini düşünmüştüm. İçerde hedefin galibiyet olduğu maçlarda bence tek forvet ısrarı Göztepe açısından büyük sıkıntı yaratabilir.
Hedefin şampiyonluk olduğu ligde bundan sonraki haftalarda az hata ile bu süreci geçirmek zorundasın.Göz Göz, hemen vites yükseltmek zorunda. Ligde bundan böyle kolay maç yok.
Özellikle sol tarafta görev yapan Emin ve Uğurtan, ofansif anlamda takımı adına gerekli desteği vermiyor.
Bence artık herkes sorumluluk almalı. Serdar Samatyalı, hemen hemen maçın tüm yükünü omuzlarına alarak takımı adına müthiş işler yaptı. Sağ tarafı ilk yarı mükemmel kullandı. Bunla yetinmeyip ikinci yarıda Emin’in, oyundan çıkması ile bu kez sol tarafta etkili kanat bindirmeleri ile rakibin adeta kabusu oldu. Forvet hattında tek başına kalmasına rağmen Tayfun, bitmek tükenmez enerjisi ile rakip savunmayı zorlayan tek isimdi. Bu ikili alkışı fazlası ile hak etti. Göz Göz, artık bazı isimlerin yaratıcılığının yanında takım halinde de, oyunu forse etmeli. Lig uzun maraton. Alınan galibiyet tabiiki çok güzel. Fakat oynanan oyun bence hala yeterli değil. Devre arası takıma katılan yeni transferler umarım takıma güç katar. 12’nci adam maçın başından sonuna kadar takımlarına büyük destek verdi hepsinin yüreklerine sağlık…
Korkuyla gelen zafer
Sinan Genç
Yalnış anlaşılmasın ahkam kesecek değilim, kimseye de akıl vermiyorum. Ama bu takım bu oyun anlayışıyla oynamaya devam ederse şampiyonluk yarışında çok acılar çekebilir. Şampiyonluklar korkunun üzerine kurulmaz. Evet rakibine saygı duyacaksın ama korkmayacaksın. Demiyorum donkişot gibi saldıracaksın ama kendini bilerek sonuca gitmeye çalışacaksın. Unutmamalı, 'en iyi savunma hücumdur'... Hele hele senin adın Göztepe ise ve elinde böylesine kaliteli bir kadron varsa ve üstüne üstünlük İzmir'de arkanda böyle büyük bir taraftar gücün varsa gereğini yapacaksın. Kim ne derse desin iddia ediyorum Göztepe dün daha öncelerde olduğu gibi tek forvetle değil de çift forvetle maça çıksaydı hem maçı rahat kazanır, hem de fark bile atabilirdi... Bu oyun anlayışı rakibi cesaretlendiriyor, tribünleri telaşlandırıyor. İnanıyorum ki benim gibi düşünenlerin sayısı fazla ama ne yazık ki cemaat ne derse desin imam bildiğini okuyor. Özcan (Kızıltan) hoca da bildiğini okumaya devam ediyor. Biliyorum ki bu yarış nefes nefese geçecek. Bandırmaspor, İskenderun ve Bugsaş hatta Turgutlu Göztepe'yi gölge gibi takip edecek. Göztepe farklı olacaksa ve rakiplerine üstünlük kuracaksa bunları yapmalı. Göztepe şuanda lider olabilir ama unutulmamalı ki Göztepe Beypazarı hariç zirveye oynayan tüm rakiplere gidecek. Göz-Göz'ün hedefe ulaşabilmesi için bu ve bunun gibi deplasmanlardan puanlar getirmesi içerdeki maçları ise mutlaka kazanması gerekiyor. Unutulmamalı korku eken, hüzün biçer. Dünkü Çorumspor maçında da korkuyla zafer bir aradaydı. Özcan hoca etten duvar örmüş Çorum defansını tek forvetle yani Tayfun ile delmeye çalıştı. Göztepe rahat kazanacağı maçta işi tesadüflere bıraktı. Tayfun ve Emin ile gelen gollerden sonra hücum hattındaki artılar, savunmadaki zaafları gözler önüne serdi. İşte gerçekler o zaman su üstüne çıktı ama 90 dakika bittiğinde skorboard 'Göztepe kazandı' diyordu...
Adım adım hedefe
Halil Kiraz
Göztepe-Çorumspor maçını izlerken baktım herkes diğer takımların aldığı sonuçları merak ediyor. Oysa ben olsam kendime bakarım, diğerleriyle hiç ilgilenmem. Çünkü ben liderim ve her maçımı etap etap kazanırsam hedefe ulaşırım. Varan: 1. Çorum galibiyeti... Göz-Göz'ler özellikle ilk yarıda sergiledikleri yardımlaşmalı, kanatları iyi kullanan futbolla galibiyeti, hatta farkı kaçırdılar. Defans-orta saha organizasyonu bu bölümde mükemmel işledi, özellikle Serdar Samatyalı'nın etkili futbolu ve nefis ortalarıyla sonuca gitti. İzzet'in sağ kulvarı iyi kullanması, İlhan Şahin'in orta sahada cirit atması ve Tayfun'un fırsatçılığı Göztepe'nin güzellikleriydi. İkinci yarıda oynadığı sürece takıma sol kanatta önemli katkı yapan Emin'in golü galibiyet garantisi verdi. Ama ardından Tayfun'un topu kaleciye nişanlaması, Ferhat'ın kaleciyi geçen topunun direği sıyırarak dışarı gitmesi, Göztepe'nin oyunu 4-0'a taşıyamamasının engelleyici faktörleriydi. Ancak futbol ilginç bir oyun. 77.dakikada bir Çorum kontarağında Mehmet Yılmaz, rakibini çekerek durdurunca konuk takım penaltı golüyle umutlanıverdi. Eğer 88'de kaleci Akın'ın yaptığı hatayla topu kafayla bomboş kaleye atma fırsatı yakalayan Çorumspor'lu Eren, yan ağlara vurmasa 5'lik olabilecek maç 2-2 de bitebilirdi. Özcan Kızıltan Göztepe'nin 70'lerde oyundan düştüğü anda oyuncu değiştirmekte geç kaldı. Oysa Serdar Samatyalı ve İlhan Şahin çok yorulmuşlardı. Türker gibi bir golcünün oyuna alınması ve iki hücumuyla rakibinin işinin bitirilmesi pekala mümkündü. İzmir'deki maçlarda Tayfun-Türkenr ikilisi oynamalı, deplasmanda tek forvetli, orta saha destekli taktik düşünülebilir. Bir helallik de Göztepe taraftarına, Yağmur altında 10 binin üzerinde seyirci böyle bir müthiş destek veriyor, futbolcuyu dopingliyor ya, en büyük alkışlar onlara. Şimdi bu maçı unutalım, haydi Gebze'ye...
Bu telaş niye?
Bülent Buda
Tayfun’a geniş alan bırakma, koşu yollarını açık tutma amacıyla ilk bakışta tek santrforlu seçim doğru olarak nitelenebilir. Ancak özellikle iki farkı yakaladıktan sonra farkın giderek açılması olasıyken diğer golcü Türker’in 90 dakika ısınma alanında bekletilmesini yorumlamakta bayağı zorlandık. Özcan hocanın, garanti- güvenceli bir yapıyı benimsediğini görebiliyor ve anlayabiliyoruz. Göztepe takımında İlhan, Serdar, Emin birazda Raşit dışında diğerlerinin riske girmesi sınırlanmış gibi.
Bu arada yeri gelmişken biraz da Emin‘den söz etmeliyiz. Bu futbolcudan özellikle ilk yarıda takım arkadaşları yararlanmayı hiç denemedi. Bu yarıda iki net pozisyonda topu Emin‘le buluşturabilseler belki de skor ilk 45’te netleşbilirdi. Nitekim Emin ikinci yarıda topla daha çok birlikte olma olanağını bulunca Göztepe’nin konuk takım kalesi önündeki pozisyonları giderek arttı ve ikinci gol geldi. Bu bağlamda algılamakta zorlandığımız Emin’in hem golünü atıp hemde futboluna ivme kattığı zaman diliminde yine elleriyle beni dışarı alın ritüelini tekrarlamasıydı. Haliyle bu oyuncunun 90 dakikanın bütününde alanda ne zaman kalacak diye merak eder olduk artık.
İkinci yarının ilk maçında, ligin ilk yarısında olduğu gibi İzzet’in, İlhan‘ın, Serdar‘ın gaz kesmeden performanslarını sürdürdüğünü Tayfun‘un hırslı, delici, golcü yanıyla işine devam ettiğini gözlemlemek sevindirici. Takımın fark ikiye çıktıktan sonra tamda önü açılıp üçüncü, dördüncü gol beklenirken lüzumsuz bir penaltı sonrası yenilen golle oluşan telaş onun neden olduğu sıkıntılı zamanlar, özgüveni yüksek olması gereken bir takıma yakışmayan anlamsızlıklardı. Biliyoruz ki bu oyunda zirvede olmanın, orada kalmanın zorluklarıyla futbolcular üzerinde oluşturduğu baskı her zaman vardır. O nedenle Göztepeli futbolcuların öncelikle kendileri üzerinde olumsuz etkiler oluşturacak bu psikolojiden soyutlanmaları elzemdir. Böylelikle rakipleri üzerindeki güçlerini daha etkili kullanabilecekler, daha çok kazanacaklar, altttan gelenlerle oluşan puan farkını daha da açarak onların umudunu kırabilecek düzeye taşıyabileceklerdir.
