Özkan Cengiz
Bu e-Posta adresi istenmeyen posta engelleyicileri tarafından korunuyor. Görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
www.ozkancengiz.net

Tribün Etkisi isimli yazımızdan sonra kızanlar oldu, sinirlenenler oldu, destekleyenler oldu, takdir edenler oldu. Her yazıda olduğu gibi bu yazıda da birçok çeşitli tepki aldık. Ama ana amacımız bir sorunu ortaya koymak olduğu ve skor taraftarlığı sorununu açıkça ortaya koyduğumuz için bizim içimize sindi.Şimdi aynı konuya Tribün Etkisi konusuna bir de ters açıdan bakalım istiyorum, Çuvaldız, iğne hikâyesi.

Bugün iyi kötü futbolla ilgilenen herhangi bir kişiye Göztepe derseniz ilk söyleyecekleri söz “müthiş taraftarları var” olur. Açıkçası özellikle anlatmadıktan sonra özellikle yeni nesil Avrupa zaferlerinden, Türkiye kupalarından, Ulusal lig şampiyonlarından bir haberdir. Hatta söylediğinizde şaşırırlar. Belli bir yaş aralığında Göztepe’nin tarihi, başarıları, geçmişi bir şey ifade etmez, onlar için Göztepe her deplasmana taraftarı giden, kendi sahasında belli bir kitleye oynayan, İzmir gibi bir metropolde İstanbul takımlarına seyirci olarak üstünlük sağlayan, zor bir deplasmandır.

Gerçekten de, Göztepe’yi Göztepe yapan taraftarı ve dillere destan inadıdır. Türk futbol tarihinin tozlu sayfalarında birçok takım vardır. 50’li, 60’lı, 70’li yıllarda büyük başarılara imza atmış, ama bugün yok olmuşlardır. Göztepe’nin her şeyin en kötüsünü görmesine rağmen yok olmamasının sebebi taraftarlarının inadı ve vazgeçmezliğidir.

Gerek kulüp yöneticilerimize, gerekse de Altınbaş Holding yöneticilerine sık sık söylediğimiz bir söz var. “Bu kulübün kanını emen, gerek kişilik gerekse karakter olarak bir işe yaramaz adamlar bu tribünler sayesinde bir yerlere geldi, bu tribünleri arkasına alarak olmayacak işleri oldurttular, siz bu kadar doğru işler yaparken, bu kadar bu kulübün geleceğini ve yapısını şekillendirip oluştururken, olumsuz tepkiler alıyorsunuz, tribünlerle (son zamanlarda biraz düzelse de) savaş halindesiniz. Bunun tek sebebi iletişimsizliğiniz. Tribünlerden, taraftarlardan korkmayın, onlara sırt çevirmeyin, onlara basın üzerinden tepki vermeyin, oturun konuşun dinleyin çözün.”

Verdikleri cevap esasında doğru bir cevap, Biz her şeyin doğrusunu yapıyoruz, taraftarımız bugün için bize kızabilir ama zaman içersinde bizim iyi niyetimizi ve yapmak istediklerimizi anladıklarında arkamızda olacaklar.

Evet bu fikir doğru bir fikir ama Göztepe için yetersiz bir fikir neden, sizin bu fikrinize 3.000’lere, 4.000’lere internet üzerinden taraftar dernekleri aracılığıyla bir şekilde ulaşıyor ve bu kitleler zaten arkanızda ama Göztepe 3.000-4000 kişilik bir kitle değil Göztepe on binlerle hatta yüz binlerle ifade edilen bir kitle bu kişilere ulaşmanızın yolu bu değil. Bu taraftarın hassasiyetlerini göz önüne alarak taraftar için tribün için yapacağınız birkaç hareket ile ancak bu kitleye ulaşabilirsiniz.

İşte önümüzdeki en taze örnek, Tamer gerçekten çok kötü goller yedi, ama kalecilik böyle bir şey hata yapınca bedeli ağır oluyor, maç içerisinde ıslık yedi, maçtan sonra tüm ihale onda kaldı. Ya bu tribünde ne biçim şey deyip olayı tribüne yıkmak işin en kolay yönü işin zor yönü olayın içeriğine bakmak.

Bu golleri Sinan yese aynı dakika tepki alırmıydı. Maçtan sonra herkes ona yüklenirmiydi. Bence hayır Sinan’ın da kötü maçları da oldu. Kötü yediği goller de oldu ama hatanın arkasından ıslık yerine tezahürat aldı.

Uzun lafın kısası, 2 senedir taraftar çağırdığında tribüne gelmeyen, hal hareket tavırları rahatsızlık yaratan, şampiyonluk kutlamalarında bile cenazeye gelmiş gibi davranan Tamer’e gösterilen tepki sadece gol yediği için mi gösterildi.

Son on, onbeş yıllık tarihimizde en iyi kadroyu kuran, en güzel topu oynatan hocamızdı, Rıza Çalımbay ama taraftarla hiçbir zaman kaynaşamadı. Bırakın selam vermeyi kafasını kaldırıp bakmadı tribünlere ve en sonunda bir Beşiktaş maçı sonrası taraftar tepkisinden çekindiği için istifa etti.

Onun kadrosu, onun futbolcularıyla ve taraftar hediye ettiği için 20 maç üzerinden çıkarmadığı kırmızı poları ile Ümit Kayıhan aynı sezon son 20 yıldaki en iyi sezonunu yaşattı Göztepe’ye. Aralarındaki teknik taktik farkların yanı sıra en büyük fark Rıza Çalımbay ile tribünlerin arasındaki gerginliğin yerini Ümit Kayıhan ile tribünlerin arasındaki sevgi birlikteliği almasıydı. Bizim neslin yaşadığı en güzel günler bu birliktelik ile ortaya çıktı.

Kabul edersiniz etmezsiniz ama son 20 yılın en başarı sezonuydu süper ligde 7. Olduğumuz sene, maddi imkansızlıklar had safhadaydı fbspor maçında soyunma odasına haciz gelmişti, Yeni Asır çatırdamış kan gövdeyi götürüyordu. Ama biz Atatürk’te 60 bine oynuyorduk. Oynanmamış maçların tribün gelirleri temlik edilip deplasmana gidiliyordu. Oyuncuların bir kısmı sahaya çıkmak için para bekliyorlardı. Kulübün dümeninde Hamdi Türkmen, takımın dümeninde Ümit Kayıhan vardı. Tek bir ortak özelikleri vardı. Tribün desteği. Hamdi Türkmen gazetesinden taraftar ile uğraşanı hayatından bezdiriyordu. Ümit Kayıhan maç sonrası oyuncuları soyunma odasından toplayıp tribüne getiriyordu. Ve taraftarda onların yelkenini dolduruyor okyanus okyanus aşıyorlardı. Kimilerinin şimdi pazarladığı gibi Yeni Asır döneminin en iyi yıllarında en başarılı değildi Göztepe, Yeni Asır döneminin en kötü döneminde en başarılıydı Göztepe. Tek güç tek anahtar gene taraftardı.

Tamer’in yaşadıkları, Sinan’ın yaşadıkları, Rıza Çalımbay’ın yaşadıkları, Ümit Kayıhan’ın yaşadıkları daha bu tarz onlarca yüzlerce örnek bulup anlatabilirim. Doğruluğunu yanlışlığını tartışmıyorum ama Göztepe’de başarılı olmanın yolu tribünlerin rüzgârını arkanıza almanızdan geçiyor.

BAŞKANI, YÖNETİCİSİ, HOCASI, FUTBOLCUSU bu hiçbir takımda olmayan gücün farkına varmalı ve kullanmayı öğrenmeli o zaman başarı kendiliğinden gelecek Göztepe herkes için zevk veren bir kuruma dönüşecektir.

Özkan Cengiz

YORUMLAR

KÖŞE YAZILARI

  • Göztepe TEK Büyüktür. Göztepe TEK Büyüktür.
    Written by Özkan Cengiz 28 Nisan 2018
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net Göztepe TEK Büyüktür. Yıllar önceydi amatördeydik, takıma tribünlerin yoğun tepkisi vardı, hoca ve oyuncular fazlaca tepki alıyorlardı. O günlerin yöneticileri ile bir araya geldik. Şaşkındılar, bize nasıl profesyonel çalıştıklarını anlatıyorlardı. Video analizler...
  • Kim Kimi Ne Kadar Biliyor ? Kim Kimi Ne Kadar Biliyor ?
    Written by Özkan Cengiz 06 Mart 2018
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net Kim Kimi Ne Kadar Biliyor ? Esasında maçtan çıktığımda aklımda olan yazı Türk Futbolunun içinde bulunduğu kokuşmuş yapıdan bahsetmekti.. Maça girerken 10 yaşındaki kız çocuğun anlamsız bakışlarla ayakkabılarını çoraplarını çıkarıp ayaklarını polise göstermesinin o...
  • 2018-2019 Sezonu boşa gidiyor? 2018-2019 Sezonu boşa gidiyor?
    Written by Özkan Cengiz 20 Şubat 2018
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net 2018-2019 Sezonu boşa gidiyor? Öncelikle ifade etmem gerekirse bu yazı bir Gençlerbirliği maçı yazısı değil, Bu yazı aslına bakarsak bu sezon yazısı da değil. Gelecek sezonun yazısı, yani başlık hatalı değil tam tamına doğru.Şimdi ne alaka derseniz şuna inanıyorum...
  • Göztepe Kervanı Yola Devam Ediyor… Göztepe Kervanı Yola Devam Ediyor…
    Written by Özkan Cengiz 26 Kasım 2017
    Özkan Cengiz ozkan@ozkancengiz.net Göztepe Kervanı Yola Devam Ediyor… Dört haftadır aynı sonuçları alan iki takım, hocaları Türk Futbolunda ağırlığını hissettirmeye başlayan yeni nesil hocaların en önemli iki temsilcisinin birbirlerine karşı sınavı, aynı puan, aynı sezon başı başlangıcı, bunların ya...
Diğer yazılar:

Diğer başlıklar

Twitter