| İZVAK |
|
|
| Köşe yazıları - Özkan Cengiz | |||
| Perşembe, 12 Kasım 2009 07:39 | |||
|
Evet biliyorum. Hatta sizleri de duyuyor gibiyim. Göztepe’miz ile ilgili gündem bu kadar sıcak iken ne alaka şimdi İZVAK. Ben de tereddüt ettim yazayım mı? Yazmayayım mı? diye. Söylemiştik. 1) İzmir Futbolu yöneticilerinin vakıfta temsil edilmediğini, Sormuştuk, hatta bu yazının üzerine Sn. Levent Ürkmez’in daveti üzerine kendisi ile bir görüşme yapmıştık. Görüşmeyi anlatmak doğru olmaz belki ama kısaca yorumlarsak 2-3 saatlik görüşmede birbirimizi ikna edememiş görüşlerimizi değiştirememiştik. Üçüncü yazımız ise “İzvak Yönetimi Değişiyor mu?” (http://www.goztepelist.org/koseyazilari/oezkan-cengiz/7185-izvak.html) başlıklı yazımızdı bu yazımız da da; 1) En çok eleştirdiğimiz bu vakıfta İzmir Futbolu temsil edilmiyor eleştirimize cevap olarak verilen kanun yeni üyeye izin vermiyor mazeretinin ortadan kalktığını, Benim köşe yazısı olarak yazdığım yazılardan hatırladıklarım bunlar hatırlamadığım varsa bilmiyorum. Bu yazılar yanında sayısız habere imza attık İZVAK ile ilgili ve kişisel fikrimdir hepsinde de yüzde yüz haklıydık. Peki biz bunları yaparken İZVAK ne yaptı. Önce bizi ve eleştirilerimizi görmezden geldi bizi küçümsedi sonra eleştirilerimiz kamuoyunda yankı yaratınca savunmaya geçti bizi bilgisizlikle suçladı. Çeşitli bir sürü hamle yaptı. Gene kişisel görüşümdür süreci doğru yönetemedi kendini savunamadı başta bizim direk kitlemiz olan Göztepeliler gözünde sonra da diğer takımlar gözünde önemli derecede güç kaybetti. Belki de en doğru hamleyi son genel kurulunda yaptı. İşlevsiz hale dönüşen Yönetim Kurulu’nu daha etkin bir Yönetim Kurulu’na dönüştürdü. Direk yönetici olmasalar da camiaların yeni kuşak temsilcilerine kucak açtı, kulüpleri daha fazla temsil edebilmek amacıyla KSK’den Selahattin Sakıpağa, Altay’dan Ahmet Taşpınar, Altınordu’dan Tolga Duğles gibi camialarında etkin isimleri yönetimine aldı. Göztepe Yönetimine daha doğru ifade ile Altınbaş’a çok bulaşmasa da hem Altınbaşa yakınlığı hem de medya gücüyle öne çıkan Ömer Dinçer’i, ve son dönemde hareketleri ve duruşu ile gerek taraftarın gerek se de camianın takdirini kazanmaya başlayan Fatih Dalan’ı yönetimi alarak etkin bir yönetim kurulu oluşturmaya çalıştı. Peki bütün bunları niye yeniden hatırladık bunu yaratan gelişme ne; Arama Konfenrası Kapılı kapılar ardında mı yapılır? Açık kapılar ardında mı yapılır? Kimler davet edilir. Beni alırlar mı? Yaklaştırırlar mı Bilmiyorum ama arama konferanslarını merakla bekliyorum. Hasbel kader gidebilirsem orada uzun uzun konuşurum ama gidememe ihtimalime karşı şu an için aklımda olan konuları aktarma ihtiyacı hissediyorum. Biliyorum çok uzattım ama başta da söylediğim gibi bu ilgilisine bir yazı o yüzden kusura bakmayın.
2) En son yapılacak ilk başta yapılmalı ve bu vakfın yarattığı kaynağın nasıl kullanılacağı nasıl paylaşılacağı ilk tartışılacak konudur. Sonuçta insan ilk önce geleceği bilmeli ki projesini geliştirsin. Burada böl altıya uygulaması saçma, saçma olduğu kadarda haksız bir uygulamadır. Nasıl ki digitürk gelirleri paylaşılırken böl 18’e yapılmıyor. Geçmiş başarılar, kitle gücü vb materyaller göz önüne alınıyorsa burada da benzer bir kriter göz önüne alınmalıdır. 3) Tartışılacak tespit edilecek ikinci konu yönetim şeklidir. Bugün değil bundan 50 sene sonra dahi bu vakfı kimler yönetecek, kulüpler bu vakıfta nasıl temsil edilecek, karar ve denetim mekanizmaları nasıl işleyecek tüm açıklığıyla tartışılmalı ve tespit edilmelidir. 4) Paylaşım ve Yönetim gibi temel iki yapı oluşturulduktan sonra oluşturulması gereken üçüncü konu ilk hedeftir. Bu hedef süper ligde temsil edilmek midir? Spor tesisleri midir? İzmir’de futbolcu yetişmesini, futbolun sevilmesini sağlamak mıdır?, İzmir kamuoyunu gündemini bu işe taraf yapmak mıdır? Vs vs vs ilk hedef nedir? Bu tespit edilmelidir. 5) Ve en son aşama; paylaşması, yönetimi, hedefi belirlenmiş bu vakfın hedefe nasıl yöneleceğinin hedefe ulaşmasını nasıl sağlayacağını bu konuda neler yapabileceğini neler yapması gerektiğini uzun uzun tartışıp konuşup stratejik planını oluşturmasıdır. Her beş aşama ile ilgili de uzun uzun konuşabilirim ama o zaman yazının okunurluğunu sona erdirmiş olurum. Bu şehre gönül vermiş bir kişi olarak amacım bağcıyı dövmek değil Göztepe’miz başta olmak üzere bu şehrin futboluna fayda sağlamak. Bu küçük ayrıntı gözden kaçırılmaz, bizim bay eleştiri gene yumurtlamış diye değil de mesleği şirketleri, kurumları denetlemek, gözlemlemek ve bunun sonucu olarak rapor yazmak olan ve bu çalışmayı herhangi bir kurum veya şirkete yapsa binlerce dolar para alacak bir kişinin uzun yıllar yaptığı gözlemin sonucu oluşturduğu görüşünün kısa özeti olarak bu yazı okunur ise okuyucuya yöneticiye çok daha faydalı olur. Her Şey Tek Büyük Göztepe İçin
Favori olarak al
Paylaş
Arkadaşına gönder
Okuma: 1372 Yorumlar (0)Sadece üyeler yorum yazabilir, Üye ol/Giriş yap.
|
Sergio imzaladıHaberler | Çarşamba, 28 Temmuz 2010 |
Allah Bahtını Açık Etsin Canım KardHaberler | Çarşamba, 28 Temmuz 2010 |
TFF'den Göztepe Futbol Akademisi'neHaberler | Çarşamba, 28 Temmuz 2010 |
Lig 29 Agustos'ta başlıyor...FikstüHaberler | Salı, 27 Temmuz 2010 |
Akın: Camiaya şampiyonluk kupası heHaberler | Salı, 27 Temmuz 2010 |
Son bombaHaberler | Salı, 27 Temmuz 2010 |
Göztepe 4 Şanlıurfaspor 1Haberler | Salı, 27 Temmuz 2010 |
"35" gitti...Haberler | Salı, 27 Temmuz 2010 |
|
|



Resmi Site








